Bu çalışma, Türk milliyetçiliği çerçevesinde Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çevre anlayışını dokümantasyon yöntemiyle ve ağırlıklı olarak Bahçeli’nin konu başlığıyla alakalı düşüncelerini paylaştığı; analiz, yorum ve değerlendirmelerde bulunduğu birincil kaynakları kullanarak ele almaktadır. Bahçeli’nin çevre söylemi, Türk kültürünü ve İslam’ın çevreye ilişkin temel değerleriyle birleşerek “ekolojik-Türk milliyetçiliği” (eko-Türk milliyetçiliği) veya “ekolojik-ülkücülük” (eko-ülkücülük) olarak nitelenebilecek özgün bir yaklaşım ortaya koymaktadır. “Çevre demek, vatan demektir” ifadesi doğrultusunda çevreyi yalnızca doğal bir alan değil; vatanın ve millî mirasın ayrılmaz bir parçası olarak gören Devlet Bahçeli’ye göre çevresel duyarlılık, millî kimlikle bütünleşmiş bir sorumluluktur. Bu bağlamda onun çevre politikası ne sadece insan ne de tamamen doğa merkezlidir ve dengeyi esas alan etik bir bakış açısını yansıtmaktadır. Çevre hareketlerinin terör örgütleri veya belirli siyasi gruplar tarafından araçsallaştırılmasına eleştirel yaklaşan ve bunu çevresel güvenlik açısından bir tehdit olarak gören Bahçeli’nin çevre anlayışı, milliyetçi bir çevre etiği inşa etmekte; çevrenin korunmasını vatanın ve millî kültürün korunmasıyla eşdeğer kabul etmektedir. Bu yaklaşım, yerel ve küresel çevre sorunlarına millî bir perspektiften çözüm sunmayı hedefleyen kendine özgü bir paradigma olarak Türk siyasetinde önemli bir yer tutmaktadır.
This study examines the environmental perspective of Devlet Bahçeli, Chairman of the Nationalist Movement Party (MHP), within the framework of Turkish nationalism, using the documentation method and primarily relying on primary sources in which Bahçeli shares his thoughts on the subject and provides analyses, interpretations, and evaluations. Bahçeli’s environmental discourse, combined with Turkish culture and the fundamental environmental values of Islam, reveals an original approach that can be described as “ecological-Turkish nationalism” (eco-Turkish nationalism) or “ecological-ülkücülük” (eco-ülkücülük). In line with the expression “Environment means home-land,” Devlet Bahçeli views the environment not merely as a natural space but as an in-separable part of the homeland and national heritage. According to him, environmental sensitivity is a responsibility integrated with national identity. In this context, his environmental policy is neither solely human-centered nor entirely nature-centered, but reflects an ethical perspective based on balance. Bahçeli’s understanding of the environment, which adopts a critical stance toward the instrumentalization of environmental movements by terrorist organizations or certain political groups and regards this as a threat to environmental security, constructs a nationalist environmental ethic and considers the protection of the environment equivalent to the protection of the homeland and national culture. This approach occupies an important place in Turkish politics as a unique paradigm that aims to offer solutions to local and global environmental problems from a national perspective.
Environment Environmental Ethics Eco-Turkish Nationalism Eco-Ülkücü MHP
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türk Siyasal Hayatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 30 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 18 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.53425/madergisi.1832701 |
| IZ | https://izlik.org/JA46AK77DK |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 8 Sayı: 1 |
Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License.