Recently, social media has emerged as a primary medium through which the social repercussions of certain criminal cases are observed. One such case is the Mattia Ahmet Minguzzi case, which has generated widespread public interest. This study is based on the public repercussions of this case. The analysis of the discourse surrounding the case, which has garnered widespread public attention and debate, and how it has found a place in the public conscience constitutes the main theme of this study. Whether the intense reactions initiated on social media have increased public awareness of the issue and exerted pressure on the course of the case is a matter of debate. Therefore, reactions to criminal incidents on social media are important. Public reactions to the Minguzzi case, which received widespread social media coverage, were examined through posts on Instagram and X platforms. Through thematic analysis, the attention drawn to justice and the judicial mechanism in the tweets was emphasized. On the one hand, the rhetorical strategy employed metaphors such as victimization and demonization, expressing demands for justice through moral values, and on the other, appealing to the consciences of social media users with emotional messages, aiming to provoke a public response and raise awareness. The posts resonating on digital platforms regarding the Ahmet Minguzzi case, which constitutes the subject of this study's discourse analysis, are a compelling example of how the pursuit of justice can become a shared experience in today's society. Therefore, social media is not only a platform for the free exchange of individual expressions, but also an indispensable tool for everyone, thanks to its effectiveness in fostering social change and awareness. It is a fact that this digital power can easily transform individual demands into social problems, ultimately creating public consensus on this and similar sensitive issues. In this context, social media is seen as the most effective means of mobilizing public opinion in support of calls for justice, particularly in legal proceedings.
İletişim teknolojilerinin gelişmesi ile iletişimin yadsınamaz bir parçası haline gelen sosyal medya, son zamanlarda bazı ceza davalarına yönelik süreçlerin toplumsal yansımalarının da görüldüğü ana mecra olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan biri de toplumda geniş yankı uyandırmış olan Mattia Ahmet Minguzzi davasıdır. Çalışma, bu davanın kamuoyundaki yansımaları üzerine inşa edilmiştir. Kamoyunda geniş yankı bulmuş ve tartışılmış olan dava ile ilgili söylemlerin analizi ve kamu vicdanında nasıl yer bulduğu çalışmanın ana temasını oluşturmaktadır. Sosyal medyada başlatılan yoğun tepkilerin, konuyla ilgili kamuoyunun farkındalığını artırması ve davanın seyri üzerinde baskı oluşturup oluşturmadığı tartışılan bir konudur. Dolayısıyla, sosyal medyada yer alan suç olaylarına verilen tepkiler önem arz etmektedir. Sosyal medyada geniş yer bulan Minguzzi davasına yönelik kamuoyu tepkileri, Instagram ve X platformlarında yapılmış paylaşımlar üzerinden incelenmeye çalışılmıştır. Tematik analiz aracılığıyla, kullanıcıların tweetlerindeki adalet ve yargı mekanizmasına yaptıkları göndermeler incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda bazı kullanıcıların, bir takım retorik stratejilerle kurbanlaştırma-şeytanlaştırma gibi metaforlara başvurarak ahlaki değerler üzerinden adalet taleplerini dile getirdikleri görülürken, bazı kullanıcıların da duygusal mesajlarla kitlelerin vicdanına seslendiği görülmüştür. Sosyal medya kullanıcılarının bu paylaşımları, bu ve bunun gibi olaylar karşısında toplumsal bir tepki uyandırmayı ve kamuoyu yaratmayı amaçlamaktadır. Çalışmada söylem analizine konu teşkil eden Ahmet Minguzzi davasıyla ilgili dijital mecralarda yankı bulan paylaşımlar, günümüz toplumunda adalet arayışının nasıl ortak bir deneyime dönüşebileceğinin etkin bir örneğidir. Dolayısıyla, sosyal medya yalnızca bireysel ifadelerin özgürce paylaşıldığı bir platform olmanın ötesinde, toplumsal bilinç ve farkındalık yaratmada da önemli bir rol oynamaktadır. Bu dijital gücün, bireysel talepleri kolaylıkla toplumsal sorunlara dönüştürülebildiği ve sonucunda bu ve benzeri hassas konularda kamuoyu birliği yaratabildiği bir gerçektir. Bu bağlamda sosyal medya, özellikle hukuki süreçlerde adalet çağrılarına kamuoyu oluşturmada en etkin yol olarak görülmektedir.
Beyan edilecek bir etik durum bulunmamaktadır.
Hiçbir kurumdan destek alınmamıştır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sosyal Medya Uygulamaları ve Analizi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 30 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 14 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 10 Sayı: 2 |