Ömer Seyfettin is a pivotal figure in the emergence of Turkish national literature, responsible not only for a vast corpus of short fiction but, through his 1911 “New Language” manifesto, in part the originator of modern literary Turkish. At the same time, the darker themes of his writing—above all, the frequent depiction of explicit sadistic violence—have been ambiguously situated vis-à-vis his aesthetic, literary, and political project. Responding to Veysel Öztürk’s recent claim that sadistic evil is both instrumentalized and, at time, undermines Ömer Seyfettin’s nationalist politics, this article instead maintains we must disaggregate sadism from evil in his thought. This article proposes that Ömer Seyfettin viewed sadism as a vital, natural force associated with the preservation of reproductive futurity, a notion he developed through his engagements with nineteenth-century medical literature; against it, he juxtaposed the sterility and narcissism of an Ottoman literary culture that had developed under Persianate influence. By reading his fiction alongside a notion of “communication” derived from the thought of Georges Bataille, it proposes that for Ömer Seyfettin sadomasochism offered a possible path out of the deadlock of Persianate narcissism. It concludes by arguing for the central role of desire and enjoyment in his oeuvre.
Ömer Seyfettin Georges Bataille sadism evil communication the Persianate
Initial research for this study was supported by the Gerda Henkel Foundation.
No AI-assisted tools were used in the preparation of this work. All content has been created solely by the author(s), who take full responsibility for its integrity.
Ömer Seyfettin, yalnızca geniş kısa hikâye külliyatıyla değil, 1911 tarihli “Yeni Lisan” manifestosuyla modern edebî Türkçenin oluşumunda da belirleyici bir rol oynamış, Türk millî edebiyatının ortaya çıkışında merkezi bir figürdür. Bununla birlikte, yazılarında öne çıkan karanlık temalar—özellikle açık sadistik şiddetin sıkça tasviri—onun estetik, edebî ve politik projesiyle ilişkisi bakımından belirsiz bir konumda kalmıştır. Veysel Öztürk’ün yakın tarihli çalışmasında sadistik kötülüğün hem araçsallaştırıldığı hem de kimi zaman Ömer Seyfettin’in milliyetçi siyasetini zayıflattığı yönündeki iddiasına yanıt olarak, bu makale sadizm ile kötülüğün onun düşüncesinde birbirinden ayrılması gerektiğini ileri sürmektedir. Çalışma, Ömer Seyfettin’in sadizmi, on dokuzuncu yüzyıl tıp literatürüyle kurduğu ilişki üzerinden geliştirdiği bir anlayışla, üreme geleceğinin korunmasıyla bağlantılı, yaşamsal ve doğal bir güç olarak kavradığını öne sürer; buna karşılık, Farsî etkiler altında gelişmiş Osmanlı edebî kültürünün kısırlık ve narsisizmini bu anlayışın karşısına yerleştirir. Onun kurmacasını Georges Bataille’ın düşüncesinden türetilen bir “iletişim” kavramıyla birlikte okuyan bu makale, Ömer Seyfettin için sadomazoşizmin, Farsî etkili narsisizmin açmazından çıkış için olası bir yol sunduğunu ileri sürer. Sonuç olarak, bu çalışma, onun külliyatında arzu ve haz kavramlarının merkezi rolünü vurgular.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Modern Türk Edebiyatı, Edebi Çalışmalar (Diğer), Klasik Türk Edebiyatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 16 Şubat 2026 |
| Kabul Tarihi | 13 Nisan 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 22 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.64957/nesir.1934361 |
| IZ | https://izlik.org/JA23DH29ZU |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 10 |
Yazarlar, yayımlanmak üzere Nesir: Edebiyat Araştırmaları Dergisi’ne gönderdikleri eserlerin tüm yayın haklarını saklı tutmakla birlikte, eserlerini Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY 4.0) kapsamında paylaşmayı kabul ederler. Bu lisans uyarınca, başkaları eseri uygun atıf yapmak koşuluyla paylaşabilir, çoğaltabilir, dağıtabilir ve yeniden kullanabilir. Ancak yazarların adı, çalışmanın başlığı ve derginin adı her kullanımda açıkça belirtilmelidir. Nesir, yazarların telif haklarını ellerinde tutmalarına izin verir; yalnızca eserin ilk yayım hakkına sahiptir.