Bu makale, Avrupa’da değişen güvenlik ortamına bir cevap olarak AB’de istihbarat iş birliğine yönelik artan ilgiyi incelemektedir. Avrupa seviyesinde istihbarat paylaşımının kökenleri 1970’li yıllara, özellikle Berne Kulübünün kuruluşuna dayanmaktadır. Ortak Dış ve Güvenlik Politikasının oluşturulması ile Birlik AB karar alıcılarına dış politika meselelerinde yardımcı olmak amacıyla istihbarat mekanizmaları geliştirmiştir. AB içinde istihbarat paylaşımı alanında iş birliği ve birleşik ve ortak bir istihbarat yapısının hayata geçirilmesi başarılması güç bir görevdir, bunun arkasındaki neden ise üye devletlerin güven ve bürokratik atalet gibi sorunlarla istihbarat iş birliği konusunda isteksiz olmalarıdır. Ancak, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, transatlantik iş birliğindeki kırılma ve artan hibrit tehditler AB’nin güvenlik yapısının ve istihbarat iş birliğinin güçlendirilmesini gerekli kılmıştır. Bu bağlamda, Finlandiya’nın eski cumhurbaşkanlarından Sauli Niinisto tarafından hazırlanan ve ulusal istihbarat servislerini tamamlayacak tarzda üye devletler arasında tam teşekküllü bir istihbarat iş birliğinin oluşturulmasına yönelik bir çağrıda bulunan rapor AB düzeyinde daha derin bir istihbarat iş birliği oluşturulması konusunda tartışmaları yeniden canlandırmıştır. Bu makale, her ne kadar tek otonom bir AB istihbarat ajansının kurulmasının yakın bir gelecekte mümkün olamayacağını ileri sürse de Avrupa istihbarat iş birliğinin güçlendirilmesinin ve AB’nin istihbarat kapasitesinin geliştirilmesinin her zamankinden daha büyük bir gereklilik olduğunu ileri sürmektedir.
This article examines EU’s renewed interest in intelligence cooperation in response to changing European security environment. The initiatives for intelligence sharing at the European level have their origins in the 1970s, notably with the establishment of the Club of Berne. With the establishment of Common Foreign and Security Policy, the EU developed intelligence mechanisms for assisting EU policy makers on foreign policy issues. Cooperation in intelligence sharing and the operationalisation of a united and joint intelligence structure is a difficult task because member states are reluctant to take part in intelligence cooperation owing to problems of trust and bureaucratic inertia. Nevertheless, the Russian invasion of Ukraine, cracks in transatlantic alliance and rising hybrid threats necessitated strengthening of EU’s security structure and bolstering of intelligence cooperation. In this regard, former Finnish President Sauli Niinisto’s recent report, calling for the establishment of a full-fledged intelligence cooperation among member states for supplementing national intelligence services, sparked a debate on deeper intelligence cooperation at the EU level. This article contends that although establishment of a single autonomous EU intelligence agency is unlikely in the near future, strengthening of European intelligence cooperation and improvement of EU’s intelligence capacities is a necessity more than ever.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Avrupa Birliği |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 5 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 5 Ocak 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.33437/ksusbd.1818073 |
| IZ | https://izlik.org/JA77SW79YG |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 23 Sayı: 1 |
KSÜ Sosyal Bilimler Dergisi ULAKBİM-TR Dizin tarafından dizinlenen hakemli ve bilimsel bir dergidir.