Yapay zekâ sayesinde insanoğlu teknolojik bir devrim yaparak hızla yeni bir dünya oluşturmaktadır. İnsan yaşamını ilgilendiren tıp ve mühendislik gibi alanlar yanında eğitim, hatta din gibi sosyal alanlarda da yapay zekâya entegre süreçleri devam etmektedir. Eğitimin genelinde yapay zekâ teknolojileri eğitim ortamlarına birçok avantaj sunmanın yanında bazı dezavantajları da beraberinde getirmektedir. Aynı durum kurumsal eğitimin önemli bir parçası olan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) öğretimi alanı için de geçerlidir. Yapay zekânın sunduğu bu avantaj ve dezavantajların neler olduğu, öğrenci tutumlarına ve sınıf ortamına nasıl yansıdığının DKAB öğretmenlerinin gözünden tespiti önem arz etmektedir. İşte bu makale, DKAB öğretmenlerinin eğitimde yapay zekâ kullanımına ilişkin görüşlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nitel yönteme dayalı olarak fenomenolojik desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formlarıyla elde edilmiş olup betimsel analize tabi tutulmuştur. Araştırmaya farklı öğretim kademelerinde görev yapan 20 DKAB öğretmeni katılmıştır. Bulgulardan elde edilen sonuçlara göre DKAB öğretmenlerinin yapay zekânın işleyişi konusunda temel bir farkındalık düzeyine sahip oldukları görülmektedir. DKAB öğretmenleri yapay zekânın öğretimi kolaylaştırma, kişiselleştirilmiş öğrenme, bilgiye kolay ulaşım, motivasyonu sağlama, geri bildirim gibi faydalarını kabul etmekle birlikte manevi rehberlik eksikliği, dinî-ahlaki değerlerin aktarımı, bilginin güvenirliği, teknoloji bağımlılığı, öğrenci-öğretmen iletişimini ve etik meseleler gibi birçok konuda yapay zekâya yönelik birtakım kaygılar taşımaktadırlar. DKAB öğretmenleri yapay zekâ araçlarını en çok içerik oluşturma, bilgiye ulaşma ve değerlendirme amaçlı kullanmaktadır. DKAB öğretmenleri, yapay zekâ araçlarının derslere entegrasyonu için eğitim ve etik rehberlik talep etmektedir. Çalışma, DKAB öğretiminde faydaları yanında olumsuzlukları da olmasından dolayı, yapay zekânın dikkatli kullanılması ve insani unsurlarla dengelenmesi gerektiği sonucuna vurgu yapmaktadır. Ayrıca çalışma yapay zekâ konusunda gerçekleştirilecek kurumsal eğitimlerde, DKAB öğretiminin hassasiyetlerini dikkate alan planlamalar ve alana özgü yapay zekâ araçlarının üretilmesi gerektiğini önermektedir.
Araştırma için Amasya Üniversitesi Sosyal Bilimler Etik Kurulu tarafından 21.03.2025 tarihli ve 251804 numaralı karar sayısı ile etik kurul izni alınmıştır.
With artificial intelligence, humanity is undergoing a technological revolution and rapidly creating a new world. In addition to fields related to human life, such as medicine and engineering, the integration of artificial intelligence into social fields such as education and even religion is continuing. Artificial intelligence technologies offer many advantages to educational environments, but they also bring some disadvantages. The same applies to the field of Religious Culture and Moral Knowledge (RCMK) education, which is an important part of corporate education. It is important to identify what these advantages and disadvantages of artificial intelligence are and how they reflect on student attitudes and the classroom environment from the perspective of RCMK teachers. This article aims to examine the views of RCMK teachers on the use of artificial intelligence in education. The research was conducted using a phenomenological design based on a qualitative method. The data were obtained through semi-structured interview forms and subjected to descriptive analysis. Twenty RCMK teachers working at different levels of education participated in the study. According to the results obtained from the findings, it is seen that RCMK teachers have a basic level of awareness about the functioning of artificial intelligence. While RCMK teachers acknowledge the benefits of artificial intelligence in facilitating teaching, easy access to information, providing motivation, and feedback, they also have certain concerns about artificial intelligence in terms of spiritual guidance, the transmission of religious and moral values, dependence on technology, the reliability of information, student-teacher communication, and ethical issues. RCMK teachers use artificial intelligence tools most frequently for content creation, information retrieval, and assessment purposes. RCMK teachers request training and ethical guidance for the integration of artificial intelligence tools into their lessons. The study emphasizes that, given the benefits and drawbacks of artificial intelligence in RCMK teaching, artificial intelligence must be used carefully and balanced with human elements. Furthermore, the study recommends that institutional training programs on artificial intelligence should include planning that takes into account the sensitivities of RCMK teaching and the development of field-specific artificial intelligence applications.
Religious Education RCMK RCMK Teachers Artificial Intelligence Education
Ethics committee permission was obtained for the research by Amasya University Social Sciences Ethics Committee with the decision number 251804 dated 21.03.2025.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İslam Araştırmaları (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 25 Kasım 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 14 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 2 |