Bu çalışma, sinema tarihinde vampir mitinin dönüşümünü F. W. Murnau’nun 1922 yapımı Nosferatu: A Symphony of Horror, Werner Herzog’un 1979 yapımı Nosferatu the Vampyre ve Robert Eggers’ın 2024 yapımı Nosferatu filmleri üzerinden analiz etmektedir. Çalışmanın amacı, vampir figürünün farklı dönemlerdeki temsil biçimlerini ortaya koymak ve bu temsilin toplumsal korkular, kültürel değerler ve sinemanın teknik olanaklarıyla nasıl değiştiğini göstermektir. Çalışma, karşılaştırmalı film analizi yöntemine dayanmaktadır. Filmler öykü ve söylem farklılıkları, teknik gelişmeler ve gotik unsurların kullanımı başlıkları altında incelenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde vampir mitinin tarihsel kökenleri ve Dracula filmlerinin sinema tarihindeki yeri ele alınmıştır. Vampirin kelime kökeninden başlayarak farklı kültürlerdeki varlığı, Batı edebiyatındaki ilk örnekleri ve sinemaya geçiş süreci detaylandırılmıştır. Bram Stoker’ın Dracula romanının sinema uyarlamalarının incelenmesi, vampir figürünün popüler kültürdeki konumunu anlamak açısından önemli veriler sunmuştur. İkinci bölümde gotik unsurların korku filmlerindeki işlevi açıklanmıştır. Gotik kavramının edebiyat ve mimariden sinemaya geçişi, Edmund Burke’ün yücelik teorisinden Horace Walpole’un Otranto Şatosu romanına kadar uzanan gelişim çizgisi takip edilmiştir. Araştırmanın son bölümünde üç Nosferatu filminin karşılaştırmalı analizi yapılmıştır. Bulgular, vampir mitinin her dönemde toplumsal korkuları ve değerleri yansıttığını göstermektedir: 1922 yapımı film savaş sonrası Almanya’nın travmalarını, 1979 yapımı film varoluşsal kaygıları, 2024 yapımı film ise modern toplumun aşk, cinsellik ve ölümle ilgili karmaşık ilişkilerini temsil etmektedir. Ayrıca teknolojik gelişmeler vampirin görsel temsilini köklü biçimde dönüştürürken, gotik unsurların kullanımındaki farklılıklar da dönemsel estetik tercihleri yansıtmıştır. Sonuç olarak, vampir figürü sinemada en dayanıklı ve dönüşken karakterlerden biri olarak her dönemde yeniden yorumlanmış ve toplumsal zihniyetin evrimiyle birlikte farklı biçimlerde temsil edilmiştir.
Abstract
This study analyzes the transformation of the vampire myth in cinema history through F. W. Murnau’s 1922 film Nosferatu: A Symphony of Horror, Werner Herzog’s 1979 film Nosferatu the Vampyre, and Robert Eggers’ 2024 film Nosferatu. The aim of the study is to reveal the representations of the vampire figure in different periods and to show how this representation has changed in relation to social fears, cultural values, and the technical possibilities of cinema. The study is based on comparative film analysis. The films are examined under the headings of narrative and discourse differences, technical developments, and the use of gothic elements. The first section of the study examines the historical origins of the vampire myth and the place of Dracula films in cinema history. Beginning with the etymology of the word “vampire,” the study details its presence in different cultures, its first examples in Western literature, and its transition to cinema. The analysis of Bram Stoker’s Dracula novel adaptations provides important data for understanding the position of the vampire figure in popular culture. The second section explains the function of Gothic elements in horror films. The transition of the Gothic concept from literature and architecture to cinema is traced through a developmental timeline stretching from Edmund Burke’s theory of the sublime to Horace Walpole’s novel The Castle of Otranto. The final section of the study presents a comparative analysis of three Nosferatu films. The findings show that the vampire myth reflects social fears and values in every era: the 1922 film represents the traumas of post-war Germany, the 1979 film represents existential anxieties, and the 2024 film represents modern society’s complex relationships with love, sexuality, and death. Furthermore, technological developments have fundamentally transformed the visual representation of the vampire, while differences in the use of gothic elements have reflected period-specific aesthetic preferences. As a result, the vampire figure has been reinterpreted in every era as one of the most enduring and transformative characters in cinema, represented in different forms alongside the evolution of social mentality.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Film Eleştirisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 25 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 3 Sayı: 1 |