İlliberal demokrasiler kavramı özellikle Doğu Avrupa’nın komünizm sonrası seçimli demokrasilerinde, Asya, Afrika ve Latin Amerika’nın çok partili rejimleri ve hatta bazı kaynaklarda Türkiye’nin siyasî rejimini nitelendirmek için kullanılmaktadır. İlliberal demokrasilerde parlamentonun yetkileri ve gücü sınırlandırılmış, genellikle başkanlık veya yürütme erkinin kararnameleri ile devlet aygıtı çalışır hale gelmiştir. Bu durum elbette güçler ayrılığına dayanan ve fikir, toplantı, din ve mülkiyet (zenginleşme) gibi özgürlükleri garanti etmeyi amaçlayan liberal demokrasiden uzaklaşma anlamına gelmektedir. Kısacası demokrasilerin sayısının artması veya ideal yönetim biçimi olarak kabul görmesi liberalizmin de aynı derecede güçlendiği anlamına gelmemektedir. “Batılı” olarak ünlenen mevcut liberal demokrasiler de giderek popülizm tehdidi yanında demokrasinin uzlaşmacı, çoğunlukçu ve popülist taraflarını beğenmeyen kuramcılarca sermaye birikimini ve zenginleşmeyi şiar edinen ve kapitalizmin koruyucu kılıfı olan bir rejim biçimi olarak görülmektedir. Bu makale illiberal demokrasilerde siyasal katılım sorununu ele almakta ve siyasal katılım eksikliğinin ne ölçüde illiberalleşmeden ve ne ölçüde diğer sosyo-politik etmenlerden örneğin mevcut liberal demokrasilerin siyasal katılım açısından kurumsal zayıflığından veya yeterince olgunlaşmamasından kaynaklandığını sorgulamaktadır.
Demokrasi Liberal Demokrasi İlliberal Demokrasi Çoğulcu Demokrasi Siyasal Katılım
The concept of illiberal democracies is particularly relevant to post-communist electoral democracies in Eastern Europe, multi-party regimes in Asia, Africa and Latin America, and even referred to Turkey’s political regime in some resources. In illiberal democracies, the powers and authority of the parliament are limited, and the state apparatus is usually put into operation by the decrees of the presidential or executive authority. This, of course, means a move away from liberal democracy, which is based on the separation of powers and aims to guarantee freedom of ideas, assembly, religion and property (enrichment). In short, an increase in the number of democracies or their acceptance as the ideal form of government does not mean that liberalism has become stronger to the same extent. The current liberal democracies, which are known as “Western”, are also increasingly seen as a regime form that embraces capital accumulation and enrichment as a motto and is the protective sheath of capitalism by theorists who dislike the compromising, majoritarian and populist aspects of democracy, as well as the threat of populism. This article addresses the problem of political participation in illiberal democracies and questions to what extent the lack of political participation is due to illiberalism and to what extent it is due to other socio-political factors, such as the institutional weakness or underdevelopment of existing liberal democracies to allow political participation.
Democracy Liberal Democracy Illiberal Democracy Pluralist Democracy Political Participation
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Karşılaştırmalı Siyasi Hareketler |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Ağustos 2024 |
| Kabul Tarihi | 29 Ağustos 2024 |
| Yayımlanma Tarihi | 25 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.36484/liberal.1530475 |
| IZ | https://izlik.org/JA65KF23BW |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 120 |