Amaç: Bu çalışmada ergenlerde intihar riski ile psikiyatrik özellikler, aile yapısı, algılanan sosyal destek, katı duyarsız kişilik özellikleri ve çocukluk çağı travmaları arasındaki ilişki incelenmiştir. Ergenlik döneminde intiharın çok boyutlu bir olgu olduğu ve biyopsikososyal etkenlerin birlikte ele alınmasının önem taşıdığı kabul edilmektedir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, intihar riski yüksek ve düşük ergen gruplarını çeşitli psikososyal ve klinik değişkenler açısından karşılaştırarak riskle ilişkili belirleyici faktörleri ortaya koymaktır.
Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya çocuk ve ergen ruh sağlığı polikliniğine başvuran, 14–18 yaş aralığında toplam 77 ergen dahil edilmiştir. Katılımcılar, İntihar Olasılığı Ölçeği puanlarına göre yüksek risk (n=40) ve düşük risk (n=37) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Tüm katılımcılara Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği, Katı-Duyarsız Özellikler Ölçeği ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği uygulanmış, ardından deneyimli bir çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından klinik değerlendirme yapılmıştır. Veriler uygun parametrik ve parametrik olmayan testlerle analiz edilmiş, anlamlılık düzeyi p < 0,05 olarak belirlenmiştir.
Bulgular: Yaş, cinsiyet, aile yapısı, gelir düzeyi, sosyal destek ve uyku süresi açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Yüksek risk grubunda geçmiş intihar girişimi ve depresyon tanısı daha sık görülmüştür. Bu gruptaki ergenlerin katı duyarsız özellik puanları ile fiziksel ve duygusal istismar düzeyleri anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur. Cinsel istismar, fiziksel ihmal ve duygusal ihmal açısından anlamlı fark saptanmamıştır.
Sonuç: Bulgular, ergenlerde intihar olasılığının özellikle depresif belirtiler, katı duyarsız kişilik özellikleri ve fiziksel ile duygusal istismar deneyimleriyle ilişkili olduğunu göstermektedir. Klinik değerlendirmede intihar riskinin çok boyutlu biçimde ele alınması ve travma ile duygu düzenleme odaklı müdahalelerin önceliklendirilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Ergen katı-duyarsız özellikler çocukluk çağı travması depresyon intihar
Yoktur
Aim: This study examined the relationship between suicide risk and psychiatric characteristics, family structure, perceived social support, callous–unemotional personality traits, and childhood trauma in adolescents. Suicide in adolescence is considered a multidimensional phenomenon, and the simultaneous evaluation of biopsychosocial factors is regarded as essential. Accordingly, the aim of this study is to identify the determinants associated with suicide risk by comparing adolescents with high and low suicide risk across various psychosocial and clinical variables.
Material and Methods: The study included a total of 77 adolescents aged 14–18 who presented to a child and adolescent mental health outpatient clinic. Participants were divided into two groups based on their Suicide Probability Scale scores: high risk (n=40) and low risk (n=37). All participants completed the Childhood Trauma Questionnaire, the Inventory of Callous–Unemotional Traits (CU traits), and the Multidimensional Scale of Perceived Social Support, followed by a clinical psychiatric evaluation conducted by an experienced child and adolescent psychiatrist. Data were analyzed using appropriate parametric and non-parametric statistical tests, and the significance level was set at p < 0.05.
Results: There were no significant differences between the groups regarding age, gender, family structure, income level, perceived social support, or sleep duration. A history of suicide attempt and a diagnosis of depression were more common in the high-risk group. Adolescents in this group also had significantly higher callous–unemotional trait scores and higher levels of physical and emotional abuse. No significant differences were found for sexual abuse, physical neglect, or emotional neglect.
Conclusion: The findings indicate that suicide risk in adolescents is particularly associated with depressive symptoms, CU traits, and experiences of physical and emotional abuse. It is concluded that a multidimensional approach is essential in the clinical assessment of suicide risk and that interventions focusing on trauma and emotion regulation should be prioritized particularly in adolescents with depressive symptoms and elevated callous–unemotional traits.
Adolescent callous–unemotional traits childhood trauma depression suicide
Yoktur
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Psikiyatri |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Proje Numarası | Yoktur |
| Gönderilme Tarihi | 13 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 18 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.29058/mjwbs.1822820 |
| IZ | https://izlik.org/JA49BR59WF |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 3 |
Batı Karadeniz Tıp Dergisi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi tarafından yayımlanan, uluslararası, hakemli ve açık erişimli bir dergidir. İlk sayısı 2017 yılında yayımlanan dergi, yılda üç kez (Nisan, Ağustos ve Aralık aylarında) yayımlanmakta olup Türkçe ve İngilizce makalelere yer verir.