Bu çalışma, Akdeniz Havzası’nda zeytin ve zeytinyağı üretiminin mimari ve kültürel miras bağlamındaki çok katmanlı niteliğini Ayvalık örneği üzerinden incelemektedir. Zeytin ağacının sembolik anlamı ve zeytinyağı üretiminin tarihsel gelişimi, yerel kimlik, toplumsal bellek ve mekânsal organizasyonla güçlü bağlar kurmuştur. Özellikle Ayvalık’ta 19. yüzyılda endüstriyel üretime geçilmesiyle birlikte kurulan zeytinyağı fabrikaları, üretim yapıları olmanın ötesinde, sosyo-kültürel değer taşıyan mimari unsurlar haline gelmiştir. Endüstri Devrimi sonrası teknolojik dönüşüm nedeniyle bazı fabrikalar işlevini yitirmiş, bazıları ise turizm ve ticaret amaçlı yeniden kullanılmıştır. Bu süreçte yapıların özgün kültürel bağlamından kopmaması önem taşımaktadır. Zeytinliklerin ve üretim yapılarının korunması, kırsal kalkınma, kültürel turizm ve ekolojik sürdürülebilirlik politikalarının kesişim noktasındadır. Uluslararası koruma belgeleri doğrultusunda bu mirasın sürdürülebilirliği için bütüncül, disiplinlerarası ve katılımcı yaklaşımlar gereklidir. Ayvalık'taki tarihi fabrikalar ve işlikler, üretim süreçlerini yansıtan iç mekân düzenlemeleri ve mimari özellikleriyle kentsel doku ve toplumsal belleği şekillendirmiştir. Ancak, günümüzde yapıların çoğu özgün işlevlerinden koparılmış veya âtıl bırakılmıştır. Çalışma, bu yapıların özgünlüğü korunarak yeniden işlevlendirilmesini önermekte ve zeytin kültürünün geleceğe aktarılmasının, yalnızca mimari koruma değil, aynı zamanda geleneksel bilginin ve yerel kimliğin yaşatılmasıyla mümkün olduğunu vurgulamaktadır.
Zeytinyağı Endüstriyel Miras Kültürel Peyzaj Ayvalık Koruma Politikaları
This study explores the complex nature of olive and olive oil production in the Mediterranean Basin within the framework of architectural and cultural heritage, using Ayvalık as a case study. The symbolic significance of the olive tree and the historical development of olive oil production have established deep ties with local identity, collective memory, and spatial arrangements. Olive oil factories built in Ayvalık during the 19th-century industrialisation period served not only as production sites but also as architecturally significant socio-cultural landmarks. After the Industrial Revolution, technological advances made some factories redundant, while others have been transformed for tourism and commercial purposes. Protecting the authentic cultural setting of these structures is crucial during their adaptive reuse. The preservation of olive groves and production buildings aligns with policies on rural development, cultural tourism, and ecological sustainability. According to international conservation standards, maintaining this heritage requires comprehensive, interdisciplinary, and participatory strategies. Ayvalık's historic olive oil factories have notably influenced the urban landscape and collective memory through their spatial and architectural features. Still, many of these structures have lost their original functions or stand abandoned. The study emphasises the importance of maintaining authenticity in adaptive reuse and argues that passing on olive culture to future generations involves not only architectural preservation but also the safeguarding of traditional knowledge and local identity.
Olive oil Industrial Heritage Cultural Landscape Ayvalık Conservation Policies
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Mimari Miras ve Koruma, Yapı, Çevre, Yerleşim ve Ürünlerde Koruma, Restorasyon, Yenileme |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 4 Kasım 2025 |
| Gönderilme Tarihi | 6 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 4 Kasım 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 1 Sayı: 1 |