This study explores the pedagogical and epistemological contrasts between Jean-Jacques Rousseau’s educational philosophy, which seeks to liberate the individual and preserve naturalness, and the cognitively performance-oriented “new generation” questions that dominate contemporary education systems. While Rousseau’s pedagogy emphasizes the learner’s inner development through experience and observation, aiming to cultivate free and virtuous citizens from adolescence onward, modern assessment tools such as new generation questions, despite claiming to enhance higher-order thinking skills, are often reduced to instruments of performance measurement due to their centralized and exam-oriented nature. The research examines Rousseau’s educational thought and the current structure of new generation questions within a qualitative framework, employing theoretical content analysis and comparative evaluation from a sociological perspective grounded in concepts of individuality, citizenship, and justice. From a Rousseauian standpoint, it acknowledges the theoretical potential of new generation questions to foster critical thinking, yet argues that in practice they have become performance-driven and assessment-centered tools. Rather than making a direct historical comparison, the analysis situates Rousseau’s philosophy as a theoretical reference point for contemporary debates on assessment and evaluation. The findings indicate that Rousseau’s learner-centered and experience-based approach provides a valuable framework for critically rethinking current educational policies and offers a conceptual foundation for developing a more humane model of education. In conclusion, the study emphasizes the necessity of re-evaluating assessment practices beyond performance-based criteria, fostering learning environments that enable individuals to engage in autonomous, holistic, and inquiry-driven educational experiences.
Rousseau Philosophy of education Next-generation questions Negative education
I hereby declare that the data, information, and documents presented in this article have been obtained in accordance with academic and ethical standards. I affirm that all information, documents, evaluations, and conclusions have been presented in line with scientific ethical and moral principles. I have cited all sources that I have benefited from in this study appropriately and in accordance with academic citation standards. I confirm that no modifications have been made to the data used, and that the work presented in this article is original. I accept all potential loss of rights that may arise against me in the event of any contrary situation.
This study was not supported by any funding institution.
Bu çalışma, Jean-Jacques Rousseau’nun bireyi özgürleştirmeyi ve doğallığı korumayı amaçlayan eğitim felsefesi ile modern eğitim sistemlerinde öne çıkan bilişsel performans odaklı yeni nesil soruların pedagojik ve epistemolojik karşıtlıklarını ele almaktadır. Rousseau’nun pedagojisi, bireyin içsel gelişimini deneyim ve gözlem yoluyla desteklerken, ergenlik döneminden itibaren özgür ve erdemli yurttaşlar yetiştirmeyi hedefler. Buna karşılık, çağdaş ölçme araçları olarak tasarlanan yeni nesil sorular, üst düzey bilişsel becerileri geliştirme iddiası taşısa da merkezi ve sınav odaklı yapılar nedeniyle çoğunlukla performans ölçümüne indirgenmektedir. Mevcut araştırma, Rousseau’nun eğitim anlayışı ile günümüz yeni nesil soru sistemini, birey, yurttaşlık ve adalet bağlamında sosyolojik bir perspektifle; nitel bir çerçevede kuramsal içerik analizi ve karşılaştırmalı çözümleme yöntemiyle incelemektedir. Rousseaucu bakış açısından hareketle, yeni nesil soruların teorik olarak üst düzey düşünmeyi destekleme iddiasını kabul eder; ancak güncel uygulamalarda performans odaklı ve sınav merkezli bir ölçme aracına dönüştüğü ileri sürülmektedir. Değerlendirme, tarihsel bağlamlar arası doğrudan bir karşılaştırma yapmaksızın, Rousseau’nun eğitim felsefesinin güncel ölçme-değerlendirme tartışmalarına sağladığı kuramsal katkılar çerçevesinde yapılmaktadır. Bulgular, Rousseau’nun birey merkezli ve deneyim temelli eğitim anlayışının, çağdaş eğitim politikalarının eleştirel değerlendirilmesinde referans olarak kullanılabilecek kuramsal imkânlar sunduğunu ve daha insani bir eğitim modeline yönelik tartışmalara düşünsel temel kazandırabileceğini göstermektedir. Sonuç olarak araştırma, kuramsal değerlendirmelere dayanarak, ölçme-değerlendirme uygulamalarının yalnızca performans odaklı yapısından çıkarılarak; bireyin özgür, holistik ve sorgulayıcı bir öğrenme deneyimi geliştirmesine imkân verecek biçimde yeniden düşünülmesi gerekliliğini ele almaktadır.
Makale içinde sunduğum verileri, bilgileri ve dokümanları akademik ve etik kurallar çerçevesinde elde ettiğimi, tüm bilgi, belge, değerlendirme ve sonuçları bilimsel etik ve ahlak kurallarına uygun olarak sunduğumu, çalışmada yararlandığım eserlerin tümüne uygun atıfta bulunarak kaynak gösterdiğimi, kullanılan verilerde herhangi bir değişiklik yapmadığımı, bu makaleda sunduğum çalışmanın özgün olduğunu, bildirir; aksi bir durumda aleyhime doğabilecek tüm hak kayıplarını kabullendiğimi beyan ederim.
Destekleyen kurum bulunmamaktadır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Politika ve Yönetim (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 10 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 5 Sayı: 2 |