Charles Taylor is one of the leading thinkers who addresses the core problems of modernity with philosophical depth through his critical approaches in modern political philosophy and cultural theory. This study examines Taylor’s critiques of modernity through the lens of individualism, instrumental reason, and the concept of freedom, based on his work The Malaise of Modernity. The study adopts a qualitative research approach and is structured as a conceptual analysis of the aforementioned text. Taylor argues that while modernity provides individuals with unprecedented opportunities for freedom and autonomy, these values can lead to crises of identity and meaning when detached from social contexts. For Taylor, identity is not solely a product of subjective choice but is also rooted in relationships of social recognition. Drawing on Hegel’s notion of recognition, he emphasizes that individual identity is shaped within networks of social interaction and cultural frameworks. Secondly, Taylor critiques the increasingly instrumental character of reason in modern societies. When reason is reduced to criteria such as efficiency, utility, and technical effectiveness, ethical, aesthetic, and spiritual values are marginalized. This line of criticism parallels Jürgen Habermas’s concept of the "colonization of the lifeworld." Thirdly, Taylor contends that freedom should not be understood merely as the ability to choose, but must be considered alongside the moral and social frameworks that give such choices meaning. His account of secularism, similarly, does not exclude religion but promotes a pluralistic space in which different belief systems can coexist. Taylor’s approach represents a constructive critique that seeks to preserve the internal values of modernity while deepening them ethically and culturally.
Charles Taylor modernity individualism identity recognition instrumental reason
Charles Taylor, modern siyaset felsefesi ve kültürel teori alanlarında geliştirdiği eleştirel yaklaşımlarla, modernliğin temel sorunlarını felsefi bir derinlikle ele alan önemli düşünürlerden biridir. Bu çalışmada, Taylor’un Modernliğin Sıkıntıları adlı eseri temel alınarak bireycilik, araçsal akıl ve özgürlük kavramları bağlamında modernliğe yönelik eleştirileri irdelenecektir. Çalışma, nitel araştırma kapsamında bir kitap incelemesi olup eserin kavramsal çözümlemesi üzerinden sürdürülmektedir. Taylor, modernliğin bireye sunduğu özgürlük ve özerklik imkânlarını reddetmeksizin, bu değerlerin toplumsal bağlardan koparıldığında kimlik ve anlam krizlerine yol açtığını savunur. Bireyin kimliği yalnızca öznel tercihlere değil, toplumsal tanınma ilişkilerine de dayanır. Bu bağlamda Taylor, Hegel’in tanınma kavramından hareketle, bireysel kimliğin sosyal etkileşim ve kültürel bağlam içinde şekillendiğini vurgular. İkinci olarak, Taylor, modern toplumlarda aklın giderek araçsal bir karakter kazandığını belirtir. Verimlilik, fayda ve teknik etkinlik gibi ölçütlerle sınırlanan bu akıl anlayışı, etik, estetik ve manevi değerlerin geri plana itilmesine neden olur. Bu eleştirisi, Habermas’ın “yaşam dünyasının sömürgeleştirilmesi” kavramıyla da örtüşür. Üçüncü olarak, Taylor özgürlüğün yalnızca bireysel tercih hakkı olarak değil, bu tercihlerin anlamlandığı ahlaki ve toplumsal çerçevelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunur. Sekülerliği ise dini dışlayan değil, farklı inançlara alan açan çoğulcu bir yapı olarak tanımlar. Taylor’un yaklaşımı, modernliğin içkin değerlerini koruyarak bu değerlerin etik ve kültürel düzeyde derinleştirilmesini amaçlayan yapıcı bir eleştiridir.
Charles Taylor modernlik bireycilik kimlik tanınma araçsal akıl
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türk Dili ve Edebiyatı (Diğer) |
| Bölüm | Kitap İncelemesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 6 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 21 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 28 (Aralık 2025) |