This article approaches Taras Shevchenko (1814–1861) not merely as the founding figure of Ukrainian literature or as the emblem of modern cultural identity, but also as one of the most distinctive and “prophetic” voices of nineteenth-century Romantic nationalism. The serfdom, poverty, familial loss, and social humiliation Shevchenko experienced from childhood onward shaped the “ontology of suffering” that grounds his poetics, while the harsh conditions of the exile that consumed the final fifteen years of his life pushed his poetry beyond individual lyricism, transforming it into the voice of collective testimony and moral conscience. In this framework, the article demonstrates how Shevchenko treats the themes of freedom, justice, fate, bondage, atonement, resurrection, and revolt within both political and theological registers, arguing that his Romantic aesthetic is constructed upon the historical wounds of his people.
This article approaches Taras Shevchenko (1814–1861) not merely as the founding figure of Ukrainian literature or as the emblem of modern cultural identity, but also as one of the most distinctive and “prophetic” voices of nineteenth-century Romantic nationalism. The serfdom, poverty, familial loss, and social humiliation Shevchenko experienced from childhood onward shaped the “ontology of suffering” that grounds his poetics, while the harsh conditions of the exile that consumed the final fifteen years of his life pushed his poetry beyond individual lyricism, transforming it into the voice of collective testimony and moral conscience. In this framework, the article demonstrates how Shevchenko treats the themes of freedom, justice, fate, bondage, atonement, resurrection, and revolt within both political and theological registers, arguing that his Romantic aesthetic is constructed upon the historical wounds of his people. By comparing Shevchenko’s poetic-political vision with that of Mickiewicz, Petőfi, Solomos, Botev, Namık Kemal, and other Romantic nationalist poets, the study moves him beyond the position of an ordinary national bard and situates him instead as a nation-building cultural architect who reshaped the very conception of social identity in Central and Eastern Europe. This comparative framework reveals that Shevchenko not only transcended the individualist aesthetic patterns of Romanticism by speaking in the voice of the people, but also transformed Ukrainian into an instrument of political regeneration. In conclusion, the article contends that Shevchenko’s poetry occupies a singular place in Ukraine’s social memory; that his exile, language, suffering, and principle of hope were collectively transfigured into a form of national identity; and that he bequeathed a “prophet-poet” legacy that continues to shape modern Ukraine’s political imagination to this day.In conclusion, the article contends that Shevchenko’s poetry occupies a singular place in Ukraine’s social memory; that his exile, language, suffering, and principle of hope were collectively transfigured into a form of national identity; and that he bequeathed a “prophet-poet” legacy that continues to shape modern Ukraine’s political imagination to this day.
Taras Shevchenko romantic nationalism social memory Ukrainian literature exile poetry
I hereby declare that this work is original and has been prepared with full honesty and in complete accordance with scientific and academic ethical standards.
Bu makale, Taras Şevçenko’yu (1814–1861) Ukrayna edebiyatının kurucu ismi veya modern kültürel kimliğin sembolü olarak değerlendirmekle yetinmeyip onu aynı zamanda on dokuzuncu yüzyıl romantik milliyetçiliğinin en özgün ve “peygamberane” figürlerinden biri olarak ele almaktadır. Şevçenko’nun çocukluk yıllarından itibaren deneyimlediği serflik, yoksulluk, aile kaybı ve toplumsal aşağılanma onun poetikasının zeminini oluşturan “acı ontolojisi”ni şekillendirmiş, ömrünün son on beş yılına denk düşen sürgün döneminin ağır koşulları ise şiirini bireysel lirizmin ötesine taşıyarak toplumsal tanıklığın ve maşeri vicdanın sesine dönüştürmüştür. Bu çerçevede, makale, Şevçenko’nun hürriyet, adalet, kader, esaret, kefaret, diriliş ve isyan temalarını hem politik hem teolojik bir çerçevede nasıl işlediğini gösterirken, onun romantik estetiği halkın tarihsel yaraları üzerinden kurduğunu savunmaktadır. Çalışma, Şevçenko’nun poetik-politik vizyonunu Mickiewicz, Petőfi, Solomos, Botev, Namık Kemal ve diğer romantik milliyetçi şairlerle karşılaştırarak, onu sıradan bir milli şair konumundan çıkarıp Orta ve Doğu Avrupa’nın toplumsal kimlik kavrayışını dönüştüren ulus inşa edici bir kültürel mimar olarak konumlandırır. Bu karşılaştırmalı bağlam, Şevçenko’nun hem Romantizmin bireyci estetik kalıplarını aşarak halkın sesiyle konuştuğunu hem de Ukraynacayı politik bir dirilişin aracı haline getirdiğini göstermektedir. Sonuç olarak bu makale, Şevçenko’nun şiirinin Ukrayna toplumsal hafızasında benzersiz bir yer edindiğini; sürgünü, dili, acıyı ve umut ilkesini kolektif bir kimlik formuna dönüştürdüğünü; modern Ukrayna’nın politik tahayyülünü bugün dahi belirleyen bir “peygamber-şair” mirasına sahip olduğunu ileri sürmektedir. Çalışma, Şevçenko’nun poetik-politik vizyonunu Mickiewicz, Petőfi, Solomos, Botev, Namık Kemal ve diğer romantik milliyetçi şairlerle karşılaştırarak, onu sıradan bir milli şair konumundan çıkarıp Orta ve Doğu Avrupa’nın toplumsal kimlik kavrayışını dönüştüren ulus inşa edici bir kültürel mimar olarak konumlandırır. Bu karşılaştırmalı bağlam, Şevçenko’nun hem Romantizmin bireyci estetik kalıplarını aşarak halkın sesiyle konuştuğunu hem de Ukraynacayı politik bir dirilişin aracı haline getirdiğini göstermektedir.
Sonuç olarak bu makale, Şevçenko’nun şiirinin Ukrayna toplumsal hafızasında benzersiz bir yer edindiğini; sürgünü, dili, acıyı ve umut ilkesini kolektif bir kimlik formuna dönüştürdüğünü; modern Ukrayna’nın politik tahayyülünü bugün dahi belirleyen bir “peygamber-şair” mirasına sahip olduğunu ileri sürmektedir.
Taras Şevçenko Romantik milliyetçilik toplumsal hafıza Ukrayna edebiyatı sürgün şiiri
Çalışmamın özgünlüğünü, içerik dürüstlüğü, bilimsel ahlaki prensiplere tamamen sadık şekilde kaleme alındığını beyan ederim.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Siyasal Teori ve Siyaset Felsefesi, Edebiyat Sosyolojisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 28 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 18 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 16 |
.