Bu çalışma, bir dünya görüşü olarak ekopsikoloji kavramını ve sanat uygulamalarında insan–doğa etkileşimini ele alarak, çağdaş sanatın ekolojik farkındalık üretme kapasitesini tartışmaktadır. Ekopsikoloji kuramı, insan ruh sağlığı ile ekolojik sistemler arasındaki etkileşime odaklanmakta ve bireyin doğayla yeniden kurduğu bağın iyileştirici bir potansiyel taşıdığı varsayılmaktadır. Kavramı teorik bağlamda ortaya koyan Theodore Roszak’ın yaklaşımı, bireysel iyilik hâli ile gezegenin ekolojik dengesi arasında bütüncül bir ilişki olduğunu ileri sürmekte; modern insanın doğadan uzaklaşmasının yabancılaşma deneyimini pekiştirerek hem içsel hem de kolektif bir kopuş yarattığını savunmaktadır. Bu çerçevede, ekopsikoloji kuramına dayalı sanat üretimlerinin, modern insan için doğaya yeniden bakmanın bir yolu olabileceği gibi aynı zamanda bireysel bilinç ile ekolojik bütünlük arasındaki bağı görünür kılan sadece estetik değil varoluşsal bir farkındalık süreci olarak da görünür kıldığı ifade edilmektedir. Sanatçı Richard Long’un üretimlerinin, yürümek, iz bırakmak ve doğayla etkileşim kurmak gibi eylemler aracılığıyla birey-doğa ilişkisinin bedensel ve düşünsel boyutlarını ortaya koyan bir isim olduğu ve yapıtlarında T. Roszak’ın teorisine dayalı yapıtlar ürettiği gözlemlenmiştir. Çalışmanın önemi, ekopsikolojiyi yalnızca psikoloji alanında değil, sanat disiplininde de işlevsel bir kavramsal araç olarak ele almasıdır. Ayrıca ekolojik krizin derinleştiği günümüz koşullarında, sanatın çevresel farkındalık yaratma potansiyelini teorik bir bakışla değerlendirmenin, sanat araştırmalarına ve ekopsikoloji literatürüne katkı sunabileceği varsayılmıştır.
This study examines the concept of ecopsychology and its reflection in contemporary art practices by focusing on the interaction between humans and nature. Ecopsychology explores the relationship between mental health and ecological systems, suggesting that reconnecting with nature has restorative potential. The theoretical framework developed by Theodore Roszak emphasizes the holistic link between personal well-being and the planet’s ecological balance, arguing that modern society’s detachment from nature causes both individual and collective alienation. Within this context, art based on ecopsychological thought is interpreted not only as an aesthetic act but as a transformative process that reveals the unity between human consciousness and the natural environment. Richard Long’s works, which involve walking, leaving traces, and engaging directly with nature, exemplify this approach. The study highlights ecopsychology as a conceptual tool that broadens artistic research and demonstrates art’s potential to foster ecological awareness in response to today’s environmental crisis.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Güzel Sanatlar |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 21 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 15 Ocak 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 25 Şubat 2026 |
| IZ | https://izlik.org/JA39LK99DT |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 4 Sayı: 1 |