Kurumsal Sosyal Sorumluluk esas olarak gönüllü, etik temelli bir fikir olarak görülmektedir. Genellikle bir şirketin topluma, ekonomiye ve çevreye karşı ahlaki bir yükümlülüğü olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışma, kurumsal sosyal sorumluluğun gönüllü, etik temelli bir fikir olmaktan çıkıp şirketler için nasıl yasal yükümlülükler haline dönüştüğünü incelemektedir. Çalışma, Avrupa Birliği, Birleşik Krallık ve Türkiye’yi karşılaştırarak her bir hukuk sisteminin gönüllü kurumsal sosyal sorumluluğun kısıtlamalarıyla nasıl başa çıktığına ve sürdürülebilirlik, şeffaflık ve insan haklarının korunmasına yönelik küresel taleplere nasıl yanıt verdiğine odaklanmaktadır. Araştırma, öncelikle kurumsal sosyal sorumluluğun temel kavramlarını ve tarihini inceleyerek başlamaktadır. Hissedar önceliği ve menfaat sahipleri teorisi arasındaki tartışmayı ve küresel düzeyde sürdürülebilirlik yönetimine doğru hareketi özetlemektedir. Ardından, Avrupa Birliği’nin Gönüllü Olmayan Finansal Raporlama Direktifinden Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifine ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Özenli Etki Değerlendirmesi Yönergesine uzanan gelişen düzenleyici modelini incelemektedir. Ayrıca, güçlü raporlama ve piyasa denetimi ile aydınlanmış hissedar değerini birleştiren Birleşik Krallık’ın karma yaklaşımını incelemektedir. Türkiye’nin parçalı ve çoğunlukla gönüllülük esas sistemi, Avrupa Birliği entegrasyonu ve yatırımcı beklentileri bağlamında değerlendirilmektedir. Çalışma, Türkiye için Avrupa Birliği standartlarına uyumlu kademeli bir reform stratejisi önererek sonuçlanmaktadır. Bu strateji, bağlayıcılık ile esnekliği dengelemeyi, yerli firmaların rekabet gücünü korurken sosyal ve çevresel sorumluluğu artırmayı amaçlamaktadır.
Kurumsal Sosyal Sorumluluk Kurumsal Yönetim ESG Sürdürülebilirlik Raporlaması Yasallaşma Uyum
Corporate Social Responsibility is mainly seen as a voluntary, ethics-based idea. It is often viewed as a company’s moral obligation to society, the economy, and the environment. This study looks into how Corporate Social Responsibility is changing from a voluntary, ethics-based idea to a set of legal obligations for companies. It compares the European Union, the United Kingdom, and Türkiye, focusing on how each legal system deals with the limitations of purely voluntary Corporate Social Responsibility and reacts to global demands for sustainability, transparency, and human rights protection. The research starts by exploring the basic concepts and history of Corporate Social Responsibility. It outlines the debate between shareholder primacy and stakeholder theory, as well as the global move toward sustainability governance. Next, it examines the European Union’s evolving regulatory model, from the Non-Financial Reporting Directive to the Corporate Sustainability Reporting Directive and the Corporate Sustainability Due Diligence Directive. It also analyse the United Kingdom’s mixed approach, which combines enlightened shareholder value with strong disclosure and market oversight. Türkiye’s disjointed and mostly voluntary system is evaluated in the context of European Union integration and investor expectations. This work wraps up by suggesting a gradual reform strategy for Türkiye that aligns with European Union standards. This strategy aims to balance enforceability with flexibility, helping domestic firms remain competitive while enhancing social and environmental responsibility.
Corporate Social Responsibility Corporate Governance ESG Sustainability Reporting Legalisation Compliance
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Ticaret Hukuku (Diğer), Karşılaştırmalı Hukuk |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 29 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 6 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 7 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 31 Sayı: 2 |