The Ottoman-Russian War of 1828-1829, which began with the burning of the Ottoman fleet anchored in the Port of Navarino by British, French, and Russian troops, had multiple causes in its background and occurred at a time when the Ottoman Empire was grappling with both internal and external challenges. Following the abolition of the Janissary Corps, the Ottoman Empire found itself engaged in a major war before it had completed preparations for its newly established army, and it also lost its navy. Entering the war under these difficult conditions, the Empire fought significant battles across a wide area, from the Balkans to the Caucasus, and displayed strong defensive resistance against Russian forces, particularly at Shumen, Silistra, and Varna on the Balkan front. However, as the war progressed, Ottoman forces, weakened by shortages of soldiers, ammunition, and food, eventually lost their fortress cities in the Balkans.
Although the Russian army was in a much stronger position in terms of military power and tactics from the outset of the war, they struggled to achieve the expected success at Shumen Fortress. Despite numerous attacks, the Russian army was unable to break the Ottoman resistance at Shumen and eventually shifted
İngiliz, Fransız ve Rus birliklerinin Navarin Limanı’na demirlemiş olan Osmanlı donanmasını yakmasıyla başlayan ve arka planında birden fazla nedeni barındıran 1828-1829 Osmanlı-Rus harbi, Osmanlı Devleti’nin içte ve dışta birçok sorunla uğraştığı bir dönemde meydana geldi. Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasının ardından yeni kurulan ordunun hazırlıkları tamamlamadan böylesine büyük bir savaşın taraflarından biri olmak durumunda kalan Osmanlı Devleti, üzerine bir de donanmasını kaybetmişti. Bu şartlar altında savaşa giren ve Balkanlardan Kafkaslara çok geniş bir alanda önemli mücadeleler veren Osmanlı Devleti, bilhassa Balkan Cephesi’nde Şumnu, Silistre ve Varna’da Rus birliklerine karşı müthiş bir savunma direnci gösterdi. Savaşın ilerleyen dönemlerinde asker sayısı başta olmak üzere mühimmat ve erzak yetersizliği dolayısıyla direnci zayıflayan Osmanlı birlikleri, Balkanlardaki kale şehir merkezlerini birer birer kaybetti.
Savaşın başından itibaren Osmanlı ordusu karşısında askerî güç ve teknik bakımından çok daha iyi durumda olan Rus ordusu ise Şumnu Kalesi’nde beklenilen başarıyı gösteremedi. Bütün taarruzlarına rağmen Osmanlı birliklerinin Şumnu’daki direncini kırmayı başaramayan Ruslar, yönünü İstanbul’a çevirdi.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Askeri Coğrafya |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 26 Aralık 2024 |
| Kabul Tarihi | 5 Şubat 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Nisan 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 19 Sayı: 38 |