Devletin İcra Bağışıklığı Kapsamında Avrupa Birliği’nin Rusya Merkez Bankası Varlıklarını Dondurması
Öz
Devlet bağışıklığı, bir devletin kendisini ve mal varlığını başka bir devletin mahkemelerinin yargı yetkisinden koruması bakımından söz konusu olmaktadır. Bu tür bağışıklık bir devletin başka bir devletin ülkesinde yargılanmasını engelleyen yargı bağışıklığı ile mal varlıklarına yönelik cebri icra tedbirlerinin uygulanmasını engelleyen icra bağışıklığından oluşmaktadır. Büyük ölçüde uluslararası örf ve adet hukuk kurallarına dayanan devlet bağışıklığına ilişkin ilke ve esaslar, uluslararası hukuk düzeninin temel özelliklerinden biri olan devletlerin egemen eşitliği ilkesini yansıtmaktadır.
Geleneksel uluslararası hukukta, devletin bütün faaliyetleri bakımından mutlak bağışıklığa sahip olduğu anlayışı hakimdir. Günümüzde bu anlayışın yerine, devletin egemenlik işlemleri kapsamında sınırlı bağışlıktan yararlanacağı görüşü ağırlık kazanmıştır. Bu görüş çerçevesinde icra bağışıklığı, yabancı devletin ticari olmayan amaçlarla kullanılan mal varlığına karşı bir mahkeme önündeki yargılamalarla bağlantılı olarak kısıtlama tedbirleri bakımından kabul edilmiştir. Kısıtlama tedbiri, bir devlet tarafından yabancı devletin mal varlığı üzerinde geçici olsa dahi tasarrufta bulunmasını engellemek amacıyla alınan zorlayıcı veya icrai tedbirlerdir. Kural olarak, bir devletin merkez bankalarına ait yabancı ülkelerdeki varlıkları da dahil devlet malları, yargı sürecinin bir parçası olarak uygulanan kısıtlama tedbirlerinden bağışıktır. Öte yandan, günümüzde devlet uygulamasından örnekler, devletlerin yargı süreci dışındaki yürütme işlemleriyle kendi ülkesinde yer alan yabancı bir devletin merkez bankasına ait mal varlıklarını dondurma tedbirine de sık sık başvurduğunu göstermektedir. Bu uygulamaya ilişkin en güncel örneklerden biri Avrupa Birliği’nin, Ukrayna’yı işgali nedeniyle Rusya’ya uyguladığı yaptırımlar kapsamında, Rusya Merkez Bankası’nın üye devletlerin finansal kuruluşlarında bulunan 210 milyar Euro değerindeki varlıklarını dondurmasıdır. Bu bağlamda, devletlerin kendi ülkelerinde bulunan yabancı bir devletin merkez bankasına ait varlıkları dondurması, yargı süreci ile bağlantılı olmayan ve ancak yürütme faaliyetlerine dayanan icra bağışıklığı ile ilgili tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Ayrıca, bu kısıtlama tedbirlerinin icra bağışıklığına aykırı olduğu kabul edilirse, bu durum, bu tedbirlerin karşı önlem doktrini kapsamında fiilin hukuka aykırılığını ortadan kaldırıp kaldırmayacağı sorusuna da yol açmaktadır.
Mevcut çalışmada, bir mahkeme önündeki yargılamalarla bağlantılı olmayan kısıtlama tedbirleri bakımından icra dokunulmazlığı konusu, Avrupa Birliği’nin Rusya Merkez Bankası’na ait varlıkları dondurması örneği üzerinden değerlendirilmeye çalışılacaktır. Bu kapsamda öncelikle Rus Merkez Bankası’na ait varlıklarının dondurmasına ilişkin kısıtlayıcı önlemin devlet mallarına yönelik icra bağışıklığı kurallarını ihlal edip etmediği ortaya koyulacak; ardından, bu önlemin icra bağışıklığına ilişkin kurallara aykırı olduğu kabul edilirse, karşı önlem rejimi kapsamında hukuka uygun hale gelip gelmeyeceği tartışılacaktır.
Anahtar Kelimeler
The Freezing of Assets of the Russian Central Bank by the European Union Under State Immunity From Execution
Öz
State immunity exists in the sense that a state is able to protect itself and its assets from the jurisdiction of another state’s courts. This immunity consists of two aspects: immunity of adjudication, which prevents a state from having to stand trial in the territory of another state, and immunity of execution, which prevents the exercise of enforcement measures against its assets. The principles and rules of state immunity are largely based on customary international law, and represent the principle of sovereign equality of states, one of the fundamental features of the international legal order.
In contemporary international law, it was widely recognized that the state enjoys absolute immunity in respect of all its activities. Today, however, there is a predominant view that the state may enjoy limited immunity within the scope of sovereign acts. This view supports the position that immunity from execution is recognized in respect of measures of constraint in connection with proceedings before a court against assets of a foreign state used for non-commercial purposes. Measures of constraint are a state’s coercive or enforcement measures to restrain a foreign state from disposing of its assets, even temporarily. In principle, all state property, including the property of its central banks, is immune from measures of constraint as part of the judicial process. Despite this, examples from current practice indicate that states often resort to freezing the assets of the central bank of a foreign state in executive proceedings outside the judicial process. One of the most recent examples of this practice is the European Union’s freezing of the Russian Central Bank’s assets of €210 billion held in the financial institutions of member states as part of the sanctions imposed on Russia for its invasion of Ukraine. In this context, a state can, in its own territory, freeze assets belonging to the central bank of a foreign state. This raises issues regarding immunity from execution, which is unrelated to judicial proceedings, and based only on executive actions. Moreover, if it is accepted that these measures of constraint are contrary to the immunity from execution, this raises the further issue of whether these measures will preclude the wrongfulness of the act within the scope of the doctrine of countermeasures.
Based on the example of the European Union’s freezing of the Russian Central Bank’s assets, the study explores the issue of immunity from execution in terms of measures of restraint that have no relation to the proceedings before a court. In this context, firstly, it will be revealed whether the restrictive measure regarding the freezing of the assets in this case breaches the rules on immunity from execution for state property; then, if it is accepted that this measure is in breach of these rules, there will be a discussion of whether it will be considered lawful under the countermeasures regime
Anahtar Kelimeler