Bu makale, F.W. Murnau’nun 1922 yapımı Nosferatu filmi ile Robert Eggers’ın 2024 yapımı Nosferatu uyarlamasının görsel efektlerini karşılaştırarak korku sinemasındaki teknolojik gelişimlerin etkilerini incelemektedir. 1922 yapımında, sınırlı teknolojik olanaklar nedeniyle görsel efektler, stop-motion ve makyaj gibi tekniklerle atmosfer yaratılmış; ekspresyonist sinemanın etkisiyle korku öğeleri derinleştirilmiştir. Eggers’ın 2024 yapımı filminde CGI ile diğer görsel efektlerin uyumlu kullanımı, yapıtın gotik atmosferini belirgin biçimde yoğunlaştırmıştır. Bu yapım, geçmişteki sinema öğelerinin modern teknoloji ile harmanlandığı Dracula (1931) ve Psycho (1960) gibi kayda değer eserlerden biri olarak sayılmaktadır. Makale, her iki yapım arasındaki görsel anlatım farklarını ve teknolojinin sinemadaki evrimini ele almıştır. Bu bağlamda çalışma şu sorulara yanıt aramaktadır: 1922 yapımı Nosferatu’nun ekspresyonist estetiği hangi görsel efekt teknikleriyle oluşturulmuştur ve bu teknikler korku algısını nasıl şekillendirmiştir? 2024 yapımı Nosferatu uyarlaması, çağdaş dijital teknolojiler ile pratik efektleri ustaca harmanlayarak, özgün yapıtın estetik mirasını hangi açılardan yeniden yorumlamaktadır? Ayrıca, bu iki film arasındaki görsel ve anlatısal farklılıklar, korku sinemasının teknolojiyle paralel evrimini ve estetik dönüşümünü nasıl yansıtmaktadır? Bu çalışma, klasik bir korku eserinin iki farklı teknolojik dönemde yeniden yorumlanışını çözümleyerek sinema literatüründeki konumunu sağlamlaştırmaktadır. Özellikle çağdaş sinema estetiği ile teknoloji arasındaki ilişkiye dair yeni bakış açıları sunması bakımından özgün bir katkı ortaya koymaktadır.
Sinema korku sineması ekspresyonist görsel efektler Nosferatu
This article examines the impact of technological developments in horror cinema by comparing the visual effects of F.W. Murnau’s Nosferatu (1922) and Robert Eggers’s Nosferatu (2024). In the 1922 production, due to limited technological means, techniques such as stop-motion and makeup were employed to create atmosphere, while the influence of Expressionist cinema deepened the elements of fear. In contrast, Eggers’s 2024 adaptation strengthens the film’s gothic atmosphere through the integration of CGI and practical visual effects. The work is considered one of the remarkable examples in which classical cinematic elements are blended with modern technology, similar to Dracula (1931) and Psycho (1960). In this context, the study seeks to answer the following questions: How was the Expressionist aesthetic of the 1922 Nosferatu created through visual effects techniques, and how did these techniques shape the perception of horror? How does the 2024 adaptation reinterpret the aesthetic legacy of the original by combining contemporary digital technologies and practical effects? Furthermore, how do the visual and narrative differences between the two films reflect the parallel evolution and aesthetic transformation of horror cinema alongside technological progress? This study contributes to the film literature by analyzing how a classic horror work has been reinterpreted across two distinct technological eras, offering new perspectives focused on the relationship between contemporary film aesthetics and technology.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Görsel Efektler |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 29 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 10 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 16 Sayı: 2 |