Bu makale, tekno-milliyetçilik ve teknoloji egemenliği stratejilerinin teknolojik öğrenme ve yerli üretim kabiliyetlerini, özellikle de MR teknolojisinin geliştirilmesini nasıl etkilediğini analiz ederek Türkiye ve Brezilya'yı ekonomi-politik çerçevede karşılaştırmaktadır. Hızlı teknolojik ilerlemeler ve jeopolitik değişimler, devletleri teknolojik özerklik, tedarik zinciri esnekliği ve ulusal güvenliği vurgulayan sanayi politikalarını yeniden gözden geçirmeye itmiştir. Türkiye'nin “yerli-milli” yaklaşımı, teknolojik öğrenmeyi engelleyen güçlü tekno-milliyetçi eğilimler sergilerken, Brezilya'nın daha açık, işbirliğine dayalı stratejisi teknoloji transferini kolaylaştırmış ve yerli üretim yeteneklerini önemli ölçüde geliştirmiştir. MR teknolojisi, karmaşıklığı, sağlık hizmetleri açısından stratejik önemi ve çok uluslu şirketlerin hakim olduğu yoğunlaşmış küresel pazar nedeniyle ideal bir bağlam sunmaktadır. Bulgular, Türkiye'nin sınırlı kurumsal uyum ve küresel entegrasyon ile karakterize edilen tekno-milliyetçi stratejisinin teknolojik kabiliyet inşasını kısıtladığını ortaya koymaktadır. Buna karşılık, Brezilya'nın yapılandırılmış politika müdahaleleri ve uluslararası işbirliği ile desteklenen üretimin yerelleşmesi politikası, etkili teknolojik öğrenme ile sonuçlanmıştır. Bu araştırma, literatürde karşılaştırmalı olarak nadiren incelenmiş bir alan olan Türkiye'nin hibrit stratejisini inceleyerek yeni içgörüler sunmakta ve böylece gelişmekte olan ekonomilerde teknoloji egemenliği ve tekno-milliyetçilik tartışmalarını zenginleştirmektedir.
This paper compares Türkiye and Brazil within a political-economy framework, analyzing how techno-nationalism and technology sovereignty strategies affect technological learning and indigenous production capabilities, specifically in MRI technology development. Rapid technological advancements and geopolitical shifts have triggered governments to reconsider industrial policies, emphasizing technological autonomy, supply chain resilience, and national security. While Türkiye's “indigenous-national” approach exhibited strong techno-nationalistic tendencies, hindering effective technological learning, Brazil's more open, collaborative strategy significantly facilitated technology transfer and indigenous capabilities. MRI technology provides an ideal context due to its complexity, strategic healthcare importance, and concentrated global market dominated by multinational corporations. The findings reveal that Türkiye’s nationalistic strategy, characterized by limited institutional alignment and global integration, constrained technological capability building. In contrast, Brazil’s strategic localization, supported by structured policy interventions and international collaboration, resulted in effective technological learning and industrial success. This research provides novel insights by examining Türkiye’s hybrid strategy, an area rarely explored comparatively in existing literature, thus enriching discussions on technology sovereignty and techno-nationalism in emerging economies.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Araştırma, Bilim ve Teknoloji Politikası |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 26 Mayıs 2025 |
| Kabul Tarihi | 19 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 52 Sayı: 2 |