Mesnevî- i Şerif’te ve Ali Şîr Nevayî’nin Türkçe Divanlarında Takva Metaforları
Öz
Kâinatta her şey bir ölçü ve denge üzerine tesis edilmiştir. Bu durum tasavvufta âlem-i suğra diye nitelendirilen ruh ve bedenden oluşan insan için de geçerlidir. Maalesef günümüzde madde-mana dengesi madde lehine bozulmaya başlamıştır. Böylece nefsinin hevesleri peşinde koşan, vicdani değerlere yabancı, tüketim odaklı ve doyumsuz bir insan tipi ortaya çıkmaktadır.
Sözcük anlamı korunmak, sakınmak olan takva, Allah’tan korkarak onun yasakladıklarını terk etmek; Allah’ın rızasını kazanmak için onun emirlerini yerine getirmek manasına gelen bir din ve tasavvuf terimidir. Takva İslamiyet’te ve tasavvufta mühim bir yere sahiptir. Kısaca takva, kulun Allah korkusuyla veya ona saygı duyarak nefsini dizginleyebilmesidir. Bu bakımdan takva, kişiyi nefsinin esiri olmaktan koruyan bir kalkan gibidir.
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin (1207-1273) dinî tasavvufî öğütleri içeren Mesnevî adlı eseri, insanlar tarafından çok beğenilmiş ve bu eserin başka dillere pek çok kez çevirileri yapılmıştır. Ayrıca, Mesnevî sözlükleri ve şerhleri de hazırlanmıştır. Mesnevî’de Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, İslam’da ve tasavvuf kültüründe mühim bir yere sahip olan takvaya önemi nispetinde yer vermiştir. Metafor, sanatkârların dile estetik bir hususiyet kazandırma yöntemlerinden biridir. Bu çalışmanın hedeflerinden biri Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin Mesnevîde takvayı nasıl algılandığını, anlamlandırdığını ve anlattığını ortaya koymak; söz konusu eserde geçen takvayla ilgili metaforları açıklamaktır.
Ali Şîr Nevâyî (1441-1501), edebiyatımızın güzide şahsiyetlerindendir. O, Garâ’ibü’s-Sıgar, Nevâdirü’şŞebâb, Bedâyi’u’l-Vasat ve Fevâyidü’l-Kiber adlı divanlarında takva kavramına kapsamlı bir şekilde yer vermiş, takvayı farklı hayal ve tasavvurlar içinde ele almıştır. Bu çalışmanın diğer amacı Ali Şîr Nevâyî’nin yukarıda adı geçen dört Türkçe divanında takvayı hangi hayal ve tasavvurlar çerçevesinde ele aldığını açıklamak, söz konusu divanlarda takva hakkında oluşturulan metaforları tetkik etmektir. Ayrıca tablo ve grafikler yardımıyla Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî ve Ali Şîr Nevâyî’nin takva hakkında oluşturdukları metaforlar karşılaştırılmakta, farklılık ve benzerlikler tespit edilerek bazı çıkarımlarda bulunulmaktadır.
Anahtar Kelimeler
Metaphors of Piety in the Mathnavı-I Sharif an Ali Sher Navoi's Turkish Divans
Öz
Taqwa, meaning to protect or abstain, is a religious and Sufi term that conveys the idea of fearing God, abandoning what He has forbidden, and fulfilling His commands to earn His approval. Taqwa holds a significant place in Islam and Sufism. In short, taqwa is the ability of a servant to restrain their desires through fear of God or respect for Him. In this respect, taqwa is like a shield that protects a person from becoming enslaved by their desires.
Mevlânâ Jelâleddin-i Rûmî's (1207-1273) Mathnavi, a work containing religious Sufi advice, was highly acclaimed and has been translated into many languages. Mathnavi dictionaries and commentaries have also been prepared. In the Masnavi, Mevlânâ Jelâleddin-i Rûmî emphasizes the importance of piety, a central tenet of Islam and Sufi culture. Metaphor is one way artists imbue language with an aesthetic quality. One of the objectives of this study is to reveal how Mevlânâ Jelâleddin-i Rûmî perceives, interprets, and describes piety in the Masnavi, and to explain the metaphors related to piety found in the work.
Ali Sher Navoi (1441-1501) is one of the distinguished figures of Turkish literature. In his divans (Gara'ibü's-Sıgâr), Nevâdirü’ş-Şebâb, Bedâyi'u'l-Vasat, and Fevâyidü’l-Kiber), he comprehensively addressed the concept of piety, exploring it within various imaginations and conceptions. Another aim of this study is to explain the framework within which Ali Sher Navoi addressed piety in the aforementioned four Turkish divans and to examine the metaphors of piety that appear in these divans. Furthermore, the metaphors of piety created by Mevlânâ Jelâleddin-i Rûmî and Ali Sher Navoi are compared using graphics to highlight differences and similarities and draw conclusions.