Gelişen teknolojiye bağlı olarak insanın yerine makinenin geçmesi, kırsal alanlardaki üretim biçimlerini değiştirmiş ve beraberinde pek çok sorunu getirerek kırsal alanlardan kentlere doğru göçlerin önünü açmıştır. Türkiye’de 1980 yılından itibaren kırsal alanlardan kentlere doğru artan göçler, köylerin nüfuslarını iyice azaltarak süregelen sosyo-kültürel yapının değişmesine ve mimarilerin bakımsız ve atıl kalarak yok olmasına neden olmuştur. Bu çalışmada da kırsal alanlarda misafir ağırlama işlevi ile inşa edilen ve doğal-kültürel verilerle şekillenmiş Köy Odaları ele alınmıştır. Orta Asya’dan Anadolu’ya kadar geniş bir coğrafyada kendine yer bulan Köy Odaları sadece misafir ağırlama işlevinden öte birlik beraberliği simgeleyen, kırsal alanlarda insanları eğiten, sosyal kontrolü kuran ya da uzun kış gecelerinde eğlence/ sohbet etmeye olanak sağlayan çok işlevli sosyo-kültür merkezleridirler. Bu kültürel mirasların tespit edilmesi amacı ile Kırıkkale ili, Keskin ilçesinde yer alan 55 köy ele alınmıştır. Yapılan ön alan çalışması ile 10 köyde ayakta kalan 43 ve yıkılan yedi olmak üzere 50 köy odası tespit edilmiştir. Ayrıca geçmişte 27 köyde toplamda 97 köy odası olduğu da köy muhtarları ve yaşlı kişilerden öğrenilmiştir. Yapılan literatür çalışması ile köyler ve köy odaları hakkında bilgiler elde edilmiş ve alan çalışması yapılmıştır. Köylerde ayakta kalan 28 köy odasında rölöve çalışması yapılarak plan, cephe, yapım tekniği ve malzeme özellikleri ortaya konularak tipolojileri belirlenmiştir. Ayrıca içine girilemeyen köy odaları da dışarıdan cephe ve malzeme özellikleri bakımından irdelenmiştir. İncelenen Köy Odalarının Anadolu’nun farklı yörelerinde yer alan Köy Odaları ile benzer mimari tipolojiye sahip olduğu, sayılarının her geçen gün azaldığı ve kırsal alanların bozulduğu görülmüştür. Sonuç olarak, Anadolu’da kırsal alanların korunması ve kalkınmasında sosyo-kültürel yapılar olarak dönüştürülme potansiyeline sahip Köy Odalarının tespit edilmesi, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması elzemdir. Yoğun kentleşme, iklim değişikliği, salgın hastalıklar gibi küresel sorunların aşılmasında kırsal yerleşim ve mimariler ile ilgili gelecekte yapılacak koruma ve kırsal kalkınma projelerinde bu çalışmanın altlık oluşturacağı düşünülmektedir.
Kırsal yerleşim tipoloji doğal ve sosyo-kültürel çevre koruma kültürel miras
GEREK YOK
YOK
YOK
The replacement of human labor by machines due to advancing technology has changed the production methods in rural areas, simultaneously giving rise to various challenges and accelerating rural-to-urban migrations. The increasing migration from rural areas to cities in Türkiye since 1980 has significantly reduced village populations, leading to changes in the ongoing socio-cultural structure and the destruction of architecture due to neglect and abandonment. This study examines village chambers- structures built to host guests in rural areas and shaped by both natural and cultural contexts. Found across a broad geographical expanse from Central Asia to Anatolia, village chambers function as multifunctional socio-cultural hubs. Beyond their primary role as guest accommodation, they serve as a symbol of unity and solidarity, spaces for education, instruments of social regulation, and venues for entertainment and conversation during long winter nights. With the preliminary field study, 50 village chambers were identified in 10 villages, 43 of which were standing while 7 have been demolished. In addition, it was learned from village headmen and the elderly that there were once 97 village chambers across 27 villages. Data regarding villages and village chambers was obtained through literature review and field work. A survey study was carried out in the 28 village chambers that remain standing in the villages, and their typologies were identified by documenting their plans, facades, construction techniques, and material characteristics. In addition, village chambers that could not be entered were examined externally in terms of facade and material features. It was observed that these village chambers exhibited typological similarities to counterparts in other Anatolia regions. However, their numbers were steadily decreasing, and rural areas were deteriorating. As a result, it is essential to identify, protect and transfer these structures to future generations to serve as socio-cultural assets in the protection and development of rural areas in Anatolia. It is thought that this study will form the basis for future protection and rural development projects related to rural settlements and architecture in overcoming global problems such as intensive urbanization, climate change and epidemic diseases.
Rural settlement cultural heritage typology natural and socio-cultural environment protection
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Kültürel Miras ve Koruma |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 14 Ocak 2025 |
| Kabul Tarihi | 18 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 28 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.48146/odusobiad.1619587 |
| IZ | https://izlik.org/JA83JH87ML |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 15 Sayı: 4 |
Bilginin ışığında aydınlanmak dileğiyle....
ODÜSOBİAD