Amaç: Bu çalışmada, ikinci sıra ve ötesinde Nivolumab ile tedavi edilen metastatik renal hücreli karsinom (RCC) hastalarında serum sodyum düzeyinin tedavi etkinliği ve prognoz üzerindeki etkisini değerlendirmeyi amaçladık.
Yöntem: Tek merkezli retrospektif bir çalışma olarak tasarlanan bu araştırmaya 55 hasta (n=55) dahil edildi. Klinikopatolojik faktörler ve serum sodyum seviyeleri, Nivolumab başlamadan önce ve Nivolumab’ın sekizinci haftasında olmak üzere kaydedildi. Hastalar medyan sodyum değerline (Nivolumab öncesi için 138 mEq/L ve sekizinci hafta için 137 mEq/L) göre dikotomize edildi. Sodyum dahil progresyona etki eden faktörler cox-regresyon ile incelendi.
Bulgular: Çalışma popülasyonunun medyan yaşı 63 (33-90) olup, 44'ü (%78.6) erkekti. Tedavi öncesi düşük sodyum (≤138 mEq/L) ve yüksek sodyum (>138 mEq/L) değerine sahip hastalar arasında progresyonsuz sağkalım (PFS) açısından fark bulunmazken (p=0.507), sekizince hafta yüksek sodyum seviyesine (>137 mEq/L) sahip hastalarda PFS, düşük sodyum seviyesine (≤137 mEq/L) sahip hastalardan belirgin şekilde daha uzundu [30.9 ay, %95 GA; (2.0-59.9) ve 3.4 ay, %95 GA; (0.0-7.1); sırasıyla (p<0.001)]. Çok değişkenli analizlerde yalnızca sekizinci hafta sodyum seviyeleri anlamlı bulundu (p<0.001). Nivolumab öncesi düşük ve yüksek sodyum değerine sahip hastalar arasında genel sağkalım (OS) benzerdi (p=0.292). Ancak, sekizinci haftada yüksek sodyum değerine sahip hastalar, düşük değere sahip olanlardan anlamlı şekilde daha uzun OS’ye sahipti [Yüksek sodyum grubu için ulaşılmamış ve düşük sodyum hastalar için 9.1 ay, %95 GA; (0.0-22.6); (p<0.001)].
Sonuç: Bulgularımız, serum sodyum seviyelerinin prognostik ve prediktif değerine işaret eden eski çalışmalarla uyumluydu. Serum sodyumunun kolay, hızlı ve uygun maliyetli bir belirteç olması nedeniyle bu konuyu daha fazla vurgulamak için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır.
Aim: We aimed to evaluate the effect of serum sodium levels on treatment efficacy and prognosis in metastatic renal cell cancer (RCC) patients receiving subsequent line Nivolumab.
Methods: This retrospective, single-center study include 55 patients (n=55). Clinicopathological factors and serum sodium levels were recorded before nivolumab (pre-ICI) initiation and at the eighth week of nivolumab (post-ICI). Patients were divided into two groups according to the median sodium levels for pre-ICI (138 mEq/L) and post-ICI 137 (mEq/L). Cox regression analysis was used to determine proportional hazards.
Results: The median age of the study population was 63 (33-90) and 44 (78.6%) patients were male. Progression-free survival (PFS) ans overall survial (OS) was similar for pre-ICI sodium low and high patients. However, post-ICI sodium-high patients had significantly longer PFS [30.9 months, 95% CI; (2.0-59.9) ve 3.4 months, %95 CI; (0.0-7.1); respectively (p<0.001)] and OS [NR vs 9.1 months, 95% CI; (0.0-22.6); (p<0.001)] than the patients with low post-ICI sodium levels. In the multivariate analyses, the only independent predictor was post-ICI sodium level for both PFS [HR: 0.288; 95% CI 0.149-0.559, (p<0.001)] and OS [HR: 0.239; 95% CI, 0.107-0.533, (p<0.001)].
Conclusion: Our results are consistent with those of previous studies showing the prognostic and predictive value of serum sodium levels. As serum sodium is an easy, fast, and affordable marker, it may be a feasible prognostic marker. More comprehensive studies are needed to highlight this topic.
Bu çalışma tamamen Helsinki Bildirgesine uygun olarak yürütülmüş ve yerel etik kurul onayı alınmıştır.
Yok
Yok
Birincil Dil | İngilizce |
---|---|
Konular | Klinik Onkoloji |
Bölüm | Araştırma Makalesi |
Yazarlar | |
Yayımlanma Tarihi | 1 Nisan 2025 |
Gönderilme Tarihi | 24 Aralık 2024 |
Kabul Tarihi | 21 Şubat 2025 |
Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 1 |
Bu Dergi Creative Commons Atıf-GayriTicari-AynıLisanslaPaylaş 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.