ERLER KARISINA KOCA OLMAYA GİDEN KELOĞLAN MASALI ÜZERİNE ARKETİPSEL BİR ÇÖZÜMLEME
Öz
Kolektif
bilinçdışının ana yapılarını oluşturan arketipsel semboller, C. G. Jung
tarafından sistemleştirilerek kuramsal bir çerçeveye dönüştürülmüştür. Ruh,
gölge, anne, baba, persona, anima ve animus gibi arketipler üzerinde yoğunlaşan
Jung, bu arketiplerin bireyin öznelleşme yolculuğunda belirleyici roller
oynadığını ifade eder. Dolaylı yoldan semboller yardımıyla açığa çıkan
arketipler genellikle mit, masal ve efsane gibi anlatılarda karşımıza çıkar. Toplumsal
bilinçdışının ürünü olan masalların muhtevasında çeşitli kültürel unsurlara
rastlanıldığı gibi bireyin ve anlatıcının ruhsal dünyasına ait arketiplere de
rastlamak mümkündür. Erler Karısına Koca
Olmaya Giden Keloğlan, sosyo-kültürel ve psikolojik unsurları içeren ve
aynı zamanda bireyin öznel yolculuğuna rehber olan bir masaldır. Masal
düzleminde Keloğlan'ın öznel dönüşümünü gerçekleştirmek için yola çıkması ve bu
yolculuk sırasında aştığı her engel, onun bilinçdışında var olan arketipsel
imajların bir yansımasıdır. Bu arketipsel imajlar, Keloğlan'ın sosyal
dünyasındaki kimliğini ve ruhsal dünyasını etkileyen faktörlerin neler olduğunu
açığa çıkaran fenomenlerdir. Bireyin kendini ve çevresindeki diğer kişileri tanıma ve
anlamlandırma sürecini ifade eden bireysel yolculuk, ruhbilimsel süreçlerin
algılanmasında önemli bir rol oynar. Kısaca masal düzleminde karşımıza çıkan bireysel yolculuk
ve arketipler, Keloğlan'ın psişesinin bir özetidir. Bu arketipsel imajların ve
bireysel yolculuğun söz konusu masalın
ana çatısını oluşturduğu ve Keloğlan’ın öznel dönüşümüne yadsınamaz derecede
katkı sağladığı sembolik okumalar neticesinde tespit edilecektir. Buradan
hareketle toplumsal imajların masal düzlemine nasıl aktarıldığı da ortaya
konacaktır.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Referans 1: Prof. Dr. Mehmet Naci ÖNAL, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, onaci@mu. edu. tr
