Kötülük problemi, özellikle Tanrı’nın mutlak kudreti, bilgisi ve iyiliği bağlamında Tanrı’nın varlığına yönelik en güçlü felsefî itirazlardan biri olmaya devam etmektedir. James Sterba, 2019 tarihli Is a Good God Logically Possible? adlı eserinde bu problemi, ahlâk felsefesinin özellikle Çifte Etki doktrini ve Pavlus ilkesi bağlamında tartışmaya dâhil ederek çağdaş bir biçimde yeniden formüle etmiştir. Sterba, Tanrı’nın korkunç ahlâkî kötülükleri engellememek suretiyle en asgari düzeydeki ahlâkî sorumluluk ölçütlerini bile ihlal ettiğini ve bu nedenle mutlak iyilik anlayışıyla çeliştiğini savunur. Bu makale, Sterba’nın argümanına iki yönlü eleştirel bir yanıt sunmaktadır. İlk olarak, Gilbert Ryle’ın tanımladığı biçimiyle, Sterba’nın Tanrı’nın eylemlerini insanın ahlâkî fâilliğine uygun ölçütlerle değerlendirmesinin bir “kategori hatası” teşkil ettiği ileri sürülecektir. Çünkü Sterba bu yaklaşımla, Tanrı ile insan arasındaki ontolojik ve epistemolojik farklılıkları göz ardı etmektedir. İkinci olarak, önde gelen bir Mutezilî kelâmcı olan Kâdî Abdülcebbâr’ın geliştirdiği eylem teorisinin ilâhî fiillerin değerlendirilmesinde daha tutarlı bir çerçeve sunduğu savunulacaktır. Kâdî’nin teorisi, kudret, ilim ve irade gibi ilâhî sıfatları içerir ve bu sıfatların, İslâm düşünce geleneğinde sıkça başvurulan adalet (ʿadl) ve hikmet (ḥikma) ilkeleri çerçevesinde işlediğini vurgulayarak ilâhî iradeyi keyfî bir bağlamda açıklamaz. Ayrıca Kâdî’nin, Tanrı’nın eylemlerinde maslahat (fayda), lütuf (ihsan) ve ihtiyaç gibi insani unsurları da dikkate aldığını ifade etmesi, ilâhî eylemlerin amaca uygunluğu tezini güçlendirir. Tanrı’nın gerekçelerini bilinemez kılan şüpheci teizmin aksine, Kâdî’ye göre ilâhî fiiller hem adil hem de kavranabilir niteliktedir. Bununla birlikte Kâdî’nin görüşleri temelinde geliştirilen hipotezi desteklemek için bu çalışma, bu çalışma, Sterba’nın kötülük argümanına yönelik çağdaş eleştirilerden de yararlanmaktadır. Bu eleştiriler, Kâdî’nin perspektifini daha da güçlendiren sağlam bir dayanak sunmaktadır. Sonuç olarak bu makale, klasik İslam kelâmının, özellikle Kâdî’nin eylem teorisinin, Sterba’nın ortaya koyduğu meydan okumaya felsefî açıdan sağlam ve ahlâkî olarak anlamlı bir alternatif sunduğunu ileri sürmektedir.
Din Felsefesi Hikmet Adalet İlâhî Eylemler James Sterba Kâdî Abdülcebbâr
The problem of evil remains one of the most powerful philosophical objections to the existence of God, particularly concerning divine omnipotence, omniscience, and goodness. In his 2019 work Is a Good God Logically Possible?, James Sterba has formulated a contemporary version of this problem by integrating principles from moral philosophy, especially the doctrine of Double Effect and the Pauline principle, into the debate. He argues that God, by failing to prevent horrendous moral evils, violates even the minimal standards of moral responsibility and thereby contradicts the notion of perfect goodness. This article offers a critical response to Sterba’s argument by addressing two interrelated issues. Firstly, following Gilbert Ryle’s definition, it will be argued that Sterba commits a “category mistake” by evaluating God’s actions according to standards appropriate to human moral agency, as this approach overlooks the ontological and epistemological distinctions between God and humans. Secondly, it will be argued that the action theory developed by the prominent Mu‘tazilite theologian, Qāḍī ʿAbd al-Jabbār, provides a far more coherent and robust framework for evaluating divine actions. Qāḍī’s theory encompasses divine attributes such as omnipotence, knowledge, and will, emphasizing that these attributes operate within the framework of justice (ʿadl) and wisdom (ḥikma), principles frequently invoked in the Islamic intellectual tradition, thus avoiding an account of divine will as arbitrary. Moreover, Qāḍī’s acknowledgment that human-related factors such as benefit (maṣlaḥa), grace (iḥsān), and need are taken into account in God’s actions reinforces the thesis of the purposiveness of divine acts. Unlike the skeptical theism that renders God’s reasons unknowable, Qāḍī asserts that divine actions are both just and comprehensible. In order to support the hypothesis developed on the basis of Qāḍī’s views, this study also draws on contemporary critiques of Sterba’s argument from evil. These critiques provide a substantive foundation that further reinforces Qāḍī’s perspective. Ultimately, the article contends that classical Islamic theology, particularly Qāḍī’s action theory, offers a philosophically robust and morally meaningful alternative to Sterba’s challenge.
Philosophy of Religion Ḥikma ‘Adl Divine Action James P. Sterba al-Qāḍī ‘Abd al-Jabbār
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Kelam, İslam Araştırmaları (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 19 Kasım 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 14 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 2 |