7 Ekim sonrasında bütün dünyanın gözleri önünde sistematik ve Teo-politik bir soykırım yaşanmaktadır. İsrail eliyle ve önemli ölçüde Batılı devletlerin desteğiyle hayata geçirilen bu soykırım her yönüyle kayıt altına alınmaktadır. Binlerce bebek ve çocuğun katledilmesine müdahale edemeyen ya da etmekten imtina eden bir uluslararası sistemle karşı karşıyayız. Başından bu yana sistem krizine bir cevap mahiyetinde olan boykotlar, üniversite kampüslerinde görülen protestolar, Gazze ablukasını delmeyi amaçlayan Sumud gibi filo girişimleri, İsrail soykırımını hukuki boyutlarıyla tartışan ve soykırımı dünya gündeminin bir parçası kılmaya çalışan sembolik mahkemeler İsrail’e karşı direnişin farklı formları olmuşlardır. Toplumsal hareketler ve bunların medyadaki etkisi süreç içerisinde İsrail izolasyonuna ne ölçüde katkı sağlamıştır? İsrail karşıtı bloğu güçlendirmeyi ve soykırımı gündem edinen bu tür sivil inisiyatifler, 1960 sonrası ortaya çıkan savaş karşıtlığı eksenli yeni toplumsal hareketler teorisi üzerinden analiz edilecektir.
Gazze Yeni Sosyal Hareketler Dijital Aktivizm İsrail'in İzolasyonu
Since October 7, a systematic and theopolitical genocide has been unfolding before the eyes of the entire world. This genocide, perpetrated by Israel with significant support from Western states, is being documented in all its dimensions. The current international system has proven unable or unwilling to intervene in the mass killing of thousands of civilians, including children. Given the failure of diplomatic initiatives and the absence of military intervention, it has become necessary to consider alternative forms of resistance against Israel. This study examines the anti-Israel social movements that have gained prominence in Western societies since October 7, 2023, alongside civil initiatives aiming to publicize the genocide globally. Various forms of resistance are discussed, including boycotts as a response to the systemic crisis, university campus protests, flotilla initiatives such as Sumudu aimed at breaching the Gaza blockade, and symbolic tribunals addressing the legal dimensions of the genocide. These civil initiatives, which seek to strengthen the anti-Israel bloc and maintain the genocide on the global agenda, are analyzed through the theoretical framework of new anti-war social movements that emerged after the 1960s.
Gaza Genocide Digital Activism New Social Movements Israel Isolation
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Sosyoloji (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 29 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 18 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 2 |