Kelimelerin Gücü: Türk Dış Politikasında Söylem
Öz
Dil, siyasetin en önemli araçlarından biridir. Bu bağlamda kişilerin olduğu gibi, devletlerin de kendilerini siyaseten ifade etmelerinde dilin önemi çok yüksektir. Devletlerin dış politikalarını gerçekleştirmek için kullandıkları dil, özgün niteliklere sahiptir ya da en azından öyle olması gerektiğine inanılır. Bu nedenle de, devletin dış politikada kullandığı dil başkalarınınkinden farklıdır, değilse bazen farklılaştırılır ya da kelimelere farklı anlamlar yüklenir. Dili ve özelde de kelimeleri kullanarak dış politika üretmeye ve uygulamaya çalışmak, rastlanılan bir durumdur. Ancak, bu durum, bazen çeşitli dış politika sorunlarına da neden olabilmektedir.
Türk dış politikasında da benzer uygulamalar ve sorunların varlığı, zaman zaman söz konusudur. Adlandırma, ad değiştirme, farklı adlandırma, olumsuz adlandırma, adını farklı telaffuz etme, adını anmama, bu konuda taktiklere örnektirler.
Bu çalışmada, esas olarak, Türk dış politikasında yakın zamanda gündemde yer almış iki tartışma konusu ele alınmıştır. Bunlardan birincisi Suriye Devlet Başkanı “Beşir Esad”ın soyadının ne olduğu ya da nasıl telaffuz edileceği konusunda Türkiye’de yaşanan çok ciddi tartışmadır. Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkiler bozulmaya başladıktan sonra, Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere bir kesim, “Esad” yerine “Esed” kelimesini kullanmayı tercih etmiştir. İkincisi ise, terör örgütü “IŞİD”in (Irak Şam İslam Devleti) adı konusunda olmuştur. Daha önce IŞİD adıyla anılan örgüt, sonraları Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, büyük bir kesim tarafından DEAŞ, DAİŞ, DAEŞ gibi adlarla ifade edilmeye başlanmıştır. Bu yaklaşımın temel nedeni, terör örgütünün adında yer alan “İslam” kelimesinin kullanılmak istenmemesi olmuştur.
Konu hakkında, iki saptama yapılabilir. Birinci olarak, Türkiye’de yapılan tartışmalar, Türkiye dışında yapılanlardan ve Türkiye’nin dışarıyla yaptıklarından daha fazladır. İkinci olarak ise, dile yapılan müdahaleler, kelimelerle oynamalar, istenilen sonuçları vermemiştir.
Anahtar Kelimeler: Dil, Siyaset, Dış Politika, Türk Dış Politikası, Adlandırma
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Akparti.org.tr. (2019). https://www.akparti.org.tr/media/277004/cep-boy-tu-zu-k-2019.pdf
- Albayrak, H. (2019). Esad niye Esed oldu? Erişim: https://www.timeturk.com/esad-niye-esed-oldu/yazar-1017957
- Atay, T. (2017). DEDAEŞAŞİŞ mi, DADEAŞİŞEŞ mi?Cumhuriyet.
- Başaran, E. (2013). Pekeke dedin-demedin. Erişim: http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ezgi-basaran/pekeke-dedin-demedin-1131696/
- BBC. (2014). Erdoğan: “PeşmergeninKobani”ye geçişini biz teklif ettik. Erişim: https://www.bbc.com/turkce/haberler/ 2014/10/141022_erdogan_abd_kobani
- Belge, M. (2012). Tarih Boyunca Yemek Kültürü, 12. B. İstanbul: İletişim Yayınları.
- Birand, M. A. ve Yalçın, S. (2001). The Özal/Bir Davanın Öyküsü. İstanbul: Doğan Kitap Yayınları.
- Bora, T. (2018). Zamanın Kelimeleri. İstanbul: Birikim Kitapları.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
Siyaset Bilimi
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Gökhan Koçer
Türkiye
Yayımlanma Tarihi
1 Nisan 2019
Gönderilme Tarihi
15 Nisan 2019
Kabul Tarihi
18 Haziran 2019
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2019 Cilt: 1 Sayı: 1