It is widely accepted that crime is as old as human history. However, the belief that the concept of crime applies not only to adults but also to children has existed throughout history. Since the 18th century, although juvenile delinquency has been acknowledged, the idea that children should be treated differently from adults in terms of punishment has come to the forefront. Subsequently, over time, a consensus emerged to address juvenile delinquency under the concept of “children driven to crime.” Today, different perspectives exist within society regarding this concept. One perspective rejects the notion of “children driven to crime” and argues that such individuals should be tried in the same way as adults, while the other examines the sociological, psychological, or ideological foundations that may drive these children to crime. A review of the literature reveals that explanations for the criminal behavior of children driven to crime in society and in the media have been made by numerous theories and theorists. However, many of these theories focus on exploring the underlying causes of criminal behavior. Therefore, the aim of this study is to examine, within the context of the Ahmet Minguzzi case, the impact of social media discourses on the X platform particularly posts under the hashtags #ahmetminguzziiçinadalet, #suçasürüklenençocuk, and #suçasürüklenençocuklar on the identity construction of children driven to crime, as well as the role of moral panic in this process, using the method of critical discourse analysis. The study seeks to reveal the ideological structures of the discourses, the social power relations, and how victims and offenders are othered by employing Van Dijk’s socio-cognitive model, labeling theory, subculture theory, and the concept of moral panic. In this context, it aims to analyze how social media shapes perceptions of juvenile delinquency and the societal consequences of these perceptions, such as stigmatization, demands for punishment, or debates on rehabilitation.
Juvenile delinquent X platform Moral panic Discourse Labeling.
Suç insanlık tarihi kadar eski bir olgu olduğu görüşü kabul görmektedir. Ancak, suç kavramının yalnızca yetişkinler için çocuklar içinde geçerli olduğu inancı tarihsel süreçte yer almaktadır. 18. Yüzyıldan bu yana çocuk suçluluğu her ne kadar kabul görse de cezalandırılma konusunda yetişkinlere göre farklılık göstermesi gerektiği fikri ön plana çıkmıştır. Bunu takiben süregelen zamanda çocuk suçluluğuna dair fikir birliği suça sürüklenen çocuklar başlığı altında değerlendirilmiştir. Günümüzde genel toplumda suça sürüklenen çocuk kavramı üzerine farklı görüşler ortaya çıkmaktadır. Bir yandaki fikir suça sürüklenen çocuk kavramının var olamayacağı ve bu kişilerin tıpkı yetişkin gibi yargılanmaları gerektiği inancını savunurken, diğer yanda ise bu çocukları suça iten sosyolojik, psikolojik ya da ideolojik temellerin neler olabileceğini irdelemektedir. Literatüre bakıldığında ise toplumdaki ve medyadaki suça sürüklenen çocukların suç davranışlarına ilişkin açıklamalar pek çok kuram ve kuramcı tarafından yapılmaktadır. Ancak, bu kuramların birçoğu suç davranışının altındaki nedenleri irdelemeye ilişkindir. Dolayısıyla bu çalışmanın amacı, Ahmet Minguzzi vakası özelinde, X platformundaki sosyal medya söylemlerinin #ahmetminguzziiçinadalet, #suçasürüklenençocuk ve #suçasürüklenençocuklar hashtag’leri altında yer alan paylaşımların suça sürüklenen çocukların kimlik inşasına etkisini ve bu süreçte ahlaki paniğin rolünü eleştirel söylem analizi yöntemiyle incelemektir. Çalışma, Van Dijk’in sosyo-bilişsel modeli, etiketleme kuramı, altkültür kuramı ve ahlaki panik kavramlarını kullanarak, söylemlerin ideolojik yapılarını, toplumsal güç ilişkilerini ve mağdur ile suçluların nasıl ötekileştirildiğini ortaya koymayı hedeflemektedir. Bu bağlamda, sosyal medyanın çocuk suçluluğu algısını nasıl şekillendirdiğini ve bu algının damgalama, cezalandırma talepleri veya rehabilitasyon tartışmaları gibi toplumsal sonuçlarını analiz etmeyi amaçlamaktadır.
Suça sürüklenen çocuk X platformu Ahlaki panik Söylem Etiketleme.
Bu çalışma saha araştırması içermemekte olup, insan ve hayvan denekleri üzerinde herhangi bir uygulama ya da müdahale yapılmamıştır. Kullanılan tüm veriler kamuya açık ve erişilebilir kaynaklardan temin edilmiştir. Bu nedenle, etik kurul onayı alınmasına gerek bulunmamaktadır. Araştırma sürecinde etik ilkelere azami özen gösterilmiş olup, çalışmada kullanılan verilerin kullanımı ile ilgili herhangi bir özel izin veya onaya ihtiyaç duyulmamıştır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İletişim ve Medya Çalışmaları (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 12 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 20 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 27 Ekim 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 2 |