Amaç: Bu çalışmanın amacı, genç yaş grubunda transtorasik ekokardiyografi ile ölçülen paraaortik adipoz doku (PAT) kalınlığı ile sol ventrikül diyastolik fonksiyon parametreleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir.
Gereç ve Yöntemler: Kesitsel olarak tasarlanan bu çalışmaya, kardiyoloji polikliniğine başvuran 18–55 yaş arası toplam 254 birey dahil edilmiştir. Katılımcılardan detaylı tıbbi geçmiş alınmış, vücut kütle indeksi (BMI), vücut yüzey alanı (BSA) ve rutin biyokimyasal testler kaydedilmiştir. Transtorasik ekokardiyografi kullanılarak ejeksiyon fraksiyonu, sol ventrikül kas kütle indeksi ve diyastolik fonksiyonlar değerlendirilmiştir. PAT kalınlığı, çıkan aortun sinotübüler bileşkesinin 2 cm üzerindeki hipoekoik boşluk olarak tanımlanmış ve ekokardiyografi ile milimetre cinsinden ölçülmüştür. İstatistiksel analizler için IBM SPSS programı kullanılmış, parametreler arasında korelasyon, univariate ve multivariate regresyon analizleri uygulanmıştır.
Bulgular: Katılımcıların %27,1’inde (n=69) diyastolik disfonksiyon saptanmıştır. Diyastolik disfonksiyon grubunda yaş (p < 0,001), beden kitle indeksi (p = 0,005), vücut yüzey alanı (p = 0,043) ve PAT kalınlığı (9,09 ± 4,26 mm vs. 6,91 ± 4,57 mm; p = 0,003) anlamlı olarak daha yüksekti. Ayrıca bu grupta sol atriyum çapı (p = 0,016), aort çapı (p < 0,001), relatif duvar kalınlığı (p = 0,003) ve sol ventrikül kütle indeksi (p = 0,012) de anlamlı şekilde artmıştı. Univariate regresyon analizinde PAT (OR = 1,10; %95 GA: 1,03–1,19; p = 0,003), yaş (OR = 1,12; %95 GA: 1,05– 1,21; p < 0,001), hipertansiyon (OR = 2,78; %95 GA: 1,49–5,17; p = 0,001), BMI (OR = 1,08; %95 GA: 1,02–1,16; p = 0,009) ve RDW (OR = 1,15; %95 GA: 1,01–1,31; p = 0,032) diyastolik disfonksiyonla anlamlı ilişkiliydi. Ancak multivariate analizde yalnızca yaş bağımsız prediktör olarak kaldı (p = 0,045; OR = 1,089; %95 GA: 1,002–1,183). Korelasyon analizinde PAT, yaş (r = 0,41; p < 0,001), BMI (r = 0,33; p < 0,001), BSA (r = 0,37; p < 0,001), LA çapı (r = 0,34; p = 0,012), RWT (r = 0,33; p = 0,014) ve LVMI (r = 0,35; p = 0,009) ile pozitif korelasyon gösterirken, E/A oranı ile negatif korelasyon saptandı (r = –0,39; p < 0,001).
Sonuç: Transtorasik ekokardiyografi ile ölçülebilen paraaortik adipoz doku kalınlığı, genç bireylerde diyastolik fonksiyon bozukluğu ile ilişkili bulunmuştur. Ancak PAT, yaş ve obezite gibi geleneksel risk faktörlerinden bağımsız bir prediktör değildir. Bu sonuçlar, aort çevresindeki adipoz dokunun diyastolik disfonksiyon patofizyolojisinde olası bir rolü olabileceğini ve subklinik dönemde risk belirteci olarak değerlendirilebileceğini düşündürmektedir.
Paraaortik adipoz doku diyastolik disfonksiyon kalp yetmezliği korunmuş ekokardiyografi kardiyak remodelling
Aim: The aim of this study is to evaluate the relationship between paraaortic adipose tissue (PAT) thickness measured by transthoracic echocardiography and left ventricular diastolic function parameters in the young age group.
Material and Methods: This cross-sectional study included a total of 254 individuals aged 18–55 who visited the cardiology outpatient clinic. Participants' detailed medical histories were obtained, and body mass index (BMI), body surface area (BSA), and routine biochemical tests were recorded. Ejection fraction, left ventricular mass index, and diastolic function were assessed using transthoracic echocardiography. PAT thickness was defined as a hypoechoic space 2 cm above the sinotubular junction of the ascending aorta and measured in millimetres using echocardiography. The IBM SPSS program was used for statistical analyses, and correlation, univariate, and multivariate regression analyses were performed between parameters.
Results: Diastolic dysfunction was detected in 27.1% of participants (n=69). In the diastolic dysfunction group, age (p < 0.001), body mass index (p = 0.005), body surface area (p = 0.043), and PAT thickness (9.09 ± 4.26 mm vs. 6.91 ± 4.57 mm; p = 0.003) were significantly higher. Additionally, left atrial diameter (p = 0.016), aortic diameter (p < 0.001), relative wall thickness (p = 0.003), and left ventricular mass index (p = 0.012) were also significantly increased in this group. In univariate regression analysis, PAT (OR = 1.10; 95% CI: 1.03–1.19; p = 0.003), age (OR = 1.12; 95% CI: 1.05–1.21; p < 0.001), hypertension (OR = 2.78; 95% CI: 1.49–5.17; p = 0.001), BMI (OR = 1.08; 95% CI: 1.02–1.16; p = 0.009), and RDW (OR = 1.15; 95% CI: 1.01–1.31; p = 0.032) were significantly associated with diastolic dysfunction. However, in multivariate analysis, only age remained an independent predictor (p = 0.045; OR = 1.089; 95% CI: 1.002–1.183). In correlation analysis, PAT correlated with age (r = 0.41; p < 0.001), BMI (r = 0.33; p < 0.001), BSA (r = 0.37; p < 0.001), LA diameter (r = 0.34; p = 0.012), RWT (r = 0.33; p = 0.014), and LVMI (r = 0.35; p = 0.009), while a negative correlation was found with the E/A ratio (r = –0.39; p < 0.001).
Conclusion: Para-aortic adipose tissue thickness, which can be measured by transthoracic echocardiography, has been found to be associated with diastolic dysfunction in young individuals. However, PAT is not an independent predictor independent of traditional risk factors such as age and obesity. These results suggest that adipose tissue around the aorta may play a role in the pathophysiology of diastolic dysfunction and may be considered a risk marker in the subclinical period.
Para-aortic adipose tissue diastolic dysfunction echocardiography heart failure preserved cardiac remodelling
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Göğüs Hastalıkları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 21 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 10 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.29058/mjwbs.1803743 |
| IZ | https://izlik.org/JA44BF59UF |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 3 |
Batı Karadeniz Tıp Dergisi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi tarafından yayımlanan, uluslararası, hakemli ve açık erişimli bir dergidir. İlk sayısı 2017 yılında yayımlanan dergi, yılda üç kez (Nisan, Ağustos ve Aralık aylarında) yayımlanmakta olup Türkçe ve İngilizce makalelere yer verir.