Kehribar, Paleolitik dönemden itibaren estetik ve sembolik değeri nedeniyle çeşitli kültürlerde kıymetli bir hammadde olarak kullanılmıştır. Parlaklığı, renk çeşitliliği ve kolay işlenebilirliği, onu takı, süs eşyası ve prestij göstergesi nesnelerin üretiminde vazgeçilmez kılmıştır. Terapötik, apotropaik ve kutsal nitelikler atfedilen kehribar, antik kaynaklarda “Kuzeyin Güneşi” ya da “Güneşin Taşı” gibi metaforlarla betimlenmiştir. Elektriklenme özelliği nedeniyle eski Araplar kehribara kahra-ba, yani “saman hırsızı” adını vermiştir. Homeros’un Odysseia adlı eserinde kehribarın değerli bir süsleme malzemesi olarak kullanıldığı belirtilmektedir. Kehribarın başlıca kaynağı Baltık Denizi çevresi olmakla birlikte, Levant bölgesine ticaret yolları veya elitler arası hediye değişimi aracılığıyla ulaştığı anlaşılmaktadır. Bu makalede, Levant ülkelerindeki kehribarın kökeni, özellikleri ve Doğu Akdeniz havzasındaki kültürel kullanımındaki değişim süreçleri ele alınmıştır. Levant ülkelerinde kehribarın ilk ortaya çıkışına dair kesin veriler olmamakla birlikte, bilinen en erken örnekler M.Ö. 2. binyılın ilk yarısına tarihlenen tekil boncuklardır. En tanınmış Mısır buluntuları arasında, Tutankhamun’un mezarında bulunan kehribar boncuklu kolye ile diğer çeşitli kehribar ve reçine takılar yer alır. Suriye’deki Qatna Kraliyet Mezarı’nda bulunan kehribar miktarı ise, Levant ve Antik Yakın Doğu'da M.Ö. 2. binyıla ait bilinen en önemli kehribar örneklerini oluşturur. Bu çalışma sonucunda, Levant’ta yerel kehribar işçiliği geleneğinin gelişmediğini ve kullanılan malzemenin büyük ölçüde Baltık kökenli olduğunu göstermektedir.
Amber has been utilized as a valuable raw material in various cultures since the Paleolithic period, primarily due to its aesthetic appeal and symbolic significance. Its natural luster, color variations, and ease of workmanship rendered it indispensable in the production of jewelry, decorative objects, and prestige items. Frequently attributed with therapeutic, apotropaic, and sacred properties, amber was described in ancient sources through metaphors such as the “Sun of the North” or the “Stone of the Sun.” Owing to its ability to attract light objects when rubbed, early Arab cultures referred to it as kahra-ba, meaning “straw thief.” In Homer’s Odyssey, amber is noted as a valuable decorative material. Although its principal source lies in the Baltic region, amber appears to have reached the Levant through trade routes or as part of elite gift-exchange networks. This study examines the provenance, material characteristics, and cultural trajectories of amber usage in the Eastern Mediterranean. While definitive evidence of its earliest presence in the Levant remains limited, the oldest known examples are isolated beads dating to the early second millennium BCE. Prominent finds include a necklace from Tutankhamun’s tomb and significant amber deposits from the Royal Tomb at Qatna, Syria. The evidence indicates a lack of indigenous amber-working traditions, with most material likely of Baltic origin.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Avrupa, Akdeniz ve Levant Arkeolojisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 26 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.13114/mjh.1737377 |
| IZ | https://izlik.org/JA98MZ53DL |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 15 Sayı: 2 |
Açık Erişim ve Telif Politikası
| Akdeniz İnsani Bilimler Dergisi (MJH) CC BY-NC-SA 4.0 lisansı altında yayınlanmaktadır. |
| MJH Açık Erişim bir dergidir ve yayımladığı içeriği doğrudan açık erişime sunar. |
Akdeniz Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi
Yazışma Adresi
Akdeniz İnsani Bilimler Dergisi (MJH), Akdeniz Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi 07058 Kampüs, Konyaaltı, Antalya Türkiye
Yayın Periyodu: Yılda iki sayı (Haziran – Aralık)
E-ISSN: 2148-144X
E-posta: mjh@akdeniz.edu.tr