Bu çalışma, Türk İşaret Dilinde (TİD) metaforik ve gösterimsel işaretlerin kültürel oluşum süreçlerini, sağır topluluğunun folklorik anlatıları, bedensel temsilleri ve kültürel belleği bağlamında incelemektedir. Araştırmanın temel amacı, TİD’deki gösterimsel yapıların, sağır topluluğunun tarihsel deneyimleri, kültürel değerleri ve bedensel anlatım biçimleriyle nasıl etkileşim kurduğunu ortaya koymaktır. Bu kapsamda çalışma, Sağırların folkloru (deaflore) yaklaşımını merkeze alarak, işaret dilini yalnızca bir iletişim sistemi değil, aynı zamanda kültürel kimliğin, toplumsal aidiyetin ve kolektif hafızanın bedensel bir yansıması olarak ele almaktadır. Kuramsal çerçeve, Kavramsal Metafor Kuramı, bedenlenme (embodiment) yaklaşımı ve beden folkloru (bodylore) perspektiflerinin kesişimi üzerine kurulmuştur. Bu üçlü yapı, anlamın yalnızca zihinsel süreçler yoluyla değil, kültürel deneyimlerin ve bedensel eylemlerin etkileşimiyle üretildiği fikrini desteklemektedir. Çalışmada gösterimsellik kavramı, TİD’de biçim ve anlam arasındaki ilişkilerin açıklanmasında merkezi bir kavram olarak ele alınmıştır. Gösterimsel işaretlerin yalnızca görsel benzerlikleri yansıtmadığı, aynı zamanda kültürel referansları ve toplumsal belleği taşıdığı savunulmuştur. Böylece beden, anlamın üretildiği, kültürel sembollerin biçimlendiği ve bilişsel süreçlerin somutlaştığı bir ifade alanı olarak değerlendirilmiştir. Araştırma nitel yöntem çerçevesinde yürütülmüş, çözümleme sürecinde Türk İşaret Dili Sözlükleri temel kaynak olarak kullanılmıştır. İşaretler, biçimsel özellikleri, bedensel yönelimleri ve kültürel çağrışımları açısından incelenmiştir. Göstergelerin hem kültürel hem bilişsel düzeylerde nasıl anlam kazandığı analiz edilmiştir. Meir ve Cohen’in (2018) Çift Haritalandırma Kısıtlaması (Double Mapping Constraint) kuramı, metaforlaşma sürecini açıklamada temel kuramsal araç olarak benimsenmiştir. Bu yaklaşımdan yola çıkarak işaret dillerinde metaforlaşmanın, biçim–anlam eşleşmesinin yalnızca görsel düzlemde değil, kültürel bilgi ve bedensel deneyimle birlikte gerçekleştiği öne sürülmüştür. Bulgular, TİD’deki metaforik yapıların hem bilişsel haritalandırma hem de kültürel bedenlenme süreçleriyle biçimlendiğini ortaya koymuştur. Elde edilen sonuçlar, işaret dilinde anlam üretiminin çok katmanlı bir sistem olduğunu göstermektedir. TİD’deki metaforik ve metonimik işaretler, sağır topluluğunun tarihsel belleğini, sosyal deneyimlerini ve kültürel değerlerini beden aracılığıyla somutlaştırmaktadır. Beden, bu süreçte yalnızca bir ifade aracı değil, aynı zamanda kültürel hafızanın taşındığı ve yeniden üretildiği bir anlatı mekânı olarak işlev görmektedir. Bu bulgular, gösterimsellik, bedensellik ve kavramsal metafor kuramı arasındaki etkileşimi bütüncül biçimde ortaya koymaktadır. TİD’in dilsel olduğu kadar kültürel ve bilişsel bir sistem olarak ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Sonuç olarak, çalışma TİD’de metaforlaşma sürecini, kültürel bedenin dili olarak tanımlamakta ve işaret dilinde anlamın görsel olduğu kadar toplumsal, tarihsel ve bedensel bir inşa süreci olduğunu göstermektedir. Bu yönüyle araştırma, işaret dili çalışmalarına kuramsal bir derinlik kazandırmaktadır. Folklor, dilbilim, kültürel çalışmalar ve bilişsel bilimler arasında yeni bir köprü kurmaktadır. Çalışmanın ortaya koyduğu bütüncül yaklaşım, işaret dillerinin yalnızca iletişimsel değil, aynı zamanda kültürel ve sembolik sistemler olarak değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Sağırların folkloru sağır kültürü beden folkloru Türk İşaret Dili metafor.
This study examines the cultural formation processes of metaphorical and depictive signs in Turkish Sign Language (TİD) within the context of the deaf community’s folklore, bodily representations, and cultural memory. The main purpose of the research is to reveal how iconic structures in TİD interact with the historical experiences, cultural values, and bodily modes of expression of the Deaf community. In this context, the study adopts the perspective of Deaflore, approaching sign language not merely as a communicative system but as a bodily reflection of cultural identity, social belong-ing, and collective memory. The theoretical framework combines Conceptual Metaphor Theory, the Embodiment approach, and the perspective of Bodylore. The intersection of these frameworks supports the idea that meaning is produced not only through cognitive processes but also through the interaction of cultural experiences and bodily practices. Within this framework, iconicity is discussed as a central concept in explaining the relationship between form and meaning in TİD. Depictive signs are interpreted as representations that reflect not only visual similarities but also cultural references and social memory. Thus, the body is considered an active site of meaning production—a space where cultural symbols are shaped and cognitive processes are embodied. The research was con-ducted using qualitative methods, drawing data from the Turkish Sign Language Dictionary. Signs were analyzed in terms of their formal properties, bodily orientations, and cultural connotations. The Double Mapping Constraint model proposed by Meir and Cohen (2018) was adopted as a theoretical tool to explain the process of metaphorization. According to this model, metaphorization in sign languages emerges not merely through visual resemblance but through the interaction between formal structures, cultural knowledge, and embodied experience. The findings indicate that meta-phorical structures in TİD are shaped through a dual mapping process involving both cognitive and cultural embodiment. The results reveal that meaning construction in sign language is a multilayered system. Metaphorical and metonymic signs in TİD materialize the Deaf community’s historical memory, social experiences, and cultural values through the expressive potential of the body. In this sense, the body functions not only as an instrument of communication but also as a narrative space where cultural memory is transmitted and reinterpreted. The findings demonstrate that iconicity, embodiment, and conceptual metaphor function interactively in meaning construction, emphasizing that TİD should be viewed as a linguistic, cultural, and cognitive system. In conclusion, the study defines the process of metaphorization in Turkish Sign Language as the language of the cultural body, showing that meaning in sign languages is constructed through visual, social, histori-cal, and embodied dimensions simultaneously. This perspective adds theoretical depth to sign lan-guage studies and proposes an integrative model that bridges folklore, linguistics, cultural studies, and cognitive science. The study ultimately highlights the necessity of considering sign languages not only as communicative systems but also as complex cultural and symbolic structures that encode the collective identity and embodied cognition of their users.
Deaflore deaf culture bodylore Turkish Sign Language metaphor.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kültürel çalışmalar (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 19 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 26 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 21 Mart 2026 |
| IZ | https://izlik.org/JA92XB67TT |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 19 Sayı: 149 |