ESKİ ANADOLU TÜRKÇESİ YAZI DİLİ MİDİR?
Öz
Tarihi Oğuz Türkçesinin ilk dönemi olan Eski Anadolu Türkçesi ve bu dönemin metin yadigarları üzerinde Türkiye Türkolojisi merkezli olarak yüzlerce bilimsel araştırma yapılmış ve yayımlanmıştır. Bu araştırma tarihinde, bu dönem, değişen bakış açılarıyla incelenmiştir ve dönemin dilinin; evvelce Karahanlı yazı dilinden neşet ettiği düşünülmüşse de şimdilerde Oğuzların hep var olan bir konuşma dilinin, hatta dillerinin XIII. yüzyılda yazılmaya başlamasıyla oluştuğu hemen hemen netleşmiştir. İlk dönem eserlerinde görülen ve esasen iki lehçelilik özelliği gösteren, ama Türkoloji literatüründe ‘karışık dillilik’ olarak yaygınlaşmış dil durumunun sebepleri de bugüne kadar farklı farklı ele alınıp değerlendirilmiştir. Bakış açıları ve değerlendirmelerdeki bu gibi farklılıklara rağmen, bugüne kadar neredeyse hiç değişmeyen görüş Eski Anadolu Türkçesinin bir yazı dili olduğudur.
Genel dil bilimi araştırmalarının bugün geldiği noktada bir yazı dilinin ne tür özellikleri haiz ve havi olduğu belirlidir. Herhangi bir dilin yazı dili haline gelmesi değişen sürelerde gerçekleşmekte ve sosyolojik, siyasî ve askerî birlik ve bütünlükler, o dilin yazı dili olma sürecini hızlandırmakta yahut geciktirebilmektedir. Aynı zamanda bunlar, yazı dili olma özelliklerini de çeşitlendirip güçlendirebilmektedir. Öte yandan yazılan ya da yazısı olan her dilin bir yazı dili olmadığı da bilinmektedir.
Bugüne kadar Eski Anadolu Türkçesi üzerine yapılmış araştırmaların sonuçları, bu dönemin dilinin ses, şekil ve imla bakımından standartlarının olmadığını açıkça ortaya koymuştur. Hatta aynı metnin aynı sayfasındaki farklı satırlarda bile bu standart dışı kullanımlar sıkça görülebilmektedir. Türk dilinin diğer tarihî dönemlerinde pek az görülen bu çoklu karakterdeki dil özellikleri; Eski Anadolu Türkçesi adlandırmasıyla maruf bu dönemi diğer Türk yazı dillerinden epeyce ayırmaktadır.
Bu makalede, genel dil biliminin belirlediği ‘yazı dili’, ‘standart dil’, ‘edebi dil’ ve ‘yazılı dil’ gibi kavram ve olgular ele alındıktan sonra, Eski Anadolu Türkçesi dönemindeki sosyolojik, siyasî ve askerî şartlar ve durum değerlendirilerek Oğuz Türkçesinin XIII.-XV. yüzyıllar arasındaki bu ilk döneminin dil durumu ve o dönemin dilinin yazı dili olup olmadığı sorgulanıp tartışılmaktadır.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- BUSSMANN, Hadumod. (1996). Routledge Dictionary of Language and Linguistics. London- New York: Routledge.
- CRYTAL, David. (2003). A Dictionary of Linguistics and Phonetics. 5th edition, Oxford: Blackwell.
- CRYTAL, David. (2007). The Cambridge Encyclopedia of Language. 2nd edition, Cambridge: Cambridge University.
- ÇAĞATAY, Saadet. (1944). “Eski Osmanlıca Üzerinde Bazı Notlar”. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi, C:2, S: 2, 297-312.
- DEVELİ, Hayati. (2002). “Eski Türkiye Türkçesi Ağızlarının Sınıflandırılmasında Morfolojik Esaslar”. Türkbilig, S: 2002/4, 117-124.
- DEVELİ, Hayati. (2008). “Eski Türkiye Türkçesi Ağızlarının Sınıflandırılması”. Turkish Studies, Vol. 3/ 3, Spring 2008, 212-230.
- ERCİLASUN, Ahmet Bican. (2004). Başlangıçtan Yirminci Yüzyıla Türk Dili Tarihi. Ankara: Akçağ.
- ERDEM, Mehmet Dursun. (2006). “Ağızlardan Etkilenme Derecelerine Göre Osmanlı ve Eski Anadolu Türkçesi Metinleri ve Bu Metinlerin Diline Kaynaklık Eden Ağızlar”. İlmî Araştırmalar, S: 22, 83-110.
- GÜLSEVİN, Gürer ve BOZ, Erdoğan. (2004). Eski Anadolu Türkçesi. Ankara: Gazi.
- GÜLSEVİN, Gürer. (2008). “Eski Anadolu Türkçesi Ağızları Üzerine”. VI. Uluslararası Türk Dili Kurultayı, Türk Dil Kurumu, Ankara, 20-25 Ekim 2008.
