Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra zengin doğal rezervlere ve enerji kaynaklarına sahip Orta Asya Cumhuriyetleri gelişmiş ülkelerin mücadele alanı haline gelmiştir. Bunlar arasında yer alan Türkmenistan, geniş topraklarının yanı sıra Avrupa’nın doğal gaz tedarikçisi Rusya Federasyonu’nu ikame edebilecek kaynaklara sahip olması ve Hazar Denizi’nde bulunan doğal gazın Basra Körfezi’ne taşınması için bir geçiş ülkesi niteliği taşıması nedeniyle stratejik öneme sahiptir. Hassas bir bölgede ayakta kalabilmek için tarafsızlık politikasını tercih eden Türkmenistan, uzun yıllar Saparmurat Niyazov’un otokratik yönetimi altında idare edilmiştir. Niyazov’un ölümünden sonra iktidara gelen Berdimuhammedov ise demokratik reformlarla ülkeyi geleceğe taşıma vaadinden bulunmuştur. Sahip olduğu enerji kaynaklarını dış politika enstrümanı olarak kullanan Türkmenistan’ın Berdimuhammedov yönetiminde alacağı şekil sadece Türkmenistan’ın geleceği açısından değil bölgesel ve küresel enerji politikaları açısından da büyük önem taşımaktadır. Bu makalenin amacı Berdimuhammedov yönetimindeki Türkmenistan’ın geleceği konusunda siyasal bir değerlendirme yapmaktır
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Haziran 2012 |
| IZ | https://izlik.org/JA44EZ75ZF |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2012 Cilt: 2 Sayı: 2 |