Türk tarihinde derin izler bırakmış hükümdarlardan biri olan Timur, girdiği bütün savaşları kazanarak Türkistan’dan Avrupa’ya kadar olan coğrafyada hükmünü kabul ettirmiştir. Timur, batıya doğru yaptığı “beş yıllık” ve “yedi yıllık” seferler kapsamında Mardin’i kuşatmıştır. Cihangirlik iddiasıyla ortaya çıkan Timur, üzerine sefer düzenlediği bütün toprakların Cengiz Han ve soyuna ait olduğunu, kendisinin de bu toprakların doğal varisi olduğunu ileri sürmüştür. Bu çalışma, varisi olduğunu iddia ettiği yerlere sahip olmak isteyen Timur’un Suriye, Mısır ve Anadolu toprakları üzerindeki emelini gerçekleştirebilmek amacıyla anahtar bir konumda gördüğü Mardin Artuklularını hedef alan seferleri ve bunların neticesinde ikili arasında gelişen siyasi ilişkilerini incelemektedir. Makale önemini, konu ile ilgili ilk araştırma makalelerinden biri olma özelliğinden almaktadır. Araştırmada, olaylara şahitlik eden Timur taraftarı yazarlarının yanı sıra çağdaşı olan karşıtlarından da yararlanılmıştır. Her iki tarafın görüşleri karşılaştırılarak ve gerektiğinde günümüz tarihçilerinin yorumlarıyla birlikte kişisel değerlendirmeler de katılarak verilmiştir. Çalışmada, çözümleme, karşılaştırma ve yorumlama metotlarından yararlanılmıştır. Çalışmanın neticesinde cihangirlik iddiası olan Timur’un bu hedefine ulaşabilmesi için stratejik bir konuma sahip Mardin’i ele geçirerek Memlüklerin kuzey sınırında bir gedik açma niyetinin olduğu anlaşılmıştır. Bunu gerçekleştirdiği takdirde Mısır ve Suriye’yi çok daha kolay elde edebilecek ve Anadolu’da olup bitenlerden de erken haberdar olabilecekti.
Timur, one of the rulers who left deep marks in Turkish history, won all the wars he fought and established his rule in the geography from Turkestan to Europe. Timur laid siege to Mardin as part of his “five-year” and “seven-year” campaigns towards the west. Timur, who emerged with the claim of being the world champion, claimed that all the lands he campaigned on belonged to Genghis Khan and his lineage and that he was the natural heir of these lands. This study examines the campaigns targeting the Mardin Artuqids, whom Timur saw as a key figure in order to realize his ambitions on Syria, Egypt and Anatolia, which he claimed to be his heirs, and the political relations that developed between the two as a result. The article derives its importance from the fact that it is one of the first research articles on the subject. In the study, in addition to the pro-Timur writers who witnessed the events, his contemporary opponents were also used. The views of both sides were compared and, when necessary, personal evaluations were added together with the comments of contemporary historians. The study utilized analysis, comparison and interpretation methods. As a result of the study, it was understood that Timur, who claimed to be a conqueror, intended to open a gap in the northern border of the Mamluks by capturing Mardin, which had a strategic location, in order to achieve this goal. If he did this, he would be able to capture Egypt and Syria much more easily and would be informed about what was happening in Anatolia early.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Ortaçağ Tarihi (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 30 Mayıs 2025 |
| Kabul Tarihi | 1 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Kasım 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 16 Sayı: 2 |
e-ISSN: 2459-0711
Mukaddime is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License (CC BY NC).