Klasik mantık olarak adlandırılan Aristo mantığına göre temel girdiler, sabit sonuçlara ulaştırır. Bu görüşe karşı Amerikalı Azeri matematikçi Lütfi Askerzade: “Belirsiz sayıda girdilere ve varsayımlara göre birden çok sonuca ulaşılabilir.” tezini ortaya koymuştur. Lütfi Askerzade’nin “Fuzzy Sets” başlıklı makalesinde (1965) savunduğu görüşler, klasik mantığa alternatif oluşturmuştur. Özellikle 1970’li yıllarda mühendislik alanında yeni bir çığır açmıştır. Başlangıçta fizik, daha sonra sibernetik/sinirbilim alanlarında uygulanan bu metod, dilbilim alanını da merkeze alarak edebi metinlerin yorumlanmasına yeni bir yaklaşım getirmiştir. Dede Korkut Kitabı ile ilgili çalışmalarıyla tanınan Kamal Abdulla ve yapay zekâ alanında otorite olan Rafik Aliyev, Dede Korkut anlatılarının mitik dönemden itibaren varlığını sürdürdüğünü, yazıya geçirildiği 15. yüzyıla kadar işlenerek yaratılan bir edebi metin olduğunu ifade etmişlerdir. Elimizdeki metnin arka planında açık ve gizli olarak bulunan medeniyet izleri, adet, ananeleri ve bunlardaki değişmelerin görüldüğü düşüncesini temel almışlardır. Dede Korkut Hikâyeleri bugüne kadar klasik Aristo mantığına göre değerlendirilmiş, temel girdilerle sabit ve tek sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır. Burada sorguladığım üzere Dede Korkut metinleri destan, efsane, masal, mit, tiyatro, senaryo, klasik modern hikâye türlerinden birisi midir, hepsi midir, birkaçı mıdır? sorularının cevapları bulanık mantıkla daha sağlıklı çözümlere ulaştırılabilir. Yeni bir yaklaşım olan bulanık mantıkla bu hikayelerin ele alınması, metinlerdeki Türkçenin ifade gücünü anlamak kadar, fark ettiğimiz veya edemediğimiz derinlikleri söz konusu olabilir. Bu metinlerin ve benzer diğer metinlerin çözümlenmesi kendimizi ve Türk kültürünü daha farklı anlamlandırmaya yardımcı olacaktır.
Aristo mantığı bulanık mantık Dede Korkut metinleri Dede Korkut Hikayeleri Türk kültürü
According to Aristotleelian logic, basic inputs lead to fixed results. Against this view, American Azerbaijani mathematician Lütfi Askerzade put forward the thesis that more than one result can be achieved based on an indefinite number of inputs and assumptions. Prof. Askerzade’s views broke new ground in the field of engineering in the 1970s. This approach, which was initially applied in the fields of physics and later in the fields of cybernetics, brought a new approach to the interpretation of literary texts, centering on the field of linguistics. Kamal Abdulla, known for his works on the book of Dede Korkut, and Rafik Aliyev, an authority in the field of artificial intelligence, stated that the narratives of Dede Korkut have existed since the mythical period and that it was a literary text that was created until the 15th century when it was written down. Dede Korkut stories have so far been evaluated according to classical Aristotelian logic and reached a fixed and single conclusion with basic inputs. The questions here, are; Are Dede Korkut narratives epics, legend, fairy tale, myth, theater, scenerio, one of the modern story types? Are they all or some of them? Better solutions to these questions can be reached with fuzzy logic. It is hoped that dealing with these stories with fuzzy logic, which takes a new approach, will give meaning to the depths that we may or may not realize, as well as understanding the expressive power of Turkish in the texts. Analyzing these and similar texts will help us understand Turkish culture differently.
Aristotelian logic Fuzzy logic Dede Korkut texts the genre of Dede Korkut Stories Turkish Culture
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Sahası Türk Halk Bilimi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 4 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 21 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.58242/millifolklor.1796945 |
| IZ | https://izlik.org/JA52GA54WM |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 19 Sayı: 149 |