Bu çalışma, milliyetçilik ile kadın arasındaki ilişkiyi toplumsal cinsiyet perspektifinden ele alarak feminist kuram bağlamında yeniden değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Tarihsel olarak milliyetçilik kuramları, ulus inşasında kadınların konumunu çoğunlukla görmezden gelmiş; kadınları biyolojik üretici ve kültürel taşıyıcı rollerle sınırlandırmıştır. Oysa feminist düşünürler, kadınların yalnızca özel alanda değil, aynı zamanda kamusal alanda da ideolojinin yeniden üretiminde dönüştürücü aktörler olduklarını ortaya koymuştur. Bu çalışma, kavramsal/kuramsal bir derleme niteliğinde olup, milliyetçilik kuramları ile feminist eleştirileri bütünleştirerek kadınların ulus inşasındaki rollerini incelemektedir. Bulgular, kadınların hem modernleşme sürecinde hem de ulusal kimlik söylemlerinde merkezî bir konuma sahip olduklarını ancak eril paradigmalar nedeniyle bu konumun ikincil hâle getirildiğini göstermektedir. Sonuç olarak, milliyetçilik literatüründe feminist perspektifin görünürlüğü artırılmalı; kadınların siyasal, kültürel ve toplumsal aktörlükleri milliyetçilik tartışmalarına dâhil edilmelidir. Böylece hem ulus kuramları daha kapsayıcı hâle gelecek hem de toplumsal cinsiyet eşitliği tartışmalarına katkı sağlanacaktır. Bu yaklaşım, kadınların tarihsel deneyimlerini ve mücadelelerini görünür kılarak milliyetçilik çalışmalarına yeni bir boyut kazandırmaktadır.
Milliyetçilik Kadın Toplumsal Cinsiyet Ulus İnşası Feminist Kuram
Bu makale, yazarın başvuru aşamasındaki beyanına göre; araştırma ve yayın etiğine uygun olarak hazırlanmıştır.
The present study proposes a re-evaluation of the relationship between nationalism and women from a gender perspective within the context of feminist theory. Historically, nationalist theories have largely ignored women's position in nation-building, confining them to biological, reproductive and cultural carrier roles. However, feminist theorists have demonstrated that women act as transformative agents in the reproduction of ideology, not only in the private sphere but also in the public sphere. This study constitutes a conceptual/theoretical compilation that examines women's roles in nation-building by integrating theories of nationalism with feminist critiques. The findings demonstrate that women occupy a central position in both the modernisation process and national identity discourses; however, this position has been rendered secondary due to masculine paradigms. In conclusion, the visibility of the feminist perspective in the literature of nationalism ought to be increased. Women's political, cultural, and social agency should be included in nationalism debates. This will render national theories more inclusive and contribute to discussions on gender equality. This approach contributes a new di-mension to the field of nationalism studies by illuminating the historical experiences and struggles of women.
This article has been prepared in accordance with research and publication ethics, according to the author's statementat the application stage.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Uluslararası Siyaset, Uluslararası İlişkiler (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 11 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 16 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.53425/madergisi.1782263 |
| IZ | https://izlik.org/JA93EK74DC |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 8 Sayı: 1 |
Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License.