Eski Türkçe döneminde gelişen ortak yazı dili geleneği, Türk lehçelerinin oluşumuna temel teşkil etmiştir. Söz konusu yazı geleneği, XIII. yüzyıldan itibaren Altın Orda sahasında kullanlmaya başlanan Kıpçak Türkçesinde devam etmiştir. Eski Türkçeden devraldığı bazı ses ve biçim özelliklerini koruyan Kıpçak Türkçesi, siyasî ve kültürel etkileşimler sonucunda özgün bir nitelik kazanmış ve Türk kültür coğrafyasında önemli bir yer edinmiştir. Bununla birlikte Kıpçak Türkçesinin farklı bölgelerde gelişen diğer Türk yazı dilleriyle de etkileşim içinde olduğu bilinmektedir. Özellikle Çağatay ve Osmanlı Türkçesi ile güçlü bağlar tesis edildiği anlaşılmaktadır. Osmanlıların Karadeniz’in kuzeyinde siyasî ve askerî nüfuz sahibi olmalarının bu dil ilişkilerinde belirleyici rol oynadığı ileri sürülebilir. Nitekim Kırım Tatarları gibi Karadeniz’in kuzeyinde yaşayan Türk halklarının yazı dillerinde Oğuz Türkçesinin izlerine rastlamak mümkündür. Kıpçak grubu Türk lehçelerinin öne çıkan çağdaş temsilcilerinden biri olan Kazan-Tatar Türkçesinde de benzer özellikler rastlanmaktadır. Bu çalışmada, Kırgızistan Millî Bilimler Akademisi El Yazmaları Koleksiyonu’nda yer alan ve 1907’de Ufa’da Kazan-Tatar Türkçesiyle yayımlanmış bir okul kitabındaki İkĕ Yul, Mekteb ve Mescĕd ile Mekteb başlıklı metinler üzerinden dönemin dil özellikleri tasvir edilmeye ve lehçeler arası dil etkileşimi bağlamında geçiş dönemi Tatar Türkçesine dikkat çekilmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak telif metinlerden elde edilen bulgular, Tatar Türkçesinin büyük ölçüde batı grubu Türk yazı dillerinin etkisi altında kalmış olduğunu göstermektedir.
The tradition of a common written language that developed during the Old Turkish period formed the basis for the formation of Turkish dialects. This written tradition continued in Kipchak Turkish, which began to be used in the Golden Horde region from the 13th century onwards. Preserving some of the sound and form characteristics inherited from Old Turkish, Kipchak Turkish acquired a unique character as a result of political and cultural interactions and gained an important place in the Turkish cultural geography. However, it is known that Kipchak Turkish also interacted with other Turkish written languages that developed in different regions. In particular, it is understood that strong ties were established with Chagatai and Ottoman Turkish. It can be argued that the Ottomans' political and military influence in the northern Black Sea region played a decisive role in these linguistic relations. Indeed, traces of Oghuz Turkish can be found in the written languages of Turkic peoples living in the northern Black Sea region, such as the Crimean Tatars. Similar features are also found in Kazan-Tatar Turkish, one of the prominent contemporary representatives of the Kipchak group of Turkic dialects. In this study, the linguistic features of the period are described through the texts titled İkĕ Yul, Mekteb ve Mescĕd ile Mekteb (Two Years, School, and Mosque and School) published in a school book in the Tatar Turkish dialect and the texts titled İkĕ Yul, Mekteb ve Mescĕd ile Mekteb (Two Years, School, and -Tatar Turkish in 1907 in Ufa, Kyrgyzstan. In conclusion, the findings obtained from the copyrighted texts show that Tatar Turkish was largely influenced by the western group of Turkic literary languages.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kuzey-Batı (Kıpçak) Türk Lehçeleri ve Edebiyatları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 10 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 17 Sayı: 33 |