Münacat, Allah’a yalvarma, yakarma ve sığınma duygularını ifade eden Klasik Türk Edebiyatı türlerinden biridir. Dinî-tasavvufi yönü ağır basan bu tür, özellikle Klasik Türk Edebiyatı şairlerinin eserlerinde önemli bir yer tutar. Nizâmî-i Gencevî, Sa‘dî-i Şirazi, Hafız- Şîrâzî, Abdurrahman-ı Câmî ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Klasik Türk Edebiyatı içinde münacat örneği veren şairlerdendir. Halk şiirinde münacat, özellikle tasavvufî halk şairlerinin (Yunus Emre, Âşık Paşa, Niyâzî-i Mısrî) eserlerinde görülür. Batı Etkisinde Gelişen Türk edebiyatı içinde de görülen münacat, zaman içinde klasik yapısından uzaklaşmıştır. Tanzimat döneminde Şinasi’nin yazdığı “Münacat”, türün geleneksel yapısındaki değişimin ilk işareti olmuştur. Münacat türü Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı içinde de özellikle dini milli duyarlılığıyla ön plana çıkan şairler tarafından kaleme alınmıştır. Münacat türünü sürdüren şairlerden biri de Abdurrahim Karakoç’tur. Bu çalışmada modern şiir içinde gelenekten kopmadan mükemmel sanatın peşinde olan, Türk edebiyatında özellikle yergileriyle dikkat çeken Abdurrahim Karakoç’un şiirlerinde münacatın yeri irdelenmiştir. Çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılmış, Karakoç’un münacat türünü nasıl ele aldığı, yakarışlarında nasıl bir üslup izlediği şiirlerinden örneklerle değerlendirilmeye çalışılmıştır. Abdurrahim Karakoç’un, münacatı kendi şiir anlayışıyla harmanlayarak özgün bir üslup oluşturduğu; bu münacatlarda toplumun tüm katmanları için güzel dileklerde bulunduğu, dünyaya zararı dokunanlar için önce ıslah olmaları yönünde niyazda bulunduğu, ıslah olmadıklarını gördüğündeyse beddua etmekten çekinmediği görülmüştür. Münacat türü Abdurrahim Karakoç’ta hem biçim hem de içerik olarak yeni bir forma bürünmüştür.
Munajat is one of the classical genres of Turkish literature that conveys feelings of supplication, entreaty, and seeking refuge in God. With its predominantly religious and Sufi dimensions, this genre occupies a significant place particularly in the works of Classical Turkish literature poets. Among the prominent figures who composed examples of munajat within this tradition are Nizami Ganjavi, Saadi Shirazi, Hafez Shirazi, Abdurrahman Jami, and Jalal al-Din Rumi. In folk poetry, munajat appears especially in the works of Sufi folk poets such as Yunus Emre, Âşık Paşa, and Niyazi-i Mısri. The genre also emerged in Turkish literature under Western influence, though it gradually distanced itself from its classical structure. In the Tanzimat period, Şinasi’s poem “Munajat” marked the first sign of this transformation. During the Republican era, the munajat genre was embraced particularly by poets whose works reflected strong religious and national sensibilities. One of the poets who sustained this tradition is Abdurrahim Karakoç. This study examines the place of munajat in the poetry of Karakoç, a modern poet who pursued artistic excellence without severing ties with tradition and who became especially renowned for his satirical works. Employing the method of document analysis, the research investigates how Karakoç approached the genre of munajat, the stylistic features he employed in his supplications, and illustrates these with examples from his poems. The findings demonstrate that Karakoç blended the munajat form with his own poetic vision, creating an original style; his munajats include benevolent wishes for all segments of society, while for those who cause harm, he first prays for their reform but, upon seeing no change, does not refrain from invoking curses. In Karakoç’s works, the munajat genre assumes a new form both in structure and content.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Sahası Yeni Türk Edebiyatı, Türk Halk Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı (Diğer) |
| Bölüm | İnceleme Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 5 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 22 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 14 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.12981/mahder.1735559 |
| IZ | https://izlik.org/JA68XY29WL |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 19 Sayı: 53 |