Obolar şekil olarak farklılıklar gösterse de dünya üzerindeki tüm coğrafyalarda bulunmaktadır. Obolar, üst üste yığılı taşlardan yapılabildiği gibi kuru duvar biçiminde örülmüş kuleye benzeyen örneklere de sahiptir. Çoğunlukla kült alanlarını göstermek için yapılan oboların, arazi sınırlarını belirtmek, yol güzergâhlarında kaybolmayı engellemek gibi değişik işlevler için inşa edildikleri anlaşılmakta olup bu mimari ögeler halk mimarisi kapsamında değerlendirilebilir. Oboların daha önce yayınlara konu olmamış bir örneği de Adıyaman ili Gerger ilçesi Çamiçi köyü kadastro sınırlarında görülmüştür. Saha araştırmasında tespit edilen obolarla ilgili gerekli envanter çalışmaları sonrasında bölgede yaşayan halktan bilgi alınmıştır. Çalışmada oboların kökeniyle ilgili bilgi verilmiş ve tarihî kaynaklardaki izleri anlatılmıştır. Bölgede bulunan oboların ne zaman ve kimler tarafından nasıl yapıldığına yönelik sorulara yanıtlar aranmıştır. Oboların bulunduğu noktada bir de şehit mezarı olarak nitelendirilen etrafı irili ufaklı taş yığınlarıyla çevrili bir alan daha belirlenmiştir. Bu nedenle oboların bulunduğu bölge ve şehit mezarının konumlandığı yerler birbirinden ayrı ele alınmıştır. Arazi yüzeyinde irili ufaklı yüzlerce obo tespit edilmiştir. Bunların en dikkat çekici olanları dağın kuzey yamacında yer almaktadır. Buradaki obolar, taşların birbiri üzerine kuru duvar örgüsü biçiminde yerleştirilmesi sonucunda yükselen silindirik kule görünümlü örneklerden müteşekkildir. Aynı noktadaki sekiz obonun yüksekliği 100 cm’den daha fazla olarak ölçülmüştür. Köydeki yaşlılardan alınan bilgilere göre, bölge en az üç yüz yıldır bilinmekte ve ahali tarafından ziyaret edilmektedir. Bu ziyaretler sadece Çamiçi köyüyle sınırlı olmayıp çevre köyleri de kapsamaktadır. Ziyaretler sırasında oboların yanında kurbanlar kesildiği aktarılmıştır. Halk arasında bu bölgenin “ziyaret” ve “Hacıbaz” gibi isimlerle anıldığı belirtilmiştir. Obolara yapılan ziyaretlerin genel amacı dertlere derman, hastalıklara şifa, Tanrıya dua olarak sıralanabilir. Ayrıca bölgeden alınan taş ve toprağın şifalı olduğuna inanılarak kadınlar tarafından yenildiği bilinmektedir. Tarımla uğraşan kimselerin de bu taş ve toprağı tarlalarına saçarak zararlı böcek ve bitkilerden mahsullerini koruyacağına inanıldığı aktarılmıştır. Karşılaşılan bu oboların Anadolu içerisinde de benzerlerinin olduğu görülmüştür. Benzer ziyaretlerin yapıldığı çeşitli alanlara çalışma içerisinde ayrıntılı ve karşılaştırmalı biçimde değinilmiştir. Ankara, Çankırı, Denizli, Elâzığ, Gaziantep, Muğla, Mersin, Sivas, Şanlıurfa, Tunceli gibi şehirlerde rastlanılan örneklerin olduğu bölgedeki insanların da Çamiçi obolarına gelen kişilerle benzer gelenekleri devam ettirdiği anlaşılmıştır. Bunlar içerisinden en önemlileri kurban ve adak geleneğinin devam ettirilmesidir. Ortak özelliklerden bir diğeri hastalıklara şifa aranmasıdır. Çocuğu olmayan ailelerin de yine oboların bulunduğu alanlara geldiği ve çocuk sahibi olabilmek için çeşitli adaklarda bulundukları ortak özellikler arasında yerini almıştır. Günümüzde oboların benzerlerine Asya coğrafyasındaki ülkelerde sıklıkla rastlanmaktadır. Biçimsel olarak ortak özellikler gösteren emsalleri Kazakistan, Kırgızistan, Moğolistan ve Tuva gibi ülkelerde tespit edilmektedir. Bunun yanında tarihsel kayıtlarda da oboların varlığının görülmesi, bu geleneğin kaya resmi, geyikli taş, taş plaka mezarlar ve kurgan mezarlarla bağlantılı olarak çok daha eski dönemlerden bu yana sürdürülen bir gelenek olabileceğini akla getirmektedir.
Oboo, known as cairn in Western literature, denotes sacred stone mound found generally in high places. Although Oboos vary in shape, they are found across the world. They may be made of stones piled on top of each other, or tower-like structures built in the form of dry stone. Oboos, which are often built to indicate cult sites, were used in such several functions as defining the boundaries of a land or preventing people from losing their way on the road. A typical example of this kind of Oboo structure was found in the cadastral boundaries of Çamiçi in Gerger, Adıyaman, and has not been published to date. After the inventory work on the Oboos detected during the fieldwork, a number of interviews were conducted with the inhabitants of the region and detailed information was obtained. There is also a precinct surrounded by large and small piles of stones at the spot where the Oboos are located. This place is regarded as a martyrium. Therefore, these two structures of different characters were examined independently from each other. Of the hundreds of Oboos of various size identified on the present surface, those located on the northern slope of the mountain are the most remarkable. The Oboo examples examined here are composed of cylindrical tower-like stone structures built by placing the stones on top of each other without using mortar. The average height of the Oboos in the area measures some 100 centimeters. According to the information obtained from the elders of the village through face-to-face interviews, the area has been known and visited by the local people for at least three hundred years. Apart from the Çamiçi village, such visits, including sacrifices made near the Oboos, are known to have been made to the surrounding villages as well. This region is known by such names as "Ziyaret" and "Hacıbaz" among the people. The main purposes of the visits to the Oboos may be listed as a cure for troubles, heling from diseases, and prayer to the God. The visitors also known to have been taking the stones and the soil to eat with a view to healing. Farmers are also known to have collected the stones and the soil and scattered them on their fields so as to protect their crops from harmful insects and plants. This study also examines the other Oboos scattered in other parts of Anatolia. It is clear that the locals of the regions such as Ankara, Çankırı, Denizli, Elazığ, Gaziantep, Muğla, Mersin, Sivas, Şanlıurfa, and Tunceli share the similar tradition with the people visiting the Çamiçi Oboos, the most important of which are the tradition of sacrifice and offering. Another common belief is the search for healing for diseases. Families without children are also known to come to the areas where Oboos are located and to make various sacrifices with a view to having children. Similar Oboos to those in Anatolia are also known from the region in Asia. Especially those located in such regions as Kazakhstan, Kyrgyzstan, Mongolia, and Tuva bear strong resemblance to the examples of Anatolia. The presence of Oboos in the earlier written sources suggests that the origin of the tradition goes back to much earlier times along with the associated structures such as rock painting, deer stone, stone plate graves, and kurgan graves. This article also examines the origins of Oboos based on archaeological and written evidence by questioning the timeframe, location and initiators of these structures.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kültürel Miras, Arşiv ve Müze Çalışmaları (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 2 Nisan 2024 |
| Kabul Tarihi | 21 Ağustos 2024 |
| Yayımlanma Tarihi | 18 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.58242/millifolklor.1446871 |
| IZ | https://izlik.org/JA28AW65ZL |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 19 Sayı: 148 |