Antik dünyanın animistik inanışlarından günümüze doğaya ait pek çok un-sur, inançlar içerisinde değişen önemlerde kendisine yer bulmuştur. Güneş, ay, yıldızlar gibi göksel kültler ile yükseklik, dağ gibi topografik kültler ve su kültü en yaygın doğal dini temalardır. Zamanla doğa / mekân ayrılmaz biçimde inanç ile bütünleşmiş ve coğrafi mekânın bazı bölümleri kutsiyet kazanmıştır. Bir yeryüzü parçasının kutsal kabul edilmesi genellikle karma-şık bir süreç olmamakla birlikte pek çok nedenle ilgilidir. Dolayısıyla mekân içinde kutsalın kapsamı çok geniştir. Kutsal şehirler, kutsal dağlar, kutsal yapılar, kutsal nehirler, kutsal mağaralar, kutsal mezarlar bunlardan bazılarıdır. Alevî inancı içerisinde doğal kültler oldukça belirgindir. Doğa bütü-nüyle kutsaldır ve dini kişiliklerle de ilişkilidir. Nitekim Tunceli’de yaygın inanış olan Alevîlik inancında doğaya ait pek çok öge bulunmaktadır. Özellikle dini ziyaret yerleri ile coğrafi mekân ve doğal çevre arasında doğrudan bir ilişki bulunmaktadır. Nitekim Tunceli’deki ziyaret yerlerinde, “sıra dışı”,“olağanüstü” ve “benzersiz” olarak yorumlanabilecek coğrafi fenomenlere sıkça rastlanmaktadır. Bu coğrafi olağanüstülük algısı, zaman içinde ilahi bir iz ve “alamet” olarak değerlendirilmiştir. Tunceli heybetli dağları, derin vadileri, coşkun akarsuları ile hayranlık uyandırıcı zengin coğrafi / topografik varlıklara sahiptir. Böylelikle doğada ilahi olanla insanı buluşturduğuna inanılan hiyerofanik yapılar ortaya çıkmıştır. Bu çalışma, ülkemizde coğrafi mekânla kutsalın etkileşimi üzerine coğrafya perspektifiyle yapılan ilk çalışmalardan biridir. Çalışmanın amacı, Tunceli’deki ziyaretgâhların coğrafi çevre özelliklerini dikkate alarak, bu yerlerin kutsallık kazanmasında coğrafi fenomenlerin ve doğal çevre özelliklerinin etkisini araştırmaktır. Çalışmanın ilk bölümünde nazari çerçeve oluşturulmuş, ikinci bölüm arazi gözlem ve inceleme yöntemiyle toplanan verilerin değerlendirilmesine ayrılmıştır. Ayrıca ziyaret yerleri haritalandırılmış ve fotoğraflandırılmıştır.
Çalışmada etik beyan gerektiren herhangi bir içerik bulunmamaktadır
Çalışma herhangi bir kurum tarafından desteklenmemiştir
Herhangi bir kişi veya kuruma teşekküre gerek duyulmamıştır
From the animistic beliefs of the ancient world to the present day, many elements of nature have found their place within beliefs, with varying im-portance. Celestial cults such as the sun, moon, and stars, as well as topog-raphic cults such as heights and mountains, and water cults are the most common natural religious themes. Over time, nature and space have beco-me inextricably linked with belief, and certain parts of a geographical space have acquired sacredness. While the recognition of a piece of land as sacred is generally not a complex process, it is related to many reasons. Therefore, the scope of the sacred within space is very broad. Sacred cities, sacred mo-untains, sacred structures, sacred rivers, sacred caves, and sacred tombs are some of these. Natural cults are quite prominent within the Alevî faith. Na-ture is entirely sacred and is also associated with religious figures. Indeed, the Alevî faith, a widespread belief in Tunceli, contains many elements rela-ted to nature. There is a direct relationship, particularly between religious sites of pilgrimage, geographical space, and the natural environment. In-deed, in Tunceli's pilgrimage sites, geographical phenomena that can be in-terpreted as "extraordinary," "extraordinary," and "unique" are frequently encountered. This perception of geographical extraordinaryness has been interpreted over time as a divine trace and "sign." Tunceli boasts awe-inspiringly rich geographical/topographical features, including majestic mountains, deep valleys, and rushing streams. This has given rise to hierop-hanic structures believed to connect humanity with the divine in nature. This study is one of the first in Turkey to examine the interaction between geographical space and the sacred from a geographic perspective. The aim of this study is to examine the impact of geographical phenomena and natu-ral environmental features on the sanctity of places of pilgrimage in Tunceli, taking into account their geographical environmental characteristics. The first section of the study establishes a theoretical framework, while the se-cond section is devoted to evaluating data collected through field observa-tion and survey. Furthermore, the pilgrimage sites were mapped and pho-tographed.
There is no content in the study that requires ethical declaration.
The study was not supported by any institution.
There is no need to thank any person or institution.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Dini Araştırmalar (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 29 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 20 Ocak 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Şubat 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.56720/mevzu.1813112 |
| IZ | https://izlik.org/JA65SF53FM |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 15 |
Mevzu – Sosyal Bilimler Dergisi Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY NC) ile lisanslanmıştır.
SHERPA ROMEO | LOCKSS | Crossref Üstveri Raporu | DOI | OAI