Barak Türkmenleri, Oğuz Türkünün, kesin olarak tarihlendirilemeyen yeryüzünde var olmaya başlamasının serüveni ile Çin’den Avrupa içlerine, Sibirya’dan Afrika kıyılarına, Orta Şark’a uzanan, hususen devletli olan bir milletin kadim fertleridir. Hayatını günümüzde dahi göçün şekillendirdiği, göçer evli Barak Türkmenleri, örf ve âdeti, inancın hemen yanı başına; hatta bazen daha ötesine koymuşlardır. Türkün kadim kültürünü yaşayan, yaşatan, sözlü tarihin canlı tanıkları Baraklar, söz konusu vasıflarından mütevellit birçok yerli ve yabancı çalışmaya kaynaklık etmişlerdir. Asıl kaynağı Barak Türkmenleri olan bu çalışmanın giriş kısmının akabinde yazının temelini oluşturan “barak, ocak ve peri” kavramları, yer yer kelimelerin etimolojik derinliğini de inilerek, izah edilmeye çalışılmıştır. Ana kısımda ise Barak Ovasından, kaynak kişiler vasıtası ile derlenerek kayıt altına alınan, Horasan’dan Anadolu’ya sözlü kültürde göç yolları ve yaşananların hâlâ canlı bir şekilde aktarıldığı bir Türkmen ailesinin, ocaklı olma vasfını bir peri kızı vasıtasıyla kazanması ve nihayetinde yedi kuşak boyunca süregelen bir ocağın sönme süreci gözler önüne serilmeye çalışılmıştır.
The Barak Turkmens are among the ancient branches of the Oghuz Turks -a people of state‑ building pedigree whose still ‑undated emergence has left traces from China to the heart of Europe, from Siberia to the African littoral, and across the Middle East. Even today, the lifeways of these tent‑ dwelling Barak Turkmens are molded by migration, and they have long situated örf ve âdet (custom and usage) alongside -at times even ahead of- formal religious precepts. As living bearers of the Turk’s archaic culture and of its oral history, the Baraks have therefore served as primary material for numerous local and international studies. Following the introduction, this article explicates the core notions that underpin the discussion “barak, ocak, and peri” occasionally venturing into their etymological roots. The main section draws on testimony collected in the Barak Plain to document the oral tradition whereby a particular Turkmen family, whose migratory memory runs unbroken from Khorasan to Anatolia, acquires the status of ocaklı (affiliated with a saintly hearth‑ lineage) through the intervention of a peri‑maiden. The narrative then traces the seven‑generation arc that leads to the eventual extinguishing of that lineage‑hearth. In doing so, the study renders visible both the resilience and the fragility of an ocak sustained by a water fairy’s gift.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Sahası Türk Halk Bilimi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 31 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 12 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 14 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.12981/mahder.1754995 |
| IZ | https://izlik.org/JA95KP38BM |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 19 Sayı: 53 |