Bu çalışmanın temel amacı, Zygmunt Bauman’ın ahlak anlayışı çerçevesinde, postmodernitenin ortaya çıkardığı ahlaki kayıtsızlık ve duyarsızlık bağlamında Filistin meselesini değerlendirmektir. Ona göre ahlaklı olmak insanı nevi şahsına münhasır yapan ve onu dünyadaki bütün varlıklardan farklı bir yere konumlandıran vasıftır. Bauman’ın yaklaşımında ahlaklı olmak, dünyadaki kötülüğün mutlaklığına karşı etik bir karşı duruş sergilemeyi ve bu karşı duruşun mazlumların yararına bir dönüşüm yaratabileceğine dair umudu diri tutmayı ifade eder. Bireyin ahlaki vicdanının sesini duyurabilmesi için çoğulculuğa ihtiyaç vardır. Çünkü çoğulculuk, vicdani çağrının önünü tıkayan ideolojik ve toplumsal engelleri aşmayı mümkün kılar. Zira onun ahlak düşüncesi, “ötekiyle yaşamak”, “öteki için yaşamak” ve gerekirse “öteki için ölmek” ilkeleri üzerine kuruludur. Bu çalışmada Bauman’ın ahlak anlayışının postmodern dünya için bir farkındalık oluşturması maksadıyla hareket edilmiştir. Çalışmada Bauman’ın ahlak anlayışı, özellikle postmodern bireyin duyarsızlaşmış ve ahlaki değerlere yabancılaşmış hali üzerinden analiz edilmiştir. Bu bağlamda söz konusu anlayışın İsrail’in Filistin’e uyguladığı zulme karşı küresel düzeyde bir ahlaki sorumluluk ve duyarlılık geliştirme potansiyeline sahip olduğu savunulmuştur. Sonuç olarak bu potansiyelin, direnişi mümkün kılan ve mazlumların haklarını savunmaya imkân tanıyan bir zemin oluşturabileceği öngörülmektedir.
Sosyoloji Ahlak Sosyolojisi Zygmunt Bauman Filistin Postmodernizm.
The main objective of this study is to evaluate the Palestinian issue within the framework of Zygmunt Bauman’s understanding of morality, in the context of moral indifference and insensitivity produced by postmodernity. According to him, being moral is a quality that uniquely defines human beings and distinguishes them from all other entities in the world. In Bauman’s approach, being moral means adopting an ethical stance against the absoluteness of evil in the world, and maintaining hope that such a stance can bring about transformation for the benefit of the oppressed. Such pluralism is necessary for the voice of the moral conscience to be heard, as it allows individuals to overcome the ideological and social barriers that suppress ethical awareness. His understanding of morality is built on the principles of “living with the Other,” “living for the Other,” and, if necessary, “dying for the Other.” This study proceeds with the aim of demonstrating that Bauman’s moral thought offers an ethical consciousness for the postmodern world. His moral approach is analyzed through the lens of the postmodern individual’s desensitized and alienated stance toward moral values. In this context, it is argued that Bauman’s philosophy has the potential to generate a global sense of moral responsibility and sensitivity in response to Israel’s oppression of the Palestinian people. Ultimately, this potential is envisioned as laying the groundwork for a form of resistance that enables the defense of the rights of the oppressed.
Sociology Sociology of Morality Zygmunt Bauman Palestine Postmodernism
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Din Sosyolojisi |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 20 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 10 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.30783/nevsosbilen.1827197 |
| IZ | https://izlik.org/JA39XS96LL |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 16 Sayı: 1 |