Klasikten Moderne, Mu'tezile ve Neo Mu'tezile Söylemi
Öz
Klasik dönem İslâm mezhepleri/fırkaları zamanın ruhuna göre yeniden ele alınabilir mi? Klasik mezheplerin gerek düşünce yapısı gerekse sosyolojik birikimi bugüne nasıl taşınabilir? Neler söyler? Klasik İslâm düşünce ekolleri bugüne tam anlamıyla transfer olamazsa, isimlendirme ve nazarî birikimin farklılığı nasıl ifade edilmelidir? Bu gibi soruların modern dönemlerde İslâm düşüncesinin nerelerine tekâbül ettiğini ortaya koymak ve bugünün sorun ve söylemlerini asırlar öncesinin birikimiyle özdeşleştirmek daha başka açmazları da beraberinde getirmektedir. Tarihin donmadığı ve sürekli akış içinde olduğu aşikârdır. Bu gerçeğe aykırı çıkarımlar ve yorumlar yapmak demek; anakronizme, zaman-fikir ve kavram kaymalarına davetiye çıkarmak demektir. Bu konuda yapılan çalışmaların dikkat çektiği bazı hususlar olduğu gibi eksik ve gözden kaçan önemli noktalar da mevcuttur. Örneklem olarak aldığımız Neo Mu’tezile söylemini, zikrettiğimiz sorular etrafında düşünmek, tarih sahnesinden çekilmiş bir klasik düşünce okulu olan Mu’tezile’nin bu modern söylemle bazı yönler üzerinden irtibatının kurulması tarihî ve nazarî yönden birtakım problemleri beraberinde getirmektedir. Bu noktada düşünce ekollerinin fikrî birikimlerinin tarihsel bir süreç içinde ve o günün şartlarında değerlendirilmesi oldukça mühim bir yerde durmaktadır. Her ne kadar klasik dönemin düşünce ekolleri tarihten çekilmiş olsa da zihniyet ve ruh olarak başka şekillerde kendini hissettirebilir. Bu durumun takip edilmesine ve karşılaştırmalı zihniyet analizlerine tarihî bakış açılarını da dikkate alarak yoğunlaşmak gerekir. Çalışmamızda, modern zamanların bazı çıkarımlarından yola çıkılarak yapılan “Akılcı-İslâmî” yorumların Mu’tezile düşünce geleneğiyle irtibatlandırılıp “Neo Mu’tezile” adıyla yeniden sunulmasının bazı sakıncalı ve karmaşık yönlerine dikkat çekip, bu durumun yanlış okumalara sebebiyet vermemesi noktasında önerilerimizi sunacağız. İslâm Düşünce Ekolleri Geleneğini bir bütün olarak okuma, anlayıcı-açıklama ve tasvîrî-betimleyicilik (descriptivity) ilkelerini çalışmamızda ön planda tutmaya gayret göstereceğiz.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Abduh, M.-Reşid R. (1976). Menar Tefsiri Tefsîru’l-Kur’ân’il-Hakîm. Kollektif (Çev.). (1. Cilt). İstanbul: Ekin Yayınları.
- Abdul H. (1991). Sir Seyyid Ahmed Han. M. M. Şerif (ed.). İslam Düşünce Tarihi. (4. Cilt). İstanbul.
- Akoğlu, M. (2005). el-Hayde Bağlamında Halku’l-Kur’ân Tartışmaları. Bilimnâme, 8/(2), 13-32.
- Akoğlu, M. (2006). Mihne Sürecinde Mu’tezile. İstanbul: İz Yayıncılık.
- Akoğlu, M. (2010). Mu’tezilî Düşüncede Tarihî Kırılma Evreleri. Bilimnâme, 19/(2), 7-23.
- Akoğlu, M. (2011). Entelektüel Mu’tezile’de Bedevî Etki. Bilimnâme, 20/(1), 7-24.
- Arkoun, M. (1995). Kur’ân Okumaları. Ahmet Zeki Ünal (Çev.). İstanbul: İnsan Yayınları.
- Arkoun, M. (1999). İslâm Üzerine Düşünceler. H. Yücel (Çev.). İstanbul.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
Din Araştırmaları
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Yayımlanma Tarihi
31 Temmuz 2019
Gönderilme Tarihi
18 Haziran 2019
Kabul Tarihi
25 Temmuz 2019
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2019 Cilt: 9 Sayı: 2