Within the multilingual and multicultural structure of the Ottoman Empire, the Armenian community—sharing a common past with the Turks—developed the tradition of writing Armeno-Turkish. First attested from the fourteenth century and continuing in printed works after the eighteenth century, this tradition demonstrates not only the role of Turkish as a common language of communication over the centuries but also its function as a vehicle of literary and scholarly production. It further testifies to the functional role of Turkish in the relations between Turkish and Armenian communities.Armeno-Turkish texts, prepared for Armenians who either did not know Armenian or possessed only limited proficiency, enabled the emergence of works in a wide variety of genres, including folk tales, poetry, epics, novels, and newspapers, as well as dictionaries, grammars, and conversation manuals. Grammar books, in particular, provided valuable data for identifying the grammatical features of Turkish in cases where Ottoman Turkish texts in Arabic script proved inadequate. The earliest examples of Armeno-Turkish grammars appeared in the eighteenth century, designed to facilitate the systematic learning of either Western languages or Turkish by Armenians. In the nineteenth century—especially during the Tanzimat period—the number of such grammars increased in parallel with the rise of grammar studies written in Arabic script in Anatolia. These works followed two principal models: grammars of Turkish prepared under the influence of Arabic grammatical traditions, and those patterned on French grammar structures in both organization and method. At the same time, the grammars produced in this period went beyond the sole purpose of language instruction; they also reflected the linguistic thought, terminology, and detailed phonological and morphological structures of nineteenth-century Turkish. As such, they became important sources for understanding Turkish during this era. Nevertheless, a survey of the existing scholarship reveals that Armeno-Turkish grammars have been largely overlooked, with research focusing predominantly on Turkish grammars in Arabic or Latin script. This neglect underscores the necessity of re-evaluating the significance of Armeno-Turkish grammars in the field of Turkish language studies. On this basis, the present study aims to provide a general assessment of these sources and to extract data concerning phonology and morphology.
Osmanlı İmparatorluğu’nun çok dilli ve kültürlü yapısı içerisinde Türklerle birlikte ortak bir geçmiş inşa eden Ermeni toplumu, bunun neticesinde Ermeni harfli Türkçe yazma geleneğini ortaya koymuştur. İlk örnekleri XIV. yüzyıldan itibaren görülen, XVIII. yüzyıldan sonra matbu eserlerde devam eden bu gelenek, Türkçenin yüzyıllar boyunca ortak iletişim dili olmasının yanı sıra edebî ve ilmî üretiminin taşıyıcısı olma niteliğini göstermekte, Türk ve Ermeni toplumları arasındaki ilişkilerde Türkçenin işlevselliğini kanıtlamaktadır. Ermenice bilmeyen ya da sınırlı düzeyde bilen Ermenilere yönelik hazırlanan Ermeni harfli Türkçe; halk hikâyeleri, şiir, destan, roman ve gazetelerin yanı sıra sözlük, gramer ve konuşma kitapları gibi farklı türlerde eserlerin ortaya çıkmasına imkân sağlamıştır. Bilhassa gramer kitapları, Türkçenin farklı dilbilgisel özeliklerini tanımlamada Arap harfli Türkçe metinlerin yetersiz kaldığı durumlarda başvuru kaynağı olabilecek nitelikte veriler sunmaktadır. İlk örnekleri XVIII. yüzyılda görülen Ermeni harfli Türkçe gramerler, Ermenilerin muhtelif Batı dillerini yahut Türkçeyi sistemli bir biçimde öğrenmelerini sağlamak amacıyla oluşturulmuş metinlerdir. XIX. yüzyılda, özellikle Tanzimat döneminde Anadolu sahasında Arap harfli Türkçe ile yazılan gramer kitaplarının artmasına paralel olarak bu gramerlerde de bir artış gözlenmektedir. Gerek tertip gerekse usul yönünden Fransız gramerlerinin örnek alındığı gramerlerle birlikte Arap dili gramerlerinin tesirinde hazırlanmış Türk dili gramerleri, XIX. yüzyılda hazırlanan Ermeni harfli Türkçe gramerlerin iki ana eksenini oluşturmaktadır. Yine bu dönemde hazırlanan gramerler, yalnızca dil öğretme amacı taşımakla kalmamış aynı zamanda dönemin dil anlayışını, terminolojisini ve Türkçenin XIX. yüzyıldaki ses ve şekil yapısını da ayrıntılı bir biçimde yansıtmıştır. Böylece, XIX. yüzyıl Türkçesinin anlaşılmasına imkân sağlayan önemli kaynaklar hâline gelmişlerdir. Ancak literatür incelendiğinde, Ermeni harfli Türkçe gramer kitaplarının büyük ölçüde göz ardı edildiği, araştırmaların daha çok Arap veya Latin harfli Türkçe gramer kitapları üzerine yoğunlaştığı dikkat çekmektedir. Bu durum, Ermeni harfli Türkçe gramerlerin Türkçe araştırmalarındaki öneminin yeniden değerlendirilmesi gerekliliğini bir kez daha ortaya koymuştur. Buradan hareketle bu çalışmada söz konusu kaynaklar ana hatlarıyla değerlendirilmiş, ses ve şekil bilgisine dair veriler elde edilmeye çalışılmıştır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yeni Türk Dili (Eski Anadolu, Osmanlı, Türkiye Türkçesi) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 26 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.54281/kundergisi.70 |
| IZ | https://izlik.org/JA32GH74PJ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 5 Sayı: 2 |
Lisans
Kün Edebiyat ve Kültür Araştırmaları Dergisi Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası (CC BY 4.0) lisansı ile lisanslanmıştır.
