Doğada yer alan tüm varlıklar ile birlikte içinde yaşamış olduğumuz ekosistem büyük bir tehdit altındadır. Hava kirliliğine bağlı hastalıklarda ciddi bir artış gözlenirken, birçok canlı türü de yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu tablonun ortaya çıkmasına ise ne yazık ki insan faaliyetleri sebep olmaktadır. Bunun üstesinden gelebilmek, ekolojik bilincin hâkim kılınmasından geçmektedir. Başta ekolojik merkezli anayasalar olmak üzere, ekolojik bilinci kökleştirmeye çalışan ve doğada yer alan tüm varlıklara hukuki kişilik atfeden umut verici düzenlemeler mevcuttur. Ancak, bu çabanın uluslararası iş birliği ile taçlandırılması ve ulusal düzeyde olabildiğince yaygınlaştırılması gerekmektedir. Bu yönde bir dönüşüm, çevre ceza hukuku başta olmak üzere, diğer hukuk dallarının ekolojik merkezli gelişimine katkı sunacaktır. Ayrıca, temel insan haklarının sağlanması ve insan onurunun korunması hedefi de ekolojik merkezli görüş ile uyum içerisindedir. Çalışmada ilk olarak çevre ve çevre hakkı kavramlarının gelişimine temas edilecektir. Ardından, çevre suçları ile korunan hukuki değere ilişkin etik yaklaşımlar ele alınacaktır. Ayrıca, saf ekolojik kuram ele alınırken, ekolojik bir anayasanın gerekliliği ve teorik zorlukları pozitif düzenlemeler ile öğretide yer alan görüşler ve yargı kararları ışığında incelenecektir.
Çevre Çevre Hukuku Çevre Ceza Hukuku Ekoloji Ekolojik Anayasa.
Birincil Dil | Türkçe |
---|---|
Konular | Hukuk (Diğer) |
Bölüm | Araştırma Makalesi |
Yazarlar | |
Erken Görünüm Tarihi | 13 Mart 2025 |
Yayımlanma Tarihi | |
Gönderilme Tarihi | 23 Mayıs 2024 |
Kabul Tarihi | 24 Ağustos 2024 |
Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 3 Sayı: 1 |