Thomas Reid (ö. 1796), genel olarak sağduyu fikri ve algı teorisi ile bilinse de onun ahlak ile ilgili düşünceleri de hiç şüphesiz en az sağduyu ve algı teorisi kadar önemli ve merak uyandırıcıdır. Reid felsefi üretiminin çoğunda ahlak konularına odaklanmıştır. Ancak döneminin felsefe anlayışı düşünüldüğünde Hobbes’un, Locke’un ve Hume’ın felsefesinin gölgesinde kaldığı da göz ardı edilemez bir gerçektir. Reid felsefi sisteminde söz konusu düşünürlerin özellikle ahlak ve insan doğasına ilişkin fikirlerini eleştirmiş, bu eleştirilerini sistemli ve sağlam bir zemine oturtmaya çalışmıştır. Öncelikle Reid için ahlak, insan bilgisinin bir parçasını oluşturmaktadır. Hem karakter oluşumunda hem de bilgi ve eylem üzerinde çokça etkili olan ahlakın Reid’in felsefesinde önemli bir yere sahip olmasının bir nedeni olarak, filozofun görevinin yaratılışın tüm yönleriyle ilahi düzeni keşfetmek olduğuna inanmasının da etkisi vardır. Ancak Reid’in ahlak ile ilgili görüşleri üzerinde yeterli çalışmalar yakın zamanlara kadar ne yazık ki yapılmamıştır. Onun ahlaki özgürlük ile ilgili görüşleri de buna dâhildir. Reid ahlaki özgürlüğe sahip olduğumuz iddiasını liberteryen anlayış üzerinden şekillendirir. Özgür irade ve determinizm tartışmalarında özgür iradeye sahip olduğumuzu ve özgür irade ile determinizmin bağdaşmaz olduğunu savunan liberteryenizm bu iddiasını çeşitli teoriler ile destekler. Liberteryenizmin sıkı savunucularından Reid de ahlaki özgürlüğe sahip olduğumuz iddiasını, fail-nedensel teori ile açıklar. Fail-nedensel teoriye göre bir eylemin nedeni failin kendisidir. Ahlaki özgürlük de kişinin iradesi üzerindeki güçtür yani kişinin iradesini belirleyebilme gücüdür. Reid basitçe determinizmle bağdaşmayan bir özgür irade açıklaması getirir. Ahlaki özgürlük fikrini güç, aktif güç ve özgürlük kavramları üzerinden açıklamaktadır. Reid, determinizmi zorunluluk olarak tanımlar ve ahlaki özgürlük fikrinin bu zorunluluğa açıkça karşı olduğunu ileri sürer. Bu bakımdan bu makalenin amaçlarından biri, Reid’in ahlaki özgürlük ile ilgili fikirlerini olabildiği kadar açık ve anlaşılır bir şekilde ortaya koymaktır. Diğeri, Reid’in ahlaki özgürlüğün varlığını ispatlamak için oluşturduğu argümanlarının makul olup olmadığını analiz etmektir. Aynı zamanda Reid’in ahlaki özgürlük ile ilgili fikirlerini, argümanlarını ve bunlara yapılan yorumları da işin içine katarak onun ahlak düşüncesinde bir model olduğu iddiasını ileri sürmek de bu makalenin amaçlarından biridir. Bu makalede ulaşılan sonuçlara göre Reid’in ahlaki özgürlük ile ilgili görüşleri yer yer eksik ve karmaşık olsa da başarılı ve iyi oluşturulmuş bir özgürlük savunmasıdır. Aynı zamanda determinizmin (zorunluluğun) kabul edilemeyeceğini makul bir şekilde göstermektedir.
Yazı tezden üretilmemiştir. Etik kurul izni gerektirmemektedir.
Although Thomas Reid (d. 1796) is generally known for his idea of common sense and his theory of perception, his thoughts on morality are undoubtedly as important and intriguing as his theory of common sense and perception. Reid focused on moral issues in most of his philosophical productions. However, considering the philosophical context of his period, it is clear that the philosophies of Hobbes, Locke, and Hume overshadowed his work. It is also undeniable that Reid critiqued the ideas of these thinkers, especially their views on morality and human nature, and sought to ground his criticisms on a systematic and solid foundation within his own philosophical system. First of all, for Reid, morality forms part of human knowledge. Morality, which is highly influential on both character formation and knowledge and action, has an important place in Reid’s philosophy in part because he believes that the philosopher’s task is to discover the divine order in all aspects of creation. However, unfortunately, Reid’s views on morality have not been adequately studied until recently, including his perspectives on moral liberty. Reid grounds his claim that we possess moral liberty in the libertarian understanding. In the debates on free will and determinism, libertarianism—which asserts that we have free will and that free will and determinism are incompatible—supports this claim with various theories. Reid, one of the staunch defenders of libertarianism, explains the claim that we have moral liberty with the agent-causal theory. According to the agent-causal theory, the cause of an action is the agent himself. Moral liberty is the power over one’s will, that is, the power to determine one’s will. Reid offers an account of free will that is simply incompatible with determinism. He explains the idea of moral liberty in terms of power, active power, and freedom. Reid defines determinism as a necessity and argues that the idea of moral liberty is clearly opposed to this necessity. In this respect, one of the aims of this article is to present Reid’s ideas on moral liberty as clearly and comprehensibly as possible. The other is to analyze the plausibility of Reid’s arguments for the existence of moral liberty. At the same time, one of the aims of this article is to include Reid’s ideas, arguments, and interpretations of moral liberty and to claim that he is a model in moral thought. According to the conclusions reached in this article, although Reid’s views on moral liberty are sometimes incomplete and complex, they are a successful and well-constructed defense of liberty. At the same time, he reasonably demonstrates that determinism (necessity) cannot be accepted.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Din Felsefesi, Sistematik Felsefe (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 4 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 28 Mayıs 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Haziran 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.15370/maruifd.1633072 |
| IZ | https://izlik.org/JA72MA63DF |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 68 Sayı: 68 |
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi açık erişimli bir dergidir
Açık Erişim Politikası için tıklayınız.