Aim: Cryptogenic stroke is defined as brain infarction that is not attributable to a source of definite cardioembolism, large vessel atherosclerosis or small artery disease despite a standart vascular, cardiac and serologic evaluation. Cryptogenic stroke constitutes about a third of patients (35%). Although many possible mechanisms have been described in its etiology, mostly cardiac sources have been accused. Paroxysmal atrial fibrillation is one of the causes. Embolism from the heart or ascending aorta sometimes can cause infarcts in single artery territory and sometimes in multiple artery territories, in contrast, embolism from internal carotid artery or vertebral arteries can cause infarcts in only one artery territory. In this study, we investigated whether there is a difference in the presence of paroxysmal atrial fibrillation in patients with infarcts in one or more territories. Method: For this purpose, we devided the cerebral circulation into 3 main territories; right front, left front and posterior circulation. We included patients with infarcts in any of these two territories into multiple cerebral infarction group and patients with infarcts in any of these territories into single cerebral infarction group. In both groups thirty patients with cryptogenic stroke who were similar in terms of age and gender distribution were included. 24-hour Holter eletrocardiography, 12-lead eletrocardiography, transthorasic echocardiography, brain magnetic resonance imaging, computed tomography and/or magnetic resonance angiography were performed to all patients. Results: Paroxysmal atrial fibrillation was detected 26.7% (n=8) in multiple cerebral infarction group and 20.0% (n=6) in single cerebral infarction group. Conclusion: There was no significant difference in paroxysmal atrial fibrillation incidence between the groups. (p=0.260) The absence of a statistically significant difference may be due to the small number of patients.
Paroxysmal atrial fibrillation holter eletrocardiography cryptogenic stroke
Amaç: Kriptojenik inme, standart vasküler, kardiyak veya serolojik değerlendirmeye rağmen kardiyoembolizm, büyük damar aterosklerozu veya küçük arter hastalığı gibi belli bir etiyolojiye kesin olarak bağlanamayan beyin enfarktüsü olarak tanımlanır. Hastaların yaklaşık üçte birini (%35) oluşturmaktadır. Patofizyolojisinde birçok olası mekanizma tanımlanmış olmasına rağmen daha çok kardiyak nedenler suçlanmıştır. Paroksismal atriyal fibrilasyon bu nedenlerden biridir. Internal karotis arter veya vertebral arterlerden kaynaklanan emboli tek sulama alanında enfarkt ile karşımıza çıkarken, kalp ya da asendan aortadan kaynaklanan emboli bazen bir, bazen birden fazla arter sulama alanında enfarkt ile karşımıza çıkabilmektedir. Buradan yola çıkarak çalışmamızda tek veya birden fazla sulama alanında enfarktı olan hastalarda, paroksismal atriyal fibrilasyon varlığı açısından fark olup olmadığını araştırdık. Yöntem: Bu amaçla, serebral dolaşımı üç ana alana ayırdık; sağ ön, sol ön ve arka dolaşım. Bu alanların herhangi ikisinde enfarktı olan hastaları multiple serebral enfarkt, tek alanda enfarktı olanları ise tek serebral alan enfarkt grubuna dahil ettik. Her iki gruba yaş ve cinsiyet dağılımı açısından benzerlik gösteren otuzar kriptojenik inme hastası aldık ve tüm hastalara 24 saat süre ile Holter elektrokardiyografi, 12 derivasyonlu elektrokardiyografi, transtorasik ekokardiyografi, beyin manyetik rezonans görüntüleme, bilgisayarlı tomografi ve/veya manyetik rezonans anjiografi uyguladık. Bulgular: Paroksismal atriyal fibrilasyon, multiple serebral enfarkt grubunda %26.7 (n=8) ve tek serebral alan enfarkt grubunda %20.0 (n=6) oranında gözlendi. Sonuç: Paroksismal atriyal fibrilasyon oranları açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. (p=0.260) İstatiksel olarak gruplar arasında anlamlı fark olmaması hasta sayımızın az olmasından kaynaklanmış olabilir.
Herhangi bir kurum ya da kuruluş tarafından desteklenmemiştir.
Holter EKG sonuçlarının değerlendirilmesine katkı sağlayan Prof. Dr. Ahmet Çamsarı’ya verdiği destekten dolayı teşekkür ederim.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sağlık Kurumları Yönetimi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Haziran 2020 |
| Kabul Tarihi | 15 Haziran 2021 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Aralık 2021 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2021 Cilt: 14 Sayı: 3 |
Mersin Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi Doç. Dr. Gönül Aslan'ın editörlüğünde Mersin Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsüne bağlı olarak 2008 yılında yayımlanmaya başlanmıştır. Prof. Dr. Gönül Aslan Mart 2015 tarihinde görevini Prof. Dr. Caferi Tayyar Şaşmaz'a devretmiştir. Prof. Dr. Caferi Tayyar Şaşmaz Baş editörlük görevini 01 Ocak 2023 tarihinde Prof.Dr. Özlem İzci Ay'a devretmiştir.
Yılda üç sayı olarak (Nisan - Ağustos - Aralık) yayımlanan dergi multidisipliner hakemli bir bilimsel dergidir. Dergide araştırma makaleleri yanında derleme, olgu sunumu ve editöre mektup tipinde bilimsel yazılar yayımlanmaktadır. Yayın hayatına başladığı günden beri eposta yoluyla yayın alan ve hem online hem de basılı olarak yayımlanan dergimiz, Mayıs 2014 sayısından itibaren sadece online olarak yayımlanmaya başlamıştır. TÜBİTAK-ULAKBİM Dergi Park ile Nisan 2015 tarihinde yapılan Katılım Sözleşmesi sonrasında online yayın kabul ve değerlendirme sürecine geçmiştir.
Dergimiz açık erişim politikasını benimsemiş olup, dergimizde makale başvuru, değerlendirme ve yayınlanma aşamasında ücret talep edilmemektedir. Dergimizde yayımlanan makalelerin tamamına ücretsiz olarak Arşivden erişilebilmektedir.
Bu dergide yayımlanan yazılar, Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.