Deprem doğal bir afettir. Bu afetin önlenmesi ve önceden bilinmesi mümkün değil. İnsanlığın karşısında aciz kaldığı kıyıcı, tahrip edici ve yok edici bir olgu olarak karşımızda durmaktadır. Bu doğal afetin karşısında çaresiz kalınması onun etkilerinden korunmak ve kaçınmak noktasında da çaresiz olduğumuzu göstermez. Depremin aslında afet olarak büyüklüğünü jeoloji bilimi belirlerken, insanlık üzerindeki yıkıcı etkisini belirleyende insanın kendisidir. Deprem bölgesinde yaşayıp da bu kadar güvensiz bir yaşam alanı oluşturanlar afetin arkasından yapmadıklarının açısını çekerken başka suçlular aramaya da yönelirler. Doğal afetlerin bir kısmını örneğin sel, hava kirliliği ve çevre tahribatını da kişiler yapmaktadır. Aslında özetle denilebilir ki deprem sebep ihmalkarlık sonucu ölümler sonuçtur. Bu sonuç üzerinde insanlar belirleyici olabilirler. Deprem sonrası yapılanlar, yapılmayanlar ve yapılamayanlar bu yazıda değerlendirilecek ve afetlerle mücadelede hangi aşamadayız bunun tartışması yapılacaktır. Adıyaman’da deprem sonrası gözlemlerimiz ve konteyner yaşam alanlarında bizzat yaşayarak, içten gözlem tekniği ile edinilen tecrübeler paylaşılacaktır.
Deprem Afetlerle Mücadele Depremin Toplumsal Yaşama Yansımaları
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sosyoloji (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 9 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 26 Ağustos 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 22 Sayı: 3 |
KSÜ Sosyal Bilimler Dergisi ULAKBİM-TR Dizin tarafından dizinlenen hakemli ve bilimsel bir dergidir.