MÖ 800 civarında Orta Asya’da yaşanan kuraklık sonucunda İskitler, Karadeniz’in kuzeyindeki bozkırlara göç etmiş ve böylece Avrasya bozkırlarında İskit Çağı başlamıştır. Bu göç ve yayılım İskitlerin Çin, Pers, Asur ve Grek kaynaklarında farklı adlarla (Saka, Sai, Aşguzai, Skythai) anılmasına neden olmuştur. Herodotos, Grek kaynaklarında Skythai, Pers kaynaklarında ise Saka olarak belirtilen kavmin aynı soydan geldiğini belirtmiştir. İskitler konargöçer bir yaşam sürdürerek avcılık, hayvancılık ve akınlarla hayatlarını şekillendirmiştir. Bu yaşam biçimi kahramanlık destanlarının temelini oluşturmuştur. Kahramanlık anlatıları hem İskitlerin hem de çağdaşı kavimlerin yazılı kaynaklarında yer almıştır. Oğuz Kağan, Alp Er Tonga ve Şu destanları bu bağlamda öne çıkar. Oğuz Kağan Destanı’nda Oğuz’un evlenmesi, çocuklarının olması ve ülkesini oğulları arasında paylaştırması anlatılır. Herodotos’un eserinde İskitlerin atası Targitaos’un çocuklarıyla ilgili anlatımlar Oğuz Kağan Destanı ile benzerlik gösterir. Destan kahramanı Afrasyap’ın Türkçe adı Alp Er Tonga olarak kaynaklarda geçer. Bu kahramanın adından Grek kaynaklarında Madyas, Asur kaynaklarında ise Maduva olarak söz edilir. Herodotos, İskit ordusunun başında Prototyas oğlu Madyas’ın bulunduğundan bahseder. MÖ VII. yüzyılın ortalarında İskitlerin Ön Asya’ya akınları sonucunda Alp Er Tonga Destanı’nın oluşmaya başladığı kabul edilir. Bu dönemde Pers-İskit savaşları yoğunlaşmış, Alp Er Tonga destan kahramanı olarak ortaya çıkmıştır. Şu Destanı ise Büyük İskender’in Türkistan seferiyle bağlantılı olarak şekillenmiştir. Kaşgarlı Mahmud’un aktardığı bilgilerde Şu’nun İskender’le karşılaştığı ve savaşların yaşandığı anlatılır. Şu Destanı’ndaki, Grek tarihçisi Arrianos’un İskender’in seferleriyle ilgili yazdıklarıyla örtüşür. Bu bağlamda Şu Destanı’nın MÖ 330’larda ortaya çıkmaya başladığı düşünülür. Grek kaynakları destanların kronolojik sırasının belirlemesine imkân sağlar. Sonuç olarak, Oğuz Kağan Destanı en eski olarak öne çıkar ve İskitlerin Karadeniz’in kuzeyine göçüyle ilişkilendirilir. Alp Er Tonga Destanı İskitlerin Ön Asya’ya akınları sırasında oluşmuş, Şu Destanı ise Büyük İskender’in Asya seferleriyle bağlantılı olarak şekillenmiştir. Her üç destan da İskit/Saka Döneminin kahramanlık çağını temsil eder. Makalede destanların oluşumu kronolojik sıraya göre değerlendirilerek Oğuz Kağan Destanı en eski, Alp Er Tonga Destanı ikinci, Şu Destanı’nı ise üçüncü sıraya yerleştirilmiştir. Bu sıralama, İskitlerin tarihsel süreçteki askerî ve siyasî etkinliklerinin destanlara nasıl yansıdığını göstermektedir. Destanların İskit/Saka Dönemi kahramanlık çağına ait olduğu vurgulanarak İskitlerin yazılı belgeler bırakmaması nedeniyle diğer kültürlerin kaynaklarında yer alan anlatıların önemi ortaya konulmuştur. Bu anlatıları, farklı kültürlere ait kaynaklarla karşılaştırma yoluyla metinlerin çok katmanlı bir yapıya sahip olduğu gösterilmiştir. Destanların tarihsel gelişimi içinde taşıdıkları unsurlar, İskitlerin toplumsal yapısının ve kültürel değerlerinin izlerini sürme imkânı sunmuştur. İskitlerin ataları, liderleri ve mücadeleleri hakkındaki anlatıların Türk destanlarıyla nasıl örtüştüğü detaylı şekilde incelenmiştir. Böylece İskit destanlarının yalnızca birer efsane değil, dönemin tarihî olaylarıyla şekillenen birer kültürel miras olduğu gösterilmiştir.
İskit/Saka Grek Kaynakları Oğuz Kağan Destanı Alp Er Tonga Destanı Şu Destanı.
Around Around 800 BCE, a severe drought in Central Asia compelled the Scythians to migrate to the steppes north of the Black Sea, initiating what is recognized as the Scythian Age across the Eurasian steppes. This large-scale migration and territorial expansion led to their identification under different names across various historical sources, including Saka in Persian, Sai in Chinese, Aşguzai in Assyrian, and Skythai in Greek records. Herodotus stated that the peoples identified as Skythai and Saka are of common origin.The Scythians adopted a nomadic lifestyle centered on hunting, animal husbandry, and raiding. This way of life became the foundation for their heroic narratives, which not only permeated their own oral traditions but also appeared in the historical records of neighboring civilizations. In this context, the epics of Oghuz Khan, Alp Er Tunga, and Shu stand out as significant cultural artifacts. The Oghuz Khan Epic recounts the hero’s marriage, the birth of his children, and the eventual division of his realm among his sons. Notably, Herodotus’s account of Targitaos, the ancestral figure of the Scythians, and his sons, shows parallels with the structure and themes found in the Oghuz Khan narrative. The legendary figure Afrasyab appears in Turkic sources as Alp Er Tunga. In Greek accounts, he is identified as Madyas, while Assyrian sources refer to him as Maduva. Herodotus notes that Madyas, the son of Protothyes, commanded the Scythian army. The formation of the Alp Er Tunga Epic is believed to coincide with the Scythian incursions into the Near East during the mid seventh century BCE. These campaigns, particularly against the Persians, served as the historical background for the emergence of Alp Er Tunga as an epic hero.The Shu Epic is associated with Alexander the Great’s campaigns in Central Asia. According to accounts preserved by Mahmud al-Kashgari, Shu encountered Alexander, leading to a series of conflicts. These narratives align with the writings of the Greek historian Arrian, whose detailed accounts of Alexander’s expeditions mirror the events described in the Shu Epic. Therefore, it is widely accepted that the epic began to take form around 330 BCE.Greek historical sources are crucial for establishing a chronological framework for these epics. The Oghuz Khan Epic appears to be the earliest, closely tied to the initial Scythian migration into the northern Black Sea region. The Alp Er Tunga Epic reflects the period of Scythian aggression toward the Near East, while the Shu Epic emerged in response to the Macedonian incursion into Central Asia. Collectively, these epics represent the heroic age of the Scythian or Saka world.This study organizes the epics chronologically: first, the Oghuz Khan Epic; second, the Alp Er Tunga Epic; and third, the Shu Epic. This ordering reflects the historical trajectory of Scythian military and political activity and demonstrates how such events became embedded in epic tradition. Given the absence of native Scythian written records, the importance of cross cultural textual sources becomes evident. Comparative analysis reveals that these narratives possess a layered structure shaped by both indigenous oral traditions and external historical observation. In tracing the historical development of these epics, one also uncovers key aspects of Scythian social organization and cultural values. The stories concerning Scythian ancestors, leaders, and struggles closely parallel motifs found in Turkish epic literature. Ultimately, the Scythian epics should not be regarded as mere legends; rather, they represent a form of cultural memory grounded in and shaped by historical realities.
Scythian/Saka Greek Sources Oghuz Khagan Epic Alp Er Tonga Epic Shu Epic.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Somut Olmayan Kültürel Miras |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 19 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 15 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 18 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 19 Sayı: 148 |