Turkish texts written in the Greek script are highly important linguistic documents, which reflect the multilingual and multicultural structure of the Ottoman society. Although these texts were produced by members of the Greek Orthodox Church, which was an essential component of the Ottoman community, the language used is pure Turkish. The preference for Greek letters in writing texts composed in pure Turkish indicates that the authors’ ethnic and religious identities had a rather complex structure. In this study, evidence pointing to the ethnic and cultural origins of the authors was examined through linguistic elements found in the texts written in the Greek script. Particularly, linguistic indicators such as vocabulary, the use of idioms and proverbs, dialectal features, and syntactic structures suggest that the authors were individuals whose native language was Turkish. For instance, the presence of phonological and morphological features specific to Anatolian dialects shows that the Turkish in these texts was acquired naturally and reflected the language as a part of everyday life. This, in turn, suggests that the authors were not merely Turkish speakers, but individuals who used the language within their sociocultural environment. Additionally, the presence of folk idioms, expressions reflecting a lifestyle peculiar to Turkish culture, and secularized Islamic concepts point to significant clues regarding the authors’ ethnic and cultural identities. However, despite all this, it has often been argued that this community consisted merely of Greeks who had lost their original language. In this study, an attempt has been made to determine whether this community was bilingual at any point in the past on the basis of linguistic data. For this purpose, two texts containing features of dialectical speech were selected and examined in this context. The [ng] sound, which would be expected to be simplified in the case of linguistic contact, has been preserved; no deviation from Turkish morphological order has been detected; no Greek originated suffixes have been observed; and no Indo-European structures have been identified among the syntactic features. Within the vocabulary, however, it has been observed that certain Christian religious terms were expressed by words belonging to Islamic terminology. Thus, no Greek substratum or adstratum was identified, when the phonological, morphological, and syntactic characteristics of the texts were analysed. Therefore, there is no evidence to suggest that the speakers of Karamanlidika were bilingual at any point in past.
Grek harfli Türkçe metinler, Osmanlı toplumunun çok dilli ve çok kültürlü yapısını aksettiren oldukça mühim dil belgeleridir. Bu metinler, Osmanlı toplumunun ehemmiyetli bir parçası olan Rum Ortodoks Kilisesi’ne mensup kişiler tarafından üretilmiş olsa da kullanılan dil, arı bir Türkçedir. Arı Türkçe ile kaleme alınmış bu metinlerin yazılmasında Grek harflerinin tercih edilmesi, yazarların etnik ve dinî kimliklerinin oldukça karmaşık bir yapıya işaret ettiğini göstermektedir. Bu çalışmada, Grek harfli metinlerdeki dil unsurları üzerinden yazarların etnik ve kültürel kökenlerine işaret eden deliller incelenmiştir. Bilhassa metinlerde yer alan kelime hazinesi, deyim ve atasözü kullanımı, ağız hususiyetleri ve söz dizimlik yapı gibi dil göstergeleri, yazarların ana dilleri Türkçe olan fertler olduklarını akla getirmektedir. Mesela, Anadolu ağızlarına mahsus ses ve şekil hususiyetlerinin varlığı, metinlerdeki Türkçe kullanımının tabii edinim yoluyla kazanıldığını ve dili günlük yaşamın bir parçası olarak yansıttığına işaret etmektedir. Bu durum da yazarların sadece Türkçe konuşan değil, bu dili sosyokültürel ortamlarında yaşayan fertler olduklarını akla getirmektedir. Ayrıca, metinlerde yer alan halk deyimleri, Türk kültürüne mahsus hayat tarzına dair ifadeler ve sekülerleşmiş İslami kavramlar, yazarların etnik ve kültürel kimliklileriyle bağlantılı oldukça ehemmiyetli ipuçlarına işaret etmektedir. Ancak bütün bunlara rağmen, bu topluluğun dilini kaybetmiş Rumlardan ibaret olduğu sık sık savunulmuştur. Bu çalışmada, dil bilimlik verilerden hareketle bu topluluğun herhangi bir dönemde iki dilli olup olmadığı tespit dilmeye çalışılmıştır. Bunun için halk ağzı hususiyetleri barındıran iki metin seçilmiş ve metinler bu bağlamda incelenmiştir. Türkçenin dil karşılaşmalarında basitleştirilmesi beklenen bir sesi olan [ng] sesi korunmuş, Türkçenin yapı sıralamasından herhangi bir sapma tespit edilememiş, herhangi bir Grekçe kökenli eke rastlanmamış ve söz dizimi hususiyetleri arasında herhangi bir Hint-Avrupa kökenli yapı görülememiştir. Kelime hazinesi içinde ise Hristiyanlıkla ilgili birtakım dinî terimlerin İslami terminolojinin kelimeleri ile karşılandığına şahit olunmuştur. Böylece metinlerin ses, yapı ve söz dizimi hususiyetleri incelendiği zaman, herhangi bir Rumca/Yunanca alt veya yan katman tespit edilememiştir. Bu sebeple Karamanlı Türkçesi konuşurlarının herhangi bir dönemde iki dilli olduklarını düşündürecek bir delil mevcut değildir.
Karamanlı Türkçesi Karamanlılar etnik köken dil bilimlik veriler
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Çok Kültürlü ve Kültürlerarası Çalışmalar, Yeni Türk Dili (Eski Anadolu, Osmanlı, Türkiye Türkçesi) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 19 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 12 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 5 Sayı: 2 |
Lisans
Kün Edebiyat ve Kültür Araştırmaları Dergisi Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası (CC BY 4.0) lisansı ile lisanslanmıştır.
