2020 started with a global pandemic and within months the Coronavirus Disease (COVID-19) spread to almost every country in the world. Due to the long incubation period and high contagiousness, most countries started quarantine and social distancing became a new way of life. Türkiye started to fight against the disease by taking the necessary precautions during the first cases of COVID-19.
For this purpose, a COVID-19 guide was prepared by the Turkish Ministry of Health and a weekend curfew was applied for the first time on April 11, 2020. However, pandemic measures were not implemented in inland waters or in macro and micro-scale enterprises engaged in aquaculture. In this study, we examined the potential impacts of COVID-19 on the Turkish aquaculture sector and discussed the impacts of the disease control strategies implemented by the Turkish government on the fisheries sector. This study was conducted in two stages. Firstly, it examined the effects of COVID-19 on the fishing sector in 2020. Secondly, it discussed the total (sea, inland water, brackish water and aquaculture) production amounts in the Turkish Fisheries sector between 2020-2021 and 2022. Related-Samples Friedman's two-way analysis of variance by ranks were used to reveal the statistical difference for each group (sea, inland water, brackish water and aquaculture) between 2020-2021 and 2022. Before performing this test, the assumption of normal distribution was tested using the Kolmogorov-Smirnov test. The error level was set as 0.05 in statistical analysis and calculations were performed using IBM SPSS 25.0 program.
According to the results of this study, the total production (sea, inland waters, brackish waters and aquaculture) in Türkiye in 2022 was over 800 thousand tons. However, the amount of production obtained from fishing in Türkiye in 2021 was 6% less than that in the previous year. In recent years, Türkiye’s aquaculture exports have increased significantly in parallel with advancements in fisheries production and processing technologies, positioning the country as a net exporter of fisheries products.
The COVID-19 pandemic presented significant challenges to Türkiye's aquaculture sector. Disruptions in production processes, labor losses, and logistical problems negatively impacted the efficiency of the industry. While the closure of restaurants and the stagnation of tourism decreased the demand for fresh fish in the domestic market, the demand for processed seafood increased. Exports also declined due to the slowdown in global trade. However, the process of digitalization accelerated, with online sales and social media marketing gaining importance. Additionally, Innovative solutions to enhance sustainability such as increasing product diversity by introducing new species were emphasized. The Turkish government provided incentives to support small and medium-sized enterprises and tried to help the sector recover from the crisis.
As a result, although COVID-19 created short-term challenges, it also presented long-term opportunities such as digitalization and sustainability. In this study, some useful suggestions are made to ensure the sustainability and growth of the fisheries sector in the context of COVID-19. Furthermore, as Türkiye shares similar sectoral characteristics with many European countries, these findings are expected to serve as an example for other nations.
Özet
2020 küresel bir pandemiyle başladı ve aylar içinde Koronavirüs Hastalığı (COVID-19) dünyanın hemen hemen her ülkesine yayıldı. Uzun kuluçka dönemi ve yüksek bulaşıcılığı nedeniyle çoğu ülke karantinaya girdi ve sosyal mesafe yeni bir yaşam biçimi haline geldi. Türkiye, ilk COVID-19 vakaları sırasında gerekli önlemleri alarak hastalıkla mücadele etmeye başladı.
Bu amaçla, Sağlık Bakanlığı tarafından bir COVID-19 rehberi hazırlandı ve 11 Nisan 2020'de ilk kez hafta sonu sokağa çıkma yasağı uygulandı. Ancak iç sularda veya su ürünleri yetiştiriciliği yapan makro ve mikro ölçekli işletmelerde pandemi önlemleri uygulanmadı. Bu çalışmada, COVID-19'un Türk su ürünleri yetiştiriciliği sektörü üzerindeki potansiyel etkilerini inceledik ve Türk hükümeti tarafından uygulanan hastalık kontrol stratejilerinin balıkçılık sektörü üzerindeki etkilerini ele aldık. Bu çalışma iki aşamada yürütülmüştür. İlk olarak, COVID-19'un 2020 yılında balıkçılık sektörü üzerindeki etkileri incelenmiştir. İkinci olarak, 2020-2021 ve 2022 yılları arasında Türkiye Balıkçılık sektöründeki toplam (deniz, iç su, acı su ve su ürünleri) üretim miktarları ele alınmıştır. İlişkili Örneklemler Friedman'ın iki yönlü varyans analizi, 2020-2021 ve 2022 yılları arasında her bir grup (deniz, iç su, acı su ve su ürünleri) için istatistiksel farkı ortaya koymak amacıyla kullanılmıştır. Bu test yapılmadan önce, normal dağılım varsayımı Kolmogorov-Smirnov testi kullanılarak test edilmiştir. İstatistiksel analizde hata düzeyi 0,05 olarak belirlenmiş ve hesaplamalar IBM SPSS 25.0 programı kullanılarak yapılmıştır.
Bu çalışmanın sonuçlarına göre, Türkiye'de 2022 yılında toplam üretim (deniz, iç su, acı su ve su ürünleri) 800 bin tonun üzerindedir. Ancak Türkiye'de 2021 yılında balıkçılıktan elde edilen üretim miktarı bir önceki yıla göre %6 daha azdı. Son yıllarda, Türkiye'nin su ürünleri ihracatı, balıkçılık üretim ve işleme teknolojilerindeki gelişmelere paralel olarak önemli ölçüde artmış ve ülkeyi net su ürünleri ihracatçısı konumuna getirmiştir.
COVID-19 salgını, Türkiye'nin su ürünleri sektörüne önemli zorluklar getirmiştir. Üretim süreçlerindeki aksamalar, iş gücü kayıpları ve lojistik sorunlar, sektörün verimliliğini olumsuz etkilemiştir. Restoranların kapanması ve turizmdeki durgunluk, iç pazarda taze balığa olan talebi azaltırken, işlenmiş deniz ürünlerine olan talebi artırmıştır. Küresel ticaretteki yavaşlama nedeniyle ihracat da düşüş göstermiştir. Ancak, dijitalleşme süreci hızlanmış ve çevrimiçi satışlar ve sosyal medya pazarlaması önem kazanmıştır. Ayrıca, yeni türlerin tanıtılmasıyla ürün çeşitliliğinin artırılması gibi sürdürülebilirliği artırmaya yönelik yenilikçi çözümler vurgulanmıştır. Türkiye hükümeti, küçük ve orta ölçekli işletmeleri desteklemek için teşvikler sağlamış ve sektörün krizden kurtulmasına yardımcı olmaya çalışmıştır. Sonuç olarak, COVID-19 kısa vadeli zorluklar yaratsa da dijitalleşme ve sürdürülebilirlik gibi uzun vadeli fırsatlar da sunmuştur. Bu çalışmada, COVID-19 bağlamında balıkçılık sektörünün sürdürülebilirliğini ve büyümesini sağlamak için bazı faydalı önerilerde bulunulmaktadır. Ayrıca, Türkiye birçok Avrupa ülkesiyle benzer sektörel özelliklere sahip olduğundan, bu bulguların diğer ülkeler için de örnek teşkil etmesi beklenmektedir.
COVID-19 Türkiye su ürünleri yetiştiriciliği balık üretimi ihracat ithalat
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Avlanma Sonrası Balıkçılık Teknolojileri (Ulaşım dahil), Balık Yetiştiriciliği, Su Ürünleri Teknolojileri |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 21 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 11 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 11 Sayı: 4 |
Menba Kastamonu Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dergisi olarak 2013'te kurulan dergimiz,
MEMBA Su Bilimleri Dergisi olarak yayın hayatına devam etmektedir.
-----------
MEMBA Su Bilimleri Dergisi, Kastamonu Üniversitesi tarafından yayımlanan, uluslararası, hakemli ve açık erişimli bilimsel bir dergidir. Dergi, sucul bilimler ve su kaynaklarına ilişkin temel ve uygulamalı bilimsel araştırmaların yayımlanmasını teşvik etmeyi, disiplinler arası bilimsel iletişimi güçlendirmeyi ve bu alandaki bilgi birikimini artırmayı amaçlamaktadır. Dergi yılda dört sayı olarak( Mart, Haziran, Eylül, Aralık aylarında) Türkçe ve İngilizce orjinal makaleler, kısa notlar, teknik notlar, raporlar ve derlemelere yer verir.
MEMBA Su Bilimleri Dergisi
TRDizin, SOBIAD, ASCI, CAB Direct, Google Scholar, Paperity, Asosindex, Academic Journal Index, CNKI Scholar
dizinlerinde taranmaktadır.
----------
Dergimize makale yükleme sırasında intihal benzerlik raporu yüklemek zorunlu ve bu raporun intihal benzerlik oranının % 30'un altında olması gerekmektedir. Bu raporu yazarlar makale yükleme sırasında göndermelidir.
Dergimize yüklenen Türkçe ve İngilizce makalelerde Türkçe ve İngilizce özetlerin bulunması zorunludur.