This study comparatively examines the transformation of Iranian documentary cinema before and after the 1979 Islamic Revolution. Prior to the revolution, particularly from the 1960s onwards, documentary production developed alongside state-sponsored development projects and included aesthetically innovative examples characterized by individual and critical perspectives. In the post-revolutionary period, documentary cinema became an ideological apparatus, foregrounding themes of war and religious sacrifice. Nevertheless, independent filmmakers transformed documentary into a site of resistance by amplifying the voices of marginalized social groups. In this study, literature review and descriptive content analysis were employed as research methods. First, academic works, historical sources, and critiques on Iranian documentary cinema were examined in order to establish a theoretical framework for the field’s development. Subsequently, selected documentary examples from different periods were analyzed through descriptive analysis in terms of their thematic and formal characteristics. In this way, the transformation of documentary cinema before and after the 1979 Islamic Revolution was addressed comparatively, both from a historical perspective and through content analysis. By examining the production conditions, modes of representation, and social functions of both periods, it reveals how documentary cinema in Iran operates not merely as an art form but also as a field of social struggle. In this context, documentary cinema is understood to possess the potential both to reproduce official ideology and to resist it.
Iranian documentary cinema documentary film representation independent cinema.
Bu çalışma, İran belgesel sinemasının 1979 İslam Devrimi öncesi ve sonrasındaki dönüşümünü karşılaştırmalı olarak ele almaktadır. Devrim öncesinde özellikle 1960’lardan itibaren gelişen belgesel üretimi, devlet destekli kalkınma projeleriyle paralel ilerleyen yapımların yanı sıra, bireysel ve eleştirel bakış açısına sahip estetik açıdan yenilikçi örnekler de içermektedir. Devrim sonrasında ise belgesel sinema, ideolojik bir aygıt haline gelmiş, savaş ve dini fedakarlık temaları öne çıkmıştır. Bununla birlikte, bağımsız sinemacılar marjinalize edilmiş toplumsal grupların sesini duyurarak belgeseli bir direniş alanına dönüştürmüştür. Çalışmada yöntem olarak literatür taraması ve betimsel içerik analiz tercih edilmiştir. Öncelikle İran belgesel sinemasına dair akademik çalışmalar, tarihsel kaynaklar ve eleştiriler incelenerek alanın gelişimine dair kuramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Daha sonra farklı dönemlerden seçilen belgesel örnekleri, tematik ve biçimsel özellikleri bakımından betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Bu sayede, belgesel sinemasının 1979 İslam Devrimi öncesi ve sonrasındaki dönüşümü hem tarihsel bir perspektifle hem de içerik çözümlemesi üzerinden karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Çalışmada, iki dönemin üretim koşulları, temsil biçimleri ve toplumsal işlevleri analiz edilerek, belgesel sinemanın İran'da yalnızca bir sanat formu değil aynı zamanda bir toplumsal mücadele alanı olarak nasıl bir işlev gördüğü ortaya konmaktadır. Bu bağlamda belgesel sinemanın hem resmi ideolojiyi yeniden üretme hem de ona karşı direnç gösterme potansiyeli taşıdığı anlaşılmaktadır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Dünya Dilleri, Edebiyatı ve Kültürü (Diğer), Sosyoloji (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 3 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 28 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.32579/mecmua.1757427 |
| IZ | https://izlik.org/JA94AP65BP |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 21 |
MECMUA (CC. BY-NC 4.0), Creative Commons Atıf-Gayrı Ticari 4.0 Lisansı ile lisanslanmış, Libre Açık Erişim’in Elmas Yol (Diamond Open Access) politikasını ve BOAI (Budapeşte Açık Erişim Deklarasyonunu) benimsemiş, Açık Erişimli (Open Access), Akademik, Hakemli Bir Dergidir.